www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



2003’te bilim
2003 yılında bilim adamları bir çok bilimsel buluşa imza attı. SARS’a neden olan virüs çok kısa sürede saptanırken, kanser hastalığıyla mücadelede de yeni yöntemler bulundu. Kök hücreyle tedavi yönteminde de önemli gelişmeler kaydedildi.

2003’ün önemli bilimsel buluşları
Ünlü Amerikan Science (Bilim) dergisi, 2003’ün en önemli 10 bilimsel buluşunu seçti. Dergi, bilim alanında önemli ilerleme olarak görülen bu buluşları şöyle sıraladı: Evrendeki bütün galaksiler ve her şeyin, astronomların deyişiyle ‘kara enerji’ tarafından artan bir hızla birbirinden uzağa itilmekte olduklarının kanıtlanması...


2003’te bilim
2003 yılında birçok alanda önemli bilimsel buluşlar ve ilerlemeler gerçekleştirildi. En önemlilerinden biri de Uzak Doğu’da yüzlerce kişinin ölümüne neden olan Akut Solunum Yetmezliği Sendromu’na (SARS) neden olan virüsün çok kısa sürede saptanması.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 12 Mart 2003’de bilinmeyen bir akciğer hastalığının Çin, Hong Kong ve Vietnam’da birçok kişinin ölümüne neden olduğunu açıklamıştı. Almanya’nın Hamburg kentindeki Bernhard-Noch Enstitüsü ve ABD’deki Amerikan Hastalıkları Önleme ve Kontrol Merkezi (CDC) de, Mart ayının sonunda SARS’a neden olan Corona virüsünü tespit etmişti. Hijyenik kurallara uyulması, karantina uygulanması ve seyahatlerin sınırlanması, hastalığın kontrol altına alınmasında önemli rol oynamış ve SARS’tan ölenlerin sayısı önlemler sayesinde 800 civarında kalmıştı.
Kanser
2003 yılında kanser hastalığıyla mücadelede de yeni yöntemler bulundu. Bazı kanser türlerinin nedenlerinin gen mutasyonları olduğu belirlendi. Kanserli tümör hücrelerinin çoğalmasında 57 genin rol oynadığı açıklandı. Kanser tümörlerinin yayılmasına neden olan gen bulundu. Prostat kanserinin tedavisinde ise yeni bir yöntemle yüzde 90 oranında başarı sağlandı. Prostat kanseri riskinin, gereğinden fazla çinko alan ve uzun süre, çok sayıda sigara içen erkeklerde arttığı tespit edildi. Başka bir araştırmada, sigara içenleri akciğer kanserinden koruyan bir enzim bulundu.
Yumurtalık kanserinin gelişmesini durdurabilen bir genin varlığı saptandı.
Anne karnındaki embriyonun büyümesini sağlayan proteinin, aynı zamanda pankreas kanserinin oluşmasında rol oynadığı tespit edildi. Gen mutasyonu bulunan insanlarda aşırı demirin kalınbağırsak kanseri nedeni olabildiği saptandı.
Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde genlerin yapısı değiştirilerek, hastalıkların tedavisinde önemli adımlar atıldı. Şeker hastası farelerin karaciğer hücrelerinde genetik değişiklik yapılarak, ensülin üretmeleri sağlandı. Kalıtsal bir kan hastalığı olan ve Akdeniz anemisi olarak bilinen talasemili fareler, kandan alınan ve genetik olarak değiştirilmiş kök hücrelerle tedavi edildi.
Migren, sara hastalığının sık rastlanan türleri, çocuklardaki erken yaşlanma hastalığı, manik depresyon gibi hastalıklara neden olan genler ve gen mutasyonları belirlendi.
Kök hücre araştırmaları
Embriyon kök hücre kullanılmasıyla tartışmaya neden olan kök hücreyle tedavi yönteminde önemli gelişmeler kaydedildi. Yetişkin insanlardan alınan kök hücrelerle başarı sağlanırken, vücut dışında embriyon kök hücre bile üretildi. Bilim adamları, bunun için erkek ve dişi farelerden aldıkları kök hücreleri izole ederek, bu hücrelerden laboratuvar ortamında yumurta geliştirdiler. Geliştirilen yumurta, döllenme olmaksızın blastosiste (erken embriyon evresi hücre kümesi)dönüştü. Kök hücrelerden elde edilebilen yumurtaların normal, embriyonun ise yaşayabilir nitelikte olmadığını belirten bilim adamları, vücut dışında üretilebilecek kök hücrelerin tedavi amaçlıkullanılmasının ahlaki sorun yaratmayacağını öne sürdüler.
Japon bilim adamları da farelerin embriyon kök hücresinden sperm geliştirdiler. Kök hücreden oluşturulan sperm ve yumurtayla sağlıklı farelerin gelişip gelişmeyeceği merak ediliyor.
Felç konusunda da önemli iki ilerleme kaydedildi. İtalyan bilim adamları, fare beynindeki kök hücrelerle, Amerikalı bilim adamları da insan embriyonundan alınan kök hücrelerle felçli fareleri
iyileştirmeyi başardılar. Amerikalı bilim adamlarının geliştirdiği yöntemin 2 yıl sonra insanlarda denenmesi planlanıyor.
Columbia düştü
Columbia uzay mekiği 1 Şubat’ta dünyaya dönüşü sırasında düştü.
Kazada 7 astronot hayatını kaybetti. Yaklaşık 60 bin yıl aradan sonra 27 Ağustos’ta Dünya’ya en yakın geçişini yapan Mars gezegeninin Dünya ile ortalama 230 milyon kilometre olan uzaklığı, 55 milyon 758 bin kilometreye düştü. ABD “Opportunity” ve “Spirit” isimli iki uzay aracını, Avrupa da “İkiz Mars Gezgini” isimli uzay aracını Mars’a gönderdi. Uzay araçlarından ilk bilgilerin, 2004 yılının başında Dünya’ya ulaşması bekleniyor.
Çin, 15 Ekim’de kendi yapımı ilk insanlı uzay aracı Shenzhou-5’i uzaya fırlattı.
Uzaya çıkan ilk taikonot 38 yaşındaki pilot yarbay Yang Liwei oldu. Çin, eski Sovyetler Birliği ve ABD’den sonra uzaya insan yollayan üçüncü ülke oldu.
NASA’nın uzaya gönderdiği WMAP isimli uydunun çektiği fotoğraflar sayesinde, evrenin yaşının tam olarak 13.7 milyar yıl olduğu hesaplandı.


Başa dön


2003’ün önemli bilimsel buluşları
Ünlü Amerikan Science (Bilim) dergisi, 2003’ün en önemli 10 bilimsel buluşunu seçti. Dergi, bilim alanında önemli ilerleme olarak görülen bu buluşları şöyle sıraladı:
  • Evrendeki bütün galaksiler ve her şeyin, astronomların deyişiyle ‘kara enerji’ tarafından artan bir hızla birbirinden uzağa itilmekte olduklarının kanıtlanması. Büyük Patlama’dan hemen sonraki dönemden kalan ışık ve ışınımları (radyasyon) inceleyen iki araştırma, evrenin genişlediğinin gerçek olduğunu kanıtladı. Evrenin yaşının 13.7 milyar yıl olduğu bile hesaplandı.
  • Aile üyelerine genetik olarak geçen şizofreni, depresyon ve diğer sinir hastalıklarının riskini artıran belirli gen değişkenlerinin nasıl çalıştıklarının tanımlanması. Araştırmacılar bir genin depresyon riskini artırdığını, ancak bunun o kişi ağır stres yaşarsa gerçekleştiğini belirlediler.
  • Küresel ısınmanın iklimi, okyanus akıntılarını, hayvanları ve bitkileri etkilemeye başladığını gösteren kanıtların artması. Küresel ısınmayı; buzulların erimesi, kuraklık, bitki üretimindeki düşüş ile bitki ve hayvan davranışlarındaki değişimlere bağlayan yeni kanıtlar ortaya çıktı.
  • RNA’nın bitki ve hayvanlarda da etkili olduğunun belirlenmesi. Eskiden RNA’nın sadece, hücre içinde aminoasitlerin oluşturulmasında DNA’nın emirlerini taşıyıcı rolü olduğu düşünülürdü. Ancak yeni çalışmalar RNA formlarının, kök hücre ve embriyo gelişmelerini etkileyerek gen biçimleri ve embriyonik gelişmeyi belirleyip değiştirebildiğini ortaya çıkardı.
  • Tek bir molekülü izleme ve yönlendirme yeteneğinin artması. Yeni güçlü görüntüleme sistemleri bilim adamlarının tek bir protein molekülünün hücre ve hücre zarları içindeki hareketlerini gözleme imkânlarını artırdı.
  • Evrendeki en güçlü enerji oluşumlarından biri olan Gama ışını patlamalarının büyük yıldızların patlamalarıyla oluşan süper novalarla ilişkili olduğunun doğrulanması. Gözlemciler, bir süpernova patlamasının bir parlak gama ışını patlamasıyla ilişkisini tespit ettiler.
  • Farenin embriyonik kök hücresinin ya sperm ya da yumurta hücresine dönüşmeye sevk edilebileceğinin keşfedilmesi. Bu keşif kısırlık sorununun bazı türlerinin anlaşılmasına yardımcı olabilecek. Ancak bu buluş, insanın embriyonik kök hücrelerinin de ileride bir gün kopyalama ve diğer çalışmalarda kullanılmak üzere insan yumurtası kaynağı olarak kullanılabilme ihtimalini doğurdu ve kök hücre çalışmalarının ve kopyalamanın insani olup olmadığını sorgulayan etik tartışma başlattı.

    Başa dön


  • Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net