www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Her kuruma bir CEO
Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı yasalaşmadan uygulamaya koyuluyor. Başbakan yayınladığı genelge ile “reform”a uyum için kurum ve kuruluşlarının yabancı danışmanlık şirketlerinden yardım alabileceğini açıkladı.

Kapitalizmin yönetim değişikliği
Kapitalist devletin temel özelliği, sermaye birikiminin devamını sağlamak ve bu doğrultuda rejimin bekası için gerekli olan düzenlemeleri sermayenin gereksinimleri doğrultusunda yaşama geçirmektir.

Tarım Haftası etkinlikleri başlıyor
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO), kuruluşunun 50’nci yılını bir dizi etkinlik ile kutluyor. ZMO, 9-15 Ocak günleri bir dizi kutlama etkinliği ve 12-16 Ocak günleri arasında da uluslararası “Tarım ve Mühendislik” sempozyumunu gerçekleştirecek.


Her kuruma bir CEO
AKP Hükümeti’nin devlet yönetimini piyasaya teslim etme amacıyla hazırladığı Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı daha yasalaşmadan adım adım uygulamaya konuluyor. Başbakan Tayyip Erdoğan yayınladığı genelge ile “reform”a uyum hazırlıkları kapsamında bakanlıkların, kamu kurum ve kuruluşlarının yabancı danışmanlık şirketlerinden yardım alabileceğini açıkladı. Tam bir şirketleşme modeline doğru giden sürecin sonunda, bu danışmanların yönetimde tek söz sahibi olan CEO ünvanını alması kaçınılmaz.
Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yer alan genelge, daha ilk cümlesiyle kendini ele veriyor. “Rekabetin yoğunlaştığı günümüzde Türkiye’nin yönetim yapısını geliştirmek” iddiasıyla ortaya atılan, ancak halkı değil, yeni tanımıyla müşterileri göz önüne alan yasa için şimdiden kamu görevlileri Toplam Kalite Yönetimi ilkelerinde ve yabancı şirket danışmanlarıyla çalışmaya başlayacak.
Genelgeye göre; TBMM’nin gündemine getirilen Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı’nın yasalaşması sonrasında kamu yönetiminde yeniden yapılanma konusunda yürütülecek çalışmalar yeni boyutlar kazanacak. Tasarıyla getirilecek yeni düzenlemelere hazırlanmak için kamuda şimdiden değişikliğe gidilmesi gerekiyor.
TKY uygulamaları
Bu yeni modelin uygulanabilmesi için kurum içi ve kurumlar arası koordinasyona ihtiyaç duyuluyor. Ve bu çerçevede, her bir bakanlık, bağlı ve ilgili kuruluş bünyesinde “Yeniden Yapılanma Takımları” ve Başbakanlık bünyesinde “Kamu Yönetiminde Yeniden Yapılanma Koordinasyon Kurulu” ile “Kamu Yönetiminde Yeniden Yapılanma Danışma Kurulu” oluşturulacak. Takım çalışması ise Toplam Kalite Yönetimi (TKY) ilkelerinin başında geliyor. Model piyasacı olunca, personelin de TKY’ya uygun çalışması gerekiyor. Yeniden Yapılanma Takımları üye isimlerini, ilgili bakanlıklar kanalıyla en geç 22 Ocak 2004 tarihine kadar başbakanlığa bildirecekler.
CEO’lar geliyor
Tasarı kamu yönetimini şirket yapılanması esaslarına göre yeniden düzenlemeyi getirdiği için her bakanlık, kurum ve kuruluşun bu uyum çalışmalarını yaparken birer CEO’ya ihtiyaç duymaları da kaçınılmaz oluyor. Üst kurullar ve özelleştirme planları için sicili bozuk yabancı şirketlerden sözde danışmanlar getirilmişti. Şimdi ise bu danışmanlar genelgeyle birlikte bakanlıklarda, tüm kamu kurum ve kuruluşlarında çalışmaya başlayacaklar. Tasarı daha yasalaşmadan yayınlanan genelge, yabancı şirketlerin başlattıkları kamu yönetimini yönetişim politikasıyla ele geçirme operasyonunu bir adım öteye taşıyacak.
Genelgede bu durum şöyle ifade edildi: Bu kapsamda, Kamu Yönetiminde Yeniden Yapılanma Koordinasyon Kurulu, ilgili tüm kurumlardan her türlü belge ve bilgiyi istemeye, kurum yetkililerini toplantıya çağırmaya, yerli ve yabancı uzmanlardan yararlanmaya, yeniden yapılanma konusunda basını ve kamuoyunu bilgilendirmeye, gerekli görülmesi halinde bakanlıklar ile bağlı ve ilgili kuruluşlar bünyesinde oluşturulan Yeniden Yapılanma Takımları’nın çalışmalarına katılmaya yetkilidir”. Bu takımlar da tasarının yaratıcısı Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer’in başkanlığında üç ayda bir toplantı yapacaklar.


Başa dön


Kapitalizmin yönetim değişikliği
Dr. Bülent Yılmaz (*)
Kapitalist devletin temel özelliği, sermaye birikiminin devamını sağlamak ve bu doğrultuda rejimin bekası için gerekli olan düzenlemeleri sermayenin gereksinimleri doğrultusunda yaşama geçirmektir. Bu düzenlemeler, çoğu zaman uluslararası tekelci sermayenin ve uluslararası finans kurumlarının gözetiminde gerçekleştirilmeye çalışılır.
Kuşkusuz kapitalist devleti yönetim mekanizmalarında değişime iten temel sebep, onun “yönetememe krizi”ne çözüm arama çabasıdır. Böyle bir manipülasyon, krizin derinleşmesini engellediği gibi, kapitalist devletle, emekçi sınıflar arasındaki kopuşun hızlanmasını da yavaşlatmaktadır.
Sistem değişimlere yönelirken, kapitalizmin doğasında var olan antidemokratik uygulamaları, bürokratik yapıyı vs. gerekçe göstermekte ve yeni uygulamaların bu tür sorunları çözeceği propagandasını yapmaktadır. Kapitalist devlet yapacağı tüm yönetsel değişimlerde katılımcılık, saydamlık, verimlilik, insan hak ve özgürlükleri vurgusunu ön plana çıkarmaktadır. Bunların yanına eklenen sivil toplum, sivil toplum örgütü vurguları da yeni dönemin şekillenmesinde halkın ve onun taleplerinin dikkate alınacağı propagandasına yöneliktir.
Diğerlerinin devamı
Son dönemde reform yasaları olarak nitelendirilen birçok değişimde yukarıdakilere benzer gerekçeleri görmek mümkündür. Örneğin İş Yasası hazırlanma aşamasında daha çok işçilere yeni haklar getiren, iş güvencesini sağlayan bir yasa gibi gösterilmiş, fakat sonuçta bu değişimden kârlı çıkan yine işveren kesimi olmuştur.
Hükümet kamunun yeniden yapılandırılmasını amaçlayan, merkezi idarenin hizmet sektöründeki sorumluluklarını özel idare, belediyeler ve sermayeye devreden yeni yasal düzenlemeleri Meclis’e sevk etti. Aslında bu tasarı bundan önceki “reform” yasalarının devamı, tamamlayıcısı durumunda. Dünya Ticaret Örgütü, IMF, Dünya Bankası gibi uluslararası finans kurumlarının, uluslararası tekelci sermayenin dayattığı bu yasa, aynı zamanda GATS anlaşmasının da uygulanmaya başlandığının bir kanıtı.
Hizmet ve mal üretmeyecek
Yasa tasarısının kamu yönetiminin kuruluş ve işleyişinin temel ilkeleri bölümünde gerekçe ve amaçlar tekrar sıralandıktan sonra “kamu kurum ve kuruluşlarında yeni düzenlemeler ve ihdas edilecek birimler için ihtiyaç-etkinlik analizi yapılır; kamu kurum ve kuruluşları piyasada rekabet şartları içinde üretilen mal ve hizmetleri haksız rekabet oluşturacak şekilde üretemez, bu ilkeye aykırılık tespit edilen bütün birimler tasfiye edilir” maddeleri yer almaktadır. Tasarıda kamu kurum ve kuruluşlarının yetkili ve görevli kılınmadıkları alanlarda işletme kuramayacakları, mal ve hizmet üretimi yapamayacakları vurgulanmaktadır.
Yasayla devlet; hizmet alanındaki sorumluluklarını devrettiği gibi memuruyla, işçisiyle kamu emekçilerinin iş güvencelerini ortadan kaldırmakta, esnek çalışmayı yürürlüğe sokmaktadır.
Yasa, kamu çalışanlarını “memurlar, tam zamanlı veya kısmi zamanlı çalışan diğer kamu görevlileri, işçiler” olarak üç gruba ayırmıştır. Tam veya kısmi zamanlı çalışan kamu görevlileri ve işçilerin sözleşmeli çalıştırılacakları ve performans ölçütlerine göre değerlendirilip, ödüllendirilecekleri ifade edilmektedir.
Tasarının geçici hükümler taşıyan bölümünde taşra teşkilatı tasfiye edilen bakanlıkların geleceği, tek tek somutlaştırılmıştır. Tasarı, halkın tüm kazanımlarını yok sayan, kamusal alanı tamamıyla sermayeye terk eden, çalışanlara örgütsüzlüğü, esnek çalışmayı dayatan niteliktedir. Amaç sermaye kesimine yeni birikim alanları açmaktır.
* Pratisyen Hekim


Başa dön


Tarım Haftası etkinlikleri başlıyor
DİE sepetini yeniliyor
Açıkladığı enflasyon rakamları tartışılan Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) 2005 yılında yenileyeceği sepet için şubat ayından çalışmalara başlayacak. DİE Başkanı Ömer Demir, “Sepete girecek veya sepetten çıkacak malları kamuoyu ile paylaşacağız” dedi. Demir, 2003 yılı Hane Halkı İş Gücü Anketi çalışmalarının tamamlandığını hatırlatarak, enflasyon sepetine girecek malların ağırlıklarının bu anketin sonuçlarına göre şekilleneceğini ifade etti. Enflasyon hesaplamasında kullanılacak yeni sepette yer alacak veya sepetten çıkarılacak malları kamuoyu ile paylaşacaklarını belirten Demir, ancak bunun daha çok bilgi verme amaçlı olacağını kaydetti.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net