www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Şiiler işgalcilerle çatıştı
Mukteda Es Sadr’a bağlı milisler, 3 Amerikan askerini öldürdü, 7 askeri yaraladı. Kerbela’daki çatışmada 7 Şii milisin de katledildiği öğrenildi. İşgalciler, Bağdat’ta 4 Ürdünlüyü, Basra’da bir Iraklı sivili öldürdü.

Elektrik ABD’ye teslim
Önce bombardıman sonra yağma ile harap olan Irak’ın elektrik sistemi, ABD şirketleri tarafından onarılacak. Dört şirkete, toplam 290 milyon dolarlık ihale dağıtıldı.

Atina’da eylem günü
Yunanistan’ın başkenti Atina’da emekçiler, hükümetin yeni saldırı paketine karşı işbırakıp sokaklara döküldü. Grev ve gösteriler sürecek.


Şiiler işgalcilerle çatıştı
Amerikan karşıtı Iraklı Şii lider Mukteda Es Sadr’a bağlı güçler, ABD işgal güçleriyle ikinci kez çatıştı. Bu kez Kerbela’da yaşanan çatışmada 3 ABD askeri öldü, 7 asker yaralandı.
ABD güçlerinin de 7 Şii milisi katlettiği öğrenildi.
Çatışmanın, Amerikalıların Sadr milislerinin silahlarına el koymaya çalışmasının ardından patlak verdiği öğrenildi.
Kentte, ABD yanlısı Şii din adamı Sistani’ye bağlı güçler ile Sadr’ın milisleri arasında başlayan çatışmalar da sürüyor.
Siviller öldürülüyor
Dün İngiliz askerlerinin açtığı ateş sonucu Basra’da bir Iraklı sivil can verdi. Önceki gün ise, Bağdat’taki Amerikalılar, 4 Ürdün vatandaşını katletti. Ürdünlüleri taşıyan otomobilin “dur ihtarına uymadığı” için, bir ABD tankı tarafından vurulduğu öğrenildi.
Kuzeydeki Kerkük kentinde, işgal güçlerinin karargâhı yakınlarında bir araç infilak etti. Üç kişiyi taşıyan aracın ABD karargâhı önünde durduğu ve ABD askerlerinin araca ateş açtığı bildirildi. Bunun üzerine araçtakilerin çıkarak koşmaya başladığı, ardından aracın infilak ettiği belirtildi. Ölen ya da yaralanan olup olmadığı bilinmiyor.
Yine kuzeydeki Erbil kentinde, İçişleri Bakanlığı’na ait bir binaya ntihar saldırısı düzenlemeyi planlayan bir kişi öldürüldü. Eylemcinin, patlayıcı yüklü aracını bakanlığa ait binaya doğru sürdüğü, ateş açan korumaların Iraklı’yı patlayıcıları infilak ettirmeden öldürdüğü açıklandı.
Olayda can veren direnişçinin, 19 yaşındaki Hamid Ali Ahmed olduğu açıklandı.

ABD askerlerinde moral kalmadı
ABD ordusunun gazetesi ‘Stars and Stripes’ın Irak’taki ABD askerleri arasında yaptığı araştırma, askerlerin bu ülkede olmaktan memnun olmadıklarını ve morallerinin bozuk olduğunu ortaya koydu. 1935 ABD’li asker arasında yapılan ankette, askerlerin yüzde 50’si, morallerinin bozuk, eğitimlerinin de yetersiz olduğunu söyledi.
İşgal askerlerinin Irak’ta bulunmalarının amacını açıklayamadıkları, görevlerini tam olarak tarif edemedikleri ya da önemsiz gördükleri gözlemlendi. Birçok asker, tekrar orduya yazılmayı düşünmediğini belirtirken, bir kısmı da sırf ABD vatandaşı olabilmek için orduya katıldığını itiraf etti.
Irak’a yönelik saldırının başlamasından bu yana intihar eden ABD askerlerinin sayısının 13 olduğu açıklanmıştı.


Başa dön


Elektrik ABD’ye teslim
Irak’ı yerle bir eden ABD, yok ettiği altyapının yeniden kurulması için Amerikan şirketlerine milyonlarca dolarlık ihaleler dağıtıyor. 4 Amerikan şirketi, elektrik üretim ve dağıtım sisteminin yeniden inşası ihalelerini aldı.
İşgal ve yağma tahrip etti
İşgal sırasında zarar gören elektrik nakil hatları, Bağdat’ın düşmesinin ardından, Amerikan ordusunun kontrolünde cereyan eden yağma ve talan hareketleri yüzünden iyice kullanılamaz hale geldi. Yağmacılar, ülke çapında elektrik şebekelerini tahrip etti.
Bazı çevreler, ABD askerlerinin, sırf bu tip ihalelere olanak sağlamak için yağmaya göz yumduğunu belirtiyor.
Irak elektrik sisteminin onarım işi, nisan ayında yapılan anlaşma ile Bechtel şirketine verildi. Fakat daha sonra bazı Iraklı mühendisler, bu şirketin işin üstesinden gelemediğinden şikâyetçi oldu.
290 milyon dolarlık ihale
Bu arada, Amerikan Ordusu Mühendislik Kurulu, “yağma ve sabotaj” nedeniyle zarar gören elektrik şebekesinin onarımı için yapılan ihaleleri açıkladı. Elektrik şebekesinin onarım ve yapım ihaleleri 3 Amerikan şirketine verildi. Kurul, Irak’ın elektrik sistemini yeniden oluşturmak için dört anlaşma yapıldığını, anlaşmaların toplam tutarının 290 milyon dolar olduğunu bildirdi.
İhale verilen şirketler ve bu şirketlerin çalışma yapacağı bölgeler şunlar:
  • ‘Washington Group’, Kuzey Irak’ta yapacağı onarım çalışmaları için 110 milyon dolar alacak.
  • “Fluor Intercontinental”, 102 milyon dolar karşılığında, ülkenin orta kesimlerindeki şebekeleri onaracak.
  • “Perini” şirketi de, Güney Irak’taki faaliyetleri karşılığında 66 milyon dolar kazanacak.
  • “IAP Worldwide Services”, Irak fabrikalarına 12 milyon dolarlık jeneratör satacak.
    İşgalcilerin gözdesi Flour
    102 milyon dolarlık ihaleyi alan Flour şirketi, Amerikan Ordusu Mühendisler Kurulu’nun bu alanda devam eden çalışmalarına destek olacak.
    Geçen nisan ayında da, Flour ile, teslim zamanı ve miktarı belli olmayan bir anlaşma yapılmış, anlaşmanın içeriğinin ABD ordusunun kara operasyonunda ortaya çıkacak ihtiyaçlara göre değiştirilebileceği belirlenmişti.
    Son yapılan anlaşmaya göre; Flour şirketi, kullanılamaz durumda olan ya da hasar görmüş elektrik üretim ve dağıtım sistemlerini onaracak ya da gerekirse yeniden oluşturacak. Bu çalışmalar Bağdat da dahil olmak üzere Irak merkezinde yapılacak. Bunlara ek olarak Flour, gerekli olması durumunda, yeni üreteç ve tirbünler de sağlayacak. Flour ayrıca denetleme işini de üzerine alacak.
    Dünya çapında mühendislik, inşaat, bakım ve onarım alanlarında hizmet veren Flour şirketi, 2002 yılında en büyük 500 Amerikan şirketi listesine girdi.


    Başa dön


    Atina’da eylem günü
    Seyit Aldoğan
    Yunanistan’da işçi ve emekçiler, sermayenin yeni saldırılarına karşı sert tepki gösterdi. Kostas Simitis Hükümeti’nin 2008 yılına kadar “yaşam seviyesini yükselteceğini” öne sürdüğü yeni bir saldırı paketi açıklaması, tepki yarattı. Sosyal güvenlik sisteminin emekçiler aleyhine düzenlenmesi, yeni özelleştirmeler, bazı bölgelerde yüzde 40’ı bulan işsizlik oranları ve ücretlerin çok düşük seviyelerde seyretmesine ek olarak açıklanan yeni paket, halkı ayağa kaldırdı.
    Emekçiler sokaklara döküldü
    Dün başkent Atina başta olmak üzere birçok kentte gerçekleştirilen gösterilere katılan onbinlerce emekçi, sermaye yanlısı politikalara karşı sessiz kalmayacaklarını dile getirdiler.
    Özel işyerlerinde örgütlü 8 sendika federasyonunun başkanı, Sosyal Sigortalar Kurumu’nun yöneticileriyle görüştü ve hükümet politikalarına karşı mücadelenin devam edeceğini ilan etti. Başkanlar; sosyal sigortaların halkın parasıyla kurulduğunu ve sermayeye peşkeş çekilemeyeceğini vurguladılar.
    Mücadeleci İşçi Cephesi (PAME) içinde yeralan federasyon yöneticileri, büyük şirketlerin sosyal sigortalara olan devasa borçlarının bir kalemde silindiğini hatırlatarak, bu şirketlerdeki yöneticilerin cezaevlerinde olmaları gerekirken hâlâ koltuklarında oturduğunu dile getirdiler.
    Her yerde grev ve protesto
    Sağlık emekçileri de, kitlesel bir gösteriyle Sağlık Bakanlığı önünde tepkilerini dile getirdiler. Sağlıkçılar sık sık “Kâr politikası, sağlık karşıtı, patronlar hastanelerden dışarı” sloganları attılar. Belediye işçileri de İçişleri Bakanlığı önünde gösteriler yaptı.
    Bu arada yüzlerce işçinin, sosyal sigortalar kurumuna ait bazı büroları işgal ettiği açıklandı. Birçok kamu kuruluşunda da, aynı anda işbırakma eylemi gerçekleştirildi.
    Kamuya ait hastanelerde çalışan doktorlar, dün de greve devam ettiler. Doktorlar ayrıca 23-24 ve 30-31 Ekim’de genel greve çıkacaklarını açıkladı.
    Aynı tarihlerde İnşaat İşçileri Federasyonu’nun da grev kararı alması bekleniyor. Ayrıca PAME, 23 Ekim’de Yunanistan genelinde gösteriler yapılacağını duyurdu.

    La Paz’da onbinler yürüdü
    Bolivya’nın başkenti La Paz’da onbinlerce emekçi, hükümetin istifası için sokaklara döküldü. Gözlemciler, eylemin, bir aydan uzun bir süredir devam eden grev ve protestoların hızının kesilmediğinin kanıtı olduğunu belirttiler.
    Devlet Başkanı Gonzalo Sanchez de Lozada liderliğindeki hükümet, “durumun normale döndüğünü” ileri sürüyor. Ülkedeki gazeteciler ise; La Paz, Cochabamba, Potosi ve Oruro gibi kentlerin halen hareketli olduğunu bildirdiler.
    Başkentteki büyük yürüyüşe işçiler, yerliler, yoksul köylüler ve gençler destek verdi. Gecekondu semtlerinden akarak kent merkezinde toplanan halk “Katil Goni” (Lozada’nın takma adı) sloganları attı.
    ‘Kasap‘ istifa etmeli
    Bir radyoya eylemle ilgili bilgi veren yerli lideri Felipe Quispe, “Halkın tek istediği, bu kasabın istifa etmesidir” diye konuştu.
    Grev, gösteri ve barikatlar; Avrupalıların yanı sıra komşu ülkeleri de kaygılandırıyor. Bir dizi Avrupa ülkesinin ardından, Brezilya ve Peru da, La Paz’daki vatandaşlarını tahliye etmeye başladı.
    ABD’de yayımlanan New York Times gazetesi, halkın isyanının hükümeti devirme ihtimali bulunduğunu ilk kez kabul etti. Gazete, 90’a yakın emekçinin katledildiği eylemlerin “doğalgaz özelleştirilmesinin durdurulması”ndan çok daha önemli talepler ileri sürdüğünü de itiraf ederek, “ABD ile serbest ticarete, küreselleşmeye hayır diyorlar. Azgelişmiş ülkelerin yoksul halkları arasında dayanışma talep ediyorlar” diye yazdı.
    Gazete, Latin Amerika’nın birçok ülkesinde benzer bir kaynama olduğunu hatırlatarak, Venezüella’da Hugo Chavez, Brezilya’da Lula gibi liderlerin benzer şartlar altında iktidara geldiğini belirtti.
    Küba’nın mesajı
    Öte yandan, Küba hükümeti, Bolivya’da gelişen olayları kaygıyla izlediğini açıkladı. Hükümet açıklamasında, “Bolivya’da yaşananlar, ABD’nin dayattığı neoliberal politikaların sonuçlarını göstermektedir. Bu politikalar; yoksulluk ve eşitsizliğin artmasına, ülke kaynaklarının yağmalanmasına yol açmıştır. Halk bunlara karşı patlamaktadır” denildi.
    Küba hükümeti, hiçbir ülkenin Bolivya’nın içişlerine karışmaması gerektiğini bildirerek, “Sorunlar, halkın kendisi tarafından çözülmelidir. Küba, kahraman Bolivya halkını selamlar” açıklamasını yaptı.


    Başa dön


  • Yine Guantanamo, yine işkence
    ABD’nin, işgal ettiği çeşitli ülkelerde esir aldığı kişileri tuttuğu Guantanamo üssüyle ilgili işkence haberlerinin ardı arkası kesilmiyor. Son olarak, Küba’daki üste tutulan Avustralyalı David Hicks ve Memduh Habip’in yakınları, savaş esirlerine yapılan korkunç muameleyi anlattılar. Yüzlerce esirin, hiçbir resmi suçlama olmadan 2 yıldan uzun bir süredir tutulduğu askeri üs, defalarca işkence ve intihar olaylarıyla gündeme gelmişti. Burada tutulduktan sonra serbest bırakılan az sayıda kişinin anlattıkları, esirlerin el ve ayaklarının zincirlendiğini, metal çubuklarla dövüldüklerini, günlerce küçük ve soğuk odalarda tutulduklarını gösteriyor. David Hicks ve Memduh Habip’in avukatı Richard Bourke, işkence aktarımlarına yenilerini ekledi. Avukat, esirlerin bayılana kadar güneş altında tutulduklarını, kimi zaman da plastik mermilerle vurulduklarını açıkladı. Müvekkilinin ifadesinin de işkence ile alındığını belirten Bourke, üste yaşanan intihar girişimlerinin de, burada yaşananların açık göstergeleri olduğunu belirtti ve BM İşkence ile Mücadele Komitesi’nin harekete geçmesini istedi. David Hicks’in babası Terry Hicks de, oğlunun işkence gördüğünü duyduğunda üzüldüğünü ama şaşırmadığını belirterek, “Avukatın açıklamaları oğlumla ilgili kaygılarımı doğruladı” dedi. Terry Hicks, “Biz ABD’nin tutukluları uyutmamak için farklı işkenceler uyguladığını biliyorduk, şimdi bu yöntemlerin neler olduğunu da biliyoruz” diye konuştu. Uluslararası kuruluşlar, Guantanamo’da tutulan esirlerin hukuki durumlarının açıklığa kavuşturulması için ABD üzerinde baskı kurmaya çalışıyor. Ancak, Amerikan yönetiminin, esirler için Cenevre Sözleşmesi’ndeki “savaş esiri” statüsünü kabul etmemesi nedeniyle, bu girişimler sonuçsuz kalıyor. ABD, toplama kampına kapattığı yüzlerce kişiye “yasadışı savaşçı” adlı yeni bir statü vermiş bulunuyor.
    Bosna’da kanlı izler silinmedi
    Yüzbinlerce insanın öldüğü iç savaşların ardından zor günler yaşayan Bosna’da, ekonomi Batı’dan gelen “yardımlara” bağımlı hale geldi. İşsizlik had safhaya ulaşırken halkların birbirine kışkırtılmasının izleri silinemiyor. BM’nin “sömürge valisi” yetkileriyle Bosna’ya atadığı Paddy Ashdown, Almanya Dışişleri Bakanı Joschka Fischer’i ziyaretinin ardından Berlin’de yaptığı açıklamada, Bosna nüfusunun büyük bir bölümünün yoksulluk sınırının altında yaşadığını itiraf etti. Bosna’nın önündeki en büyük engelin ekonominin içinde bulunduğu durum olduğunu söyleyen Ashdown, Avrupa Birliği’nin sorunların üstesinden gelebileceğini savundu. Almanya Dışişleri Bakanı Fischer ise, Almanya’nın bu ülkeye olan yardımının süreceğini söyledi. Ashdown ve diğer AB yetkilileri, Bosna’da başkanlık seçimlerinin yapılmasını ve mültecilerin geri dönmesini ‘başarı’ olarak gösteriyor. Ama Bosna hâlâ 1992-1995 arasındaki savaşın izlerini silemedi. Bosnalı Müslümanlar, Hırvatlar ve Sırplar arasında yaşanan savaşta 25 bin kişi ölmüştü. O günden bu yana ülke, Batı’nın para yardımı ile ayakta duruyor. Fakat etnik gruplar arasındaki gerginlik sürüyor ve hem suç oranı hem de çürüme artıyor. Çalışabilir nüfusun neredeyse yarısının işsiz olduğu Bosna’ya yapılan uluslararası yardım da gün geçtikçe azalıyor. Birleşmiş Milletler araştırmaları, ülkenin genç nüfusunun büyük bölümünün karamsar olduğunu ve ülkeyi terketmek istediğini ortaya koyuyor.
    Filipinler halkı Bush’u bekliyor!
    ABD Başkanı George W. Bush, Asya gezisi kapsamında bugün Filipinler’de olacak. Savaş karşıtları, Bush’u protesto etmeye hazır. Filipinler Devlet Başkanı Gloria Macapagal Arroyo; ziyaret sırasında “terörizm ve yoksullukla mücadele” amaçlı anlaşmalar imzalanacağını söylemişti. ABD’li temsilcilerin Filipinler hükümeti ile MILF (Moro İslami Kurtuluş Cephesi) arasındaki barış görüşmelerine de katılacağı, bunun karşılığında MILF’nin Endonezya’daki İslami Cemaat ile ilişkisini kesmesini şart koştukları açıklandı. Filipinler’deki muhalif grupların bir araya gelerek oluşturduğu Yeni Yurtseverler Birliği’nin Genel Sekreteri, Bush’un ziyaretini, ABD politikalarını protesto etmek için bir fırsat olarak kullanacaklarını söyledi. Bush’un ziyareti boyunca yapılacak eylemlerde Irak ve Afganistan’daki işgalin sona ermesi, ABD askerlerinin Filipinler’den çıkması, Amerika’ya askeri destek vermemesi gibi talepler ileri sürülecek. Geçtiğimiz ay yapılan Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Cancun zirvesinde protesto gösterileri düzenleyen köylü örgütü KMP de, sokaklara çıkarak 100 ABD bayrağı yakacaklarını duyurdu. 100 bayrak; Filipinliler halkının Amerikan sömürgeciliğine karşı 100 yıldır verdiği savaşı sembolize ediyor."

    Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net