www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Okulda kameralı rezalet
Yaşamımızın her alanına sokulan kamera, güvenlik önleme gerekçesiyle giderek okullarda da yaygınlaştırılmaya başlandı.

Soruşturma derinleşti
İstanbul’da bombalı saldırıların düzenlendiği mekânlarda gün boyu çalışmalar sürdürülürken, İstanbul Valisi Muammer Güler iddialı açıklamalarda bulundu.

Kadınlar ‘recm’i lanetledi
‘Yasak ilişki’ yaşadığı gerekçesiyle aile meclisinin kararıyla cezalandırılan Kadriye Demirel kaldırıldığı Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde dün sabah yaşamını yitirdi.

İŞTE ÇEVRECİLİK BU!
İstanbul’da büyük bir tantana ile açılışı yapılan Kadiköy Arıtma Tesisi’nin aslında bir arıtma tesisi olmadığı ortaya çıktı. Sadece ‘ön arıtma’ yapan tesiste, atıksular temizlenmeden denize bırakılıyor.


Okulda kameralı rezalet
Sinan Sarısaltık
Kamera artık hayatımızın her alanına girmeye başladı. “Biri Bizi Gözetliyor” programıyla doruğa ulaşan gözetleme alışkanlığı giderek eğitim kurumlarına da yansıyor. Türkiye’nin çeşitli illerinde okullara kurulan kamera sistemi haberleri medyada yerini aldı.
İzmir’de Atatürk Anadolu Ticaret Meslek Lisesi geçen sene okul da yaşanan hırsızlıklar gerekçesiyle ‘kameralı eğitime’ geçti. Okul Müdürü Cengiz Erdoğan, okulun bulunduğu yerin her yönüyle tehlikeli olduğu görüşünden hareketle, güvenlik önlemi almak için okula kamera yerleştirdiklerini savundu.
Her katta kamera
Dört katlı okulun her katında birer, okul girişinde ise iki kamera bulunuyor. Katlardaki kameralar koridor başlarına kurulmuş. Erdoğan’ın odasındaki bilgisayardan tüm görüntüler izlenebiliyor. Erdoğan, “Geçen sene okulda hırsızlık yaşandı. O nedenle güvenlik önlemini artırmak için bu sistemi kurduk. Ayrıca geceleri okulda bekçimiz ve bir köpeğimiz var. Biz bu tedbirleri almak zorundayız” derken, kesinlikle öğrenciler ve öğretmenlerden tepki gelmediğini sözlerine ekledi.
Maksatı aşıyor mu?
Güvenlik gerekçesiyle kurulduğu iddia edilen kameraların gece kayıt almaması akıllarda soru işareti oluşturdu. Ayrıca kameranın okula kurulduğunu öğrencilerin uyarısıyla fark eden Haluk Buğdaycı adlı İngilizce öğretmeni, bu duruma anında tepki gösteriyor. Okul Müdürü Erdoğan tarafından, Buğdaycı’ ya o günden sonra hakkında bazen haftada dört kez, bazense günde iki kez soruşturma açıldı. Hakkında açılan soruşturmalar nedeniyle 17 Eylül 2003 tarihinde Tahir Merkezci İlköğretim Okulu’na sürgüne gönderildi. Müdür Erdoğan, soruşturmaların ve atamanın kesinlikle kamera sistemine olan tepkiden olmadığı görüşünde. Buğdaycı’ nın öğrencileri, devletin malı olan kamerayı kırmalarına teşvik ettiğini ve kız öğrencilere uygunsuz laflar söylediğini öne sürdü.
‘Kameralar art niyetli!’
Hakkında açılan soruşturmaların birkaçının kameralardan tespit edildiğini söyleyen İngilizce öğretmeni Haluk Buğdaycı, “Görev yapmakta bulunduğum kurumun bir eğitim ve öğretim kurumu olması nedeniyle koridorlarda ve okulda kamera ile kontrolün eğitimle bağdaşmasının amaca uygunluk taşımadığını bireysel olarak her aşamada savunmuş ve dile getirmiş bulunmaktayım. Bu konudaki görüşüm okul idaresi tarafından da bilinmektedir. Bu görüşüm nedeniyle okulda huzur ve sükûnun bozulması mümkün değildir. Kaldı ki, söz konusu sistem kurulduğu zaman itibariyle değerlendirme yapıldığında söz konusu görüşlerimin fiili ve olumsuz bir davranışa dönüşmediği de açıktır. Ayrıca güvenlik amacıyla kurulan kamerayla başta öğretmenler olmak üzere öğrencilerde gözetleniyor,”dedi. Buğdaycı, Okul Müdürü Erdoğan’ın kamerayı art niyeti için kurduğuna dikkat çekti.
Ciddi iddialarda bulunarak şöyle konuştu: “Okulda bilgisayar odasında kendi öğrencisi üzerinde çırılçıplak yakalanıp, soruşturma geçiren Müdür Cengiz Erdoğan’ın kendisidir. Okulun o kadar ihtiyacı varken, kameralar neden kuruldu? Öğretmenler, öğrenciler ve veliler bu durumdan şikayetçiler. Ama öğretmenler, korktukları için seslerini çıkarmıyorlar. Olayı gören öğretmen ise başka okula gönderildi. Yaşanan bu olay bir şekilde kapatılmıştır. Eğitimci olarak kamera sistemine karşı olduğumu belirttim. Özelikle kız öğrencilerini uyarmamın nedeni, okul müdürün kız öğrenciyle uygunsuz yakalanması soruşturma geçirmesidir. Ayrıca öğrencileri ve öğretmenleri gözetleyen bir müdür, daktilo öğretmeni Mustafa Demirdöven ve birkaç öğretmenle daktilo odasında içki içiyor. Demirdöven, sabah dört derse gelmez, öğleden sonra içki kokarak gelir. Erdoğan’ın müdür atamasını 13 yıl önce, Demirdöven’ in o dönem yetkili olan arkadaşı gerçekleştirdiği söyleniyor.” Mustafa Demirdöven’e, ‘Piizci Mustafa’ lakabını takan öğrencilere nedenini sorunca, “Derse girdiğinde ağzı alkol kokuyor” cevabını aldık.
Müdür hakkında soruşturmalar
İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Kamil Aydoğan, okul müdürü hakkında yeni ve ciddi soruşturmaların açıldığını söyledi. Yaşanan olayların ve iddiaların enteresan olduğunu ifade eden Aydoğan, “Geçmişte açılan soruşturmalar hakkında bir bilgim yok. Ama okulda idare hakkında ciddi iddialar bulunuyor. Yine bir soruşturmalar başlattık. Soruşturma hakkında bu aşamada konuşamam,” dedi.
Eğitim Sen 1 No’lu Şube Başkanı Nihat Sefer, okullarda kamera sistemine sert tepki gösterdi. Öğretmen ve öğrenciyi gözetleyen anlayışı kınadı.


Başa dön


Soruşturma derinleşti
İstanbul’da Beth İsrael ve Neve Şalom Sinagogu’na yönelik saldırılarla ilgili araştırmalar devam ederken, İstanbul Valisi Muammer Güler dün iddialı açıklamalarda bulundu. Güler, bombalı saldırılarla ilgili “ellerinde önemli doneler bulunduğunu” belirterek, “Olayla ilgili gözaltına alınan yeni kişiler var” dedi. Bu arada, dün akşam saatlerinde Şişli’deki enkazdan bir ceset daha çıkarıldı. Böylece bombalı saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısı 24’e yükseldi.
Güler dün, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Vatan Caddesi’ndeki kompleksine giderek, Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah’la durum değerlendirmesi yaptı. Emniyet Müdürlüğü’nden ayrılırken basın mensuplarının sorularını da cevaplandıran Güler, bombalama olaylarıyla ilgili her türlü değerlendirmenin yapıldığını ifade ederek, “Bizim de elimize geçen ayrıntılı haberler var, takiplerimiz var, arşivlerimiz var, işbirliği yaptığımız uluslararası kuruluşlar var. Bunların hepsi değerlendirilecek” dedi.
Gözaltılar var
“Olayla ilgili gözaltına alınan yeni kişiler var” diyen Vali Güler, “Herhangi bir terör örgütünün bunu üstlenmesi, değerlendirme unsurudur. Hukuken bunların delillendirilmesi lazım. Bu işlerin zanlısı olarak görülen kişilerin de muhakkak ortaya çıkartılması lazımdır” diye konuştu. Güler, “Saldırganların Arap uyruklu kişiler olduğu kesinleşti mi?” şeklindeki soruya, “Henüz kesinlik kazanmadı” yanıtını verdi.
“Saldırılarda kullanılan kamyonetlerin sahip ve sürücülerinin belirlenip belirlenmediği de” sorulan Güler, “Bunu belirlemek zor değil. Olayın üzerinden henüz 48 saat geçti. Türkiye böyle bir eylemle ilk kez karşılaşıyor. Elimizde önemli doneler var. Polisimiz bu olayın üstesinden gelecektir” dedi.
Bu arada, saldırılarda kullanılan kamyonetin ruhsat sahibi görünen Metin Ekinci, sorgulanmak üzere Bingöl’den İstanbul’a götürüldü.
Erdoğan’ın açıklaması
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’daki bombalı saldırıları terör örgütü El Kaide’nin üstlenmesine ilişkin bilgi geldiğini belirterek, “Ama bu üstlenmenin ne derece doğru olup olmadığını bizim güvenlik ekiplerimiz, istihbarat teşkilatlarımız üzerinde çalışıp daha somuta indirmeleri lazım” dedi.
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, konuya ilişkin bilginin somut hale geldikten sonra İçişleri Bakanlığı’nın gerekli açıklamaları yapacağını ifade etti.
Bir gazetecinin, “Patlamalara ilişkin görüntüleri izlemişsiniz. Herhangi bir bulguya rastlanıldı mı?” sorusuna Erdoğan, “Çalışıyorlar. Bu gece de çalışmalar devam edecek. Öyle zannediyorum ki bugün gerek DGM savcılığımız, gerekse güvenlik ekiplerimiz konuyla ilgili raporlarını hazırlamış olacaklar” yanıtını verdi.
24’e yükseldi
Şişli’deki Beth İsrael Sinagogu’nun girişindeki enkazda, dün, yaşlı bir kadın cesedi bulundu. Şişli Nakiye Elgün Sokak’taki araştırma ve incelemelerini sürdüren Türk uzmanlar ile İsrailli arama, kurtarma ve bilgi toplama birimi “ZAKA” üyeleri, sinagog girişindeki enkaz altında yaşlı bir kadın cesedine ulaştı. Çıkartılması için çalışma başlatılan cesedin, aynı patlamada hayatını kaybeden 8 yaşındaki Arnette Rubinstein Talu’nun kayıp olan babaannesi Annet Rubinstein’e ait olduğu sanılıyor.
Böylece Beyoğlu ve Şişli’deki saldırılarda ölenlerin sayısı 24’e yükseldi.


Başa dön


Kadınlar ‘recm’i lanetledi
Hamile olduğu anlaşılınca, aile meclisinin aldığı kararla cezalandırılan Kardiye Demirel dün sabah saatlerinde ağır kan kaybı ve beyin hasarı sonucunda öldü. Demirel, geçtiğimiz hafta ağabeyinin satır ve taş darbeleri sonucunda ağır yaralı halde hastaneye kaldırıldı. Hastaneye geç getirilen Demirel, aşırı kan kaybı nedeniyle yaşamını yitirdi. Olayı namus cinayeti’ olarak nitelendiren doktorlar Demirel’in cenazesinin ailesi tarafından alınmadığı takdirde, 40 gün süresince morgda bekletileceğini söylediler.
Bir süre önce, ‘recm’ cezasına çarptırılarak ölümüne neden olunan Şemse Allak’ın ardından yaşanan bu olay siyasi parti ve kadın örgütlerinin tepkisine yol açtı. DEHAP Diyarabakır Kadın Kolları dün Ulucami önünde olayı protesto etmek amacıyla oturma eylemi yaptı. Açıklamaya Barış anneleri İnisiyatifi, Selis Kadın Merkezi, DİKASUM ve EMEP’li kadınlarda katıldı. DEHAP Kadın Kolları yöneticisi Yasemin Bayrak, var olan sistemin kadınların katlinin önünü açtığıni dile getirdi. Bölgede yaşanan intihar vakalarına da değinen Bayrak, bölgede yaşanan çatışma ortamınında kadın ihlallerini arttırdığının altını çizdi. “Köylerinden göç ederek gelenler şehirlerde ekonomik, sosyal, psikolojik, çürüme ve yozlaşmaya sürüklenmiştir” diyen Bayrak, diğer yaşananlar gibi Demirel’in katlinin de bunun göstergesi olduğunu söyledi. Bayrak, “Hükümetin ve iktidarların eşitsizlik üreten yamalı Medeni Kanun Yasalarına izin vermeyelim” dedi. “Yamalı medeni yasa istemiyoruz”, “Kadın katliamına son”, “İnsanın insanı katletmesini durduralım” dövizlerini taşıyan kadınlar, oturma eyleminin ardından dağıldılar.
‘Cinayet sorunu çözmez’
Kadriye Demirel’in cezalandırılmasına tepki gösteren kadınlar öldürmenin çözüm olmayacağını dile getirdiler.
Şehvet Varol (ev kadını): Namus için niye kızlar öldürülüyor. 50 yaşındayım. Yılardır bu tür olaylara tanık oluyorum. Bu sistem sorunudur.
Güler Şen: Biz kadın olarak kadınlara sahip çıkmamız gerekiyor. sistemin kadınlara bakış açısının bir sonucudur yaşananlar. Ailenin bilinçsiz olması da etkili. Kadın namusun temsilcisi olarak görülüyor. 21. yy.’da recm ve namus cinayetleri yaşanıyor.
Şöhret Koç: Öldürmek sorunu çözmez. Bir sorun varsa konuşlarak çözümlenmeli. Kadınların bu olaya karşı çıkması gerekiyor. Ölüm istemiyoruz. Bilinçsizce olan şeyler ölümle çözülmemeli.
Handan İpekçi (DİKASUM): Bir aile parçalandı. Bu ilk değil. Son olması açısından buna tepkimizi göstereceğiz. Aileyi karşımıza almamamız gerekiyor. Yaklaşımımız birçok aileye mesaj vermeli. Cenazesini almak için ailesiyle görüşüp ikna etmeye çalışacağız


Başa dön


İŞTE ÇEVRECİLİK BU!
Elif Görgü
İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi’ni kirlilikten kurtaracağı iddia edilen ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açılış töreninde “İşte çevrecilik bu” diye sunduğu Kadıköy Atıksu Arıtma ve Deniz Deşarjı Tesisi aslında gerçek bir arıtma tesisi değil. Tesiste sadece ön arıtma yapılıyor. Ön arıtma ise bez parçaları, naylon ve çamuru tutarak kaba temizlik yaparak, gerçek arıtmanın çok küçük bir bölümünü gerçekleştiriyor.
Mudiler Ankara yollarına düştü
İmar Bankası mudileri 136 gündür paralarını ödemeyen Tayyip Erdoğan’ın cenaze namazını kılarak Ankara’ya yürüdüler. İmar Bankası önünde toplanan mudiler temsili bir tabut ile birlikte Tayip Erdoğan’ın cenazesini kıldılar. Mudiler İstanbul’da gerçekleşen bombalı saldırıda yaşamını yitirenler için saygı duruşunda bulundular. Daha sonra üzerinde hükümeti protesto eden yazılarının olduğu tabut, cenaze namazı kılındıktan sonra kaldırılmadı.
Şekerli suyla büyüyorlar
Bölge illerindeki aşırı yoksulluğun, çocukların büyüme ve gelişmesini gerilettiği ortaya çıktı. Diyarbakır Tabip Odası tarafından hazırlanan bir rapor, bu çarpıcı gerçeği rakamlarla ortaya koyuyor. Çocukların yeterli, düzenli ve doğru beslenmediği ifade edilen raporda, 0-59 aylık çocukların yaklaşık 37’sinin bodur (kısa boylu) yüzde 15’nin kavruk ve yüzde 45’nin ise zayıf olduğu (boya göre ağırlığı az) dile getirildi. Sözkonusu raporda bu oranların Türkiye genelinin iki katı olduğu vurgulandı.
Cenazeler defnedildi
Şişli ve Beyoğlu’nda 2 ayrı sinagoga yönelik bombalı saldırıda hayatlarını kaybeden 23 kişiden 3’ünün cenazesi daha Adli Tıp Kurumu’ndan alındı. Yakınları tarafından kurumdan alınan Kaya Kaya’nın cenazesi Çağlayan Cengiz Topel Camii, Nurettin Aydın’ın cenazesi Kasımpaşa Camii ve Fazlı Süslü’nün cenazesi de Balat Feruk Kaya Camii’ne götürüldü. Kaya, Aydın ve Süslü’nün cenazeleri, bu camilerde öğle vakti kılınan namazın ardından toprağa verildi.
Yangın Türkiye’ye sıçratıldı
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok, İstanbul’da sinagoglara yönelik saldırılara ilişkin olarak, “Dünyanın tek egemeni olduğunu iddia eden ABD ve yandaşlarının Irak’ı işgal etmesiyle başlayan kaos ve şiddet ateşi Türkiye’ye de sıçramıştır” değerlendirmesinde bulundu. Özdemir Özok, İstanbul, İzmir ve Ankara Baroları Başkanları ile birlikte Baralor Birliği Eğitim Merkezi’nde dün düzenlediği basın toplantısında, İstanbul’da Musevilere yapılan saldırıyı şiddetle kınadıklarını ifade etti. Türkiye’nin saldırı ve şiddet ortamına çekilmeye çalışıldığını dile getiren Özok, “Gelinen noktada sorunların çözümünde anahtar kavramlar ‘Hukuk ve İnsan Hakları’ olmalıdır” dedi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net