www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Depremden fırsat çıkardılar
ABD ve Almanya, İran’ın yaşadığı deprem felaketinden “siyasi çıkar” elde etme hevesinde olduklarını belli ettiler.

İki yıldır gözaltında
11 Eylül saldırılarından önce ABD’de gözaltına alınan Cezayirli Benatta, halen hapiste. Üstelik, hakkında tek bir suçlama yok!..

Güney Kore’ye askeri yığınak
ABD’nin dünyaya dağılmış askeri kuvvetlerini yeniden organize etmesi, Güney Kore’ye de yansıdı. Ülkedeki onbinlerce ABD askeri farklı bölgelere kaydırılacak.


Depremden fırsat çıkardılar
İran’da kendilerine sadık bir rejim kurulmasını isteyen Almanya ve ABD, onbinlerce kişinin ölümüne yol açan deprem felaketini fırsat bildi. Tüm dünyanın dikkati Bem kentindeki depremzede halka çevrilmiş olmasına karşın, Alman ve ABD’li yetkililer, “İran’ın Batı’ya daha fazla yaklaşacağını umduklarını” söylediler.
Powell aşağıladı
ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, Tahran yönetimini aşağılayıcı ifadeler kullanarak, “İran ile yeniden diyalog kurabileceklerini” söyledi. Prostat kanseri ameliyatı geçiren Powell, hasta yatağından Washington Post gazetesine verdiği demeçte, “Bir şeyler oluyor ve bu yüzden ileride uygun bir durumda diyalog olasılığını açık tutmalıyız” diye konuştu. Powell, “Yine de hâlâ terör faaliyetleri, El Kaide ve diğer konularda endişelerimiz var” diyerek de, İran’a yönelik tehditlerinin geçerli olduğunu dile getirdi.
Depremin ardından, ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Richard Armitage, İran’ın Birleşmiş Milletler’deki (BM) Daimi Temsilcisi Cevad Zarif’i telefonla arayarak yardım önerdi. Zarif de, birkaç dakika sonra Armitage’e bu öneriyi kabul ettiklerini bildirdi.
Tahran yönetiminin, İsrail dışındaki tüm ülkelerin yardım önerilerini kabul etmesinin ardından, ABD savaş uçakları, 20 yılı aşkın bir süreden sonra ilk defa İran topraklarına iniş yaparak yardım malzemesi ve 100’den fazla uzman getirdi.
1978 yılında Amerikancı Şah rejiminin yıkıldığı İran’da, bir yıl sonra Amerikan Büyükelçliği basılmış, buradaki Amerikalılar bir yılı aşkın süre rehin tutulmuştu. Bu olaydan beri, ABD ile İran arasında doğrudan diplomatik ilişki bulunmuyordu.
Almanya’nın umudu
ABD ile İran arasında “arabulucu” politikası izleyen Almanya’dan da, Powell’ınkine benzer açıklamalar geldi. Almanya Federal Meclis Başkanı Wolfgang Thierse, İran’a yapılan uluslararası yardımların, “bu ülkenin Batı’ya daha fazla yaklaşmasına yol açacağını” iddia etti. Thierse, bu nedenle yardımların gelecek aylarda da sürmesi gerektiğini kaydetti.
Almanya’nın Tahran Büyükelçisi Paul Freiherr von Maltzahn da, “İran’a yönelik uluslararası yardımların yeni köprülerin kurulmasını sağlayacağına inanıyorum. Hatta belki Amerika yönünde de. Ancak buna her iki tarafın da hazır olması gerekir” dedi.
‘Ölü sayısı 50 bini bulabilir’
Bu arada, depremin korkunç sonuçları meydana çıkmaya devam ediyor. Reuters’e açıklama yapan İçişleri Bakanlığı’ndan bir yetkili, “Her evde ortalama 5 kişinin yaşadığını düşünürsek, ölü sayısının 50 bine ulaşacağını söyleyebiliriz” diye konuştu.
Şu ana kadar 30 bine yakın kişi, enkazlardan çıkarılarak defnedilirken, 2 bin kişi sağ olarak kurtarıldı. Arama ve kurtarma çalışmalarına önceki gün geç saatlerde son verildi.
Yardım görevlileri, binlerce yaralıya ve evsiz kalan 100 bin civarında kişiye daha fazla yardım edilmesine ihtiyaç olduğunu söylüyorlar.
İran Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi ise, Bem Havaalanı’nda Bakanlar Kurulu üyeleri ve bazı milletvekillerinin katıldığı toplantıda yaptığı konuşmada, “Bem kenti, İran haritasındaki yerini tekrar almalı. İran halkının işbirliği ve yardımıyla Bem kentini 2 yılda yeniden yapacağız” dedi.


Başa dön


İki yıldır gözaltında
11 Eylül 2001’deki saldırıların ardından, ABD topraklarındaki yüzlerce Müslüman, aylarca gözaltında tutuldu. Bu kişilerin çoğu, bir süre sonra, haklarında hiçbir suçlama yapılmadan serbest bırakıldılar. Ancak 29 yaşındaki Cezayirli Benemar Benatta, tam iki yıldır hapiste tutuluyor.
Cezayir Hava Kuvvetleri’nde elektronik teknisyeni olan Benatta, 2000 yılında bir askeri uçak üreticisinden eğitim almak üzere, ABD’ye gönderilmişti. Ama 11 Eylül’den 6 gün önce, Kanada’ya kaçarak iltica başvurusunda bulundu.
Hücrede 5 ay
Kanada sınırında sahte pasaport taşıdığı için gözaltına alındı. O gözaltındayken 11 Eylül saldırıları meydana geldi ve Benatta, New York’ta bir cezaevine yollandı. Burada küçük bir hücreye atıldı.
ABCNews muhabirinin görüştüğü Benatta, suçsuz olduğunu söyledi. Genç Cezayirli, durumunu anlatırken, “Beni hücremden çıkaracakları zaman kollarımı burkuyor, bazen kafamı duvara vuruyorlardı” dedi.
Hapse atılmasından iki ay sonra FBI, Benatta’nın “teröristlerle ilişkili olmadığına” karar verdi. Ama bu karar kendisine iletilmedi ve 5 ay boyunca, bir avukat bile verilmeden, hücrede kaldı.
Suçlama yok ama...
Bu sürenin ardından Buffalo kentindeki bir gözaltı merkezine gönderildi ve nihayet, kendisine avukat tutuldu. Eylül ayında federal savcı, hükümetin Benatta’yı gözaltında tutmasının “kabul edilemez” olduğuna hükmetti ve onun aleyhine yapılan suçlamaların düşmesini istedi. Bu talep kabul edildi ve Benatta’ya yönelik “terör” suçlamaları düşürüldü.
Ama Benatta, halen cezaevinde bulunuyor.
Avukatlar İnsan Hakları Komitesi’nden Elisa Massimono, “Acaba gözaltında daha kaç Benatta var? Kaç insan, hiçbir suçlama yapılmadan ve avukata danışma hakkından mahrum bir şekilde hapiste tutuluyor?” diye soruyor.
Genç Cezayirli için korkutucu bir ihtimal, ülkesine iade edilmesi. Benatta, bu takdirde ömür boyu hapis cezasına çarptırılabileceğini, hatta öldürülebileceğini söylüyor.


Başa dön


Güney Kore’ye askeri yığınak
Bush yönetimi, Kuzey Kore ile nükleer program konusunda görüşmeler yaparken, bir yandan da Irak ve Afganistan’da kullandığı yüksek teknoloji ürünü silahlarla gözdağı veriyor. Amerika, Kuzey ve Güney Kore arasındaki askerden arındırılmış bölgeye silah yığınağı yapıyor.
Daha az asker...
Güney Kore’ye silah yığılması çalışmalarının, geçen yaz ülkedeki 37 bin Amerikan askerinin konumunun yeniden düzenleneceğinin açıklanmasından beri sessiz bir şekilde sürdüğü bildiriliyor. Geçtiğimiz aylarda yapılan açıklamalarda, Güney Kore’den 14 bin askerin çekileceği belirtilmiş ve bu plan, Güney Kore hükümeti tarafından tedirginlikle karşılanmıştı. Fakat Amerikan yönetimi Güney Kore’ye silahlanmada kullanılmak üzere 11 milyar dolarlık yardım yapma sözü vererek bu tedirginliği ortadan kaldırmaya çalıştı. Bush yönetiminin amacı, Güney Kore’de “daha az asker bulundurarak daha etkili olmak”. Bu anlamda daha öldürücü ve gelişmiş silahlar Güney ve Kuzey Kore arasında bulunan tampon bölgeye yığılıyor.
İsrail’in kitle imha silahları ne olacak?
BM Güvenlik Konseyi, Suriye’den gelen talep üzerine, Ortadoğu’nun kitle imha silahlarından arındırılması konusunu kapalı oturumda ele aldı. Önceki akşam sona eren toplantının ardından basına bilgi veren Konsey Başkanı ve Bulgaristan Daimi Temsilcisi Stefan Tafrov, “Suriye tarafından sunulan karar tasarısı üzerindeki müzakerelerin devam ettiğini, ancak tasarıyla ilgili herhangi bir değişiklik önergesi verilmediğini” söyledi. Konsey başkanı, tasarının ne zaman oya sunulabileceği hususuna açıklık getirmedi. Suriye temsilcisi Faysal Mekdat ise Ortadoğu’nun kitle imha silahlarından arındırılmasının önemine işaret etti, ancak tasarının ne zaman oylanabileceği konusunda yorumda bulunmaktan kaçındı. Kitle imha silahlarının bölgesel güvenlik ve barış açısından tehdit oluşturduğunu vurgulayan Mekdat, tasarının tüm Arap ülkeleri adına sunulduğunu ve desteklendiğini kaydetti. Tasarının bir an önce oylamaya hazır hale getirilmesini isteyen Büyükelçi Mekdat, tasarının oylandığı zaman kabul edilmesi için gerekli 9 oyu sağlayacaklarına inandığını da sözlerine ekledi.
Bedevi köyünde yıkım
İsrail hükümeti, eski Filistin topraklarındaki Bedevilere yönelik “etnik temizlik” kampanyasını sürdürüyor. Pazartesi günü Negev’deki bir Bedevi köyüne giren İsrail buldozerleri, sekiz evi ve köyün camisini yıktı. Halk ise, yıkılan bütün yapıları yeniden inşa edeceklerini, köylerini terk etmeyeceklerini bildirdi. Bir Bedevi köylü, saldırının ardından yaptığı açıklamada, “Dini duygulara saygı duymayan bir ülke, çizgiyi aşmış demektir” diyerek öfkesini ifade etti. Atiye Asım adlı bir diğer köylü, “Geldiler, kadın ve çocukları evlerden çıkardılar ve binaları yerle bir ettiler” diye konuştu. 200 polis eşliğinde düzenlenen saldırının ardından, İsrail İçişleri Bakanlığı, yıkılan binaların “yasadışı” olduğunu öne sürdü. İsrail kuvvetleri, bu yıl başlarında Tel al Mileh adlı Bedevi köyündeki bir camiyi de yıkmışlardı.
Geçici Konsey’in Yahudi atağı
Irak Geçici Hükümet Konseyi (GHK), İsrail’in kurulmasının ardından ülkeyi terk eden Yahudilerin el konulan mal varlıklarının iade edileceğini açıkladı. Bir konsey yetkilisi, “Iraklı Yahudilerden ve diğerlerinden alınan tüm mal varlıklarını geri vermeye kararlıyız” dedi. Konsey’in Yahudi Iraklıların “gönlünü almaya” yönelik diğer bir hamlesi ise, Iraklı Yahudilerin temsilcilerinin ülkeyi ziyaret etmeyi istemeleri halinde can güvenliklerinin garantiye alınması olacak. Adı açıklanmayan bir GHK yetkilisi, İsrailli işadamlarıyla çalışmakta sakınca görmediklerini, İsrail vatandaşlarıyla bir sorunları olmadığını söyledi. Yetkili, İsrail ile yapılmış herhangi bir petrol anlaşması olmadığını öne sürdü. Irak’ın komşularına yönelik çeşitli suçlamalarda bulunan Konsey yetkilisi, yeni Irak yönetimi ve Filistin lideri Yaser Arafat arasında iletişim bulunup bulunmadığı sorusunu “gülerek” geçiştirdi. Yetkili, “Konsey üyelerinin kişisel olarak İsrail’e soğukluk duyduğunu, ancak yeni Irak’ta durumun böyle olmayacağını” söyledi. Iraklı yetkili, İsrail’in Irak Ulusal Kongresi üyelerine sürgün zamanında yardımcı olmadığından da yakındı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net