Yine Guantanamo, yine işkence
ABD’nin, işgal ettiği çeşitli ülkelerde esir aldığı kişileri tuttuğu Guantanamo üssüyle ilgili işkence haberlerinin ardı arkası kesilmiyor. Son olarak, Küba’daki üste tutulan Avustralyalı David Hicks ve Memduh Habip’in yakınları, savaş esirlerine yapılan korkunç muameleyi anlattılar. Yüzlerce esirin, hiçbir resmi suçlama olmadan 2 yıldan uzun bir süredir tutulduğu askeri üs, defalarca işkence ve intihar olaylarıyla gündeme gelmişti. Burada tutulduktan sonra serbest bırakılan az sayıda kişinin anlattıkları, esirlerin el ve ayaklarının zincirlendiğini, metal çubuklarla dövüldüklerini, günlerce küçük ve soğuk odalarda tutulduklarını gösteriyor. David Hicks ve Memduh Habip’in avukatı Richard Bourke, işkence aktarımlarına yenilerini ekledi. Avukat, esirlerin bayılana kadar güneş altında tutulduklarını, kimi zaman da plastik mermilerle vurulduklarını açıkladı. Müvekkilinin ifadesinin de işkence ile alındığını belirten Bourke, üste yaşanan intihar girişimlerinin de, burada yaşananların açık göstergeleri olduğunu belirtti ve BM İşkence ile Mücadele Komitesi’nin harekete geçmesini istedi. David Hicks’in babası Terry Hicks de, oğlunun işkence gördüğünü duyduğunda üzüldüğünü ama şaşırmadığını belirterek, “Avukatın açıklamaları oğlumla ilgili kaygılarımı doğruladı” dedi. Terry Hicks, “Biz ABD’nin tutukluları uyutmamak için farklı işkenceler uyguladığını biliyorduk, şimdi bu yöntemlerin neler olduğunu da biliyoruz” diye konuştu. Uluslararası kuruluşlar, Guantanamo’da tutulan esirlerin hukuki durumlarının açıklığa kavuşturulması için ABD üzerinde baskı kurmaya çalışıyor. Ancak, Amerikan yönetiminin, esirler için Cenevre Sözleşmesi’ndeki “savaş esiri” statüsünü kabul etmemesi nedeniyle, bu girişimler sonuçsuz kalıyor. ABD, toplama kampına kapattığı yüzlerce kişiye “yasadışı savaşçı” adlı yeni bir statü vermiş bulunuyor.
Bosna’da kanlı izler silinmedi
Yüzbinlerce insanın öldüğü iç savaşların ardından zor günler yaşayan Bosna’da, ekonomi Batı’dan gelen “yardımlara” bağımlı hale geldi. İşsizlik had safhaya ulaşırken halkların birbirine kışkırtılmasının izleri silinemiyor. BM’nin “sömürge valisi” yetkileriyle Bosna’ya atadığı Paddy Ashdown, Almanya Dışişleri Bakanı Joschka Fischer’i ziyaretinin ardından Berlin’de yaptığı açıklamada, Bosna nüfusunun büyük bir bölümünün yoksulluk sınırının altında yaşadığını itiraf etti. Bosna’nın önündeki en büyük engelin ekonominin içinde bulunduğu durum olduğunu söyleyen Ashdown, Avrupa Birliği’nin sorunların üstesinden gelebileceğini savundu. Almanya Dışişleri Bakanı Fischer ise, Almanya’nın bu ülkeye olan yardımının süreceğini söyledi. Ashdown ve diğer AB yetkilileri, Bosna’da başkanlık seçimlerinin yapılmasını ve mültecilerin geri dönmesini ‘başarı’ olarak gösteriyor. Ama Bosna hâlâ 1992-1995 arasındaki savaşın izlerini silemedi. Bosnalı Müslümanlar, Hırvatlar ve Sırplar arasında yaşanan savaşta 25 bin kişi ölmüştü. O günden bu yana ülke, Batı’nın para yardımı ile ayakta duruyor. Fakat etnik gruplar arasındaki gerginlik sürüyor ve hem suç oranı hem de çürüme artıyor. Çalışabilir nüfusun neredeyse yarısının işsiz olduğu Bosna’ya yapılan uluslararası yardım da gün geçtikçe azalıyor. Birleşmiş Milletler araştırmaları, ülkenin genç nüfusunun büyük bölümünün karamsar olduğunu ve ülkeyi terketmek istediğini ortaya koyuyor.
Filipinler halkı Bush’u bekliyor!
ABD Başkanı George W. Bush, Asya gezisi kapsamında bugün Filipinler’de olacak. Savaş karşıtları, Bush’u protesto etmeye hazır. Filipinler Devlet Başkanı Gloria Macapagal Arroyo; ziyaret sırasında “terörizm ve yoksullukla mücadele” amaçlı anlaşmalar imzalanacağını söylemişti. ABD’li temsilcilerin Filipinler hükümeti ile MILF (Moro İslami Kurtuluş Cephesi) arasındaki barış görüşmelerine de katılacağı, bunun karşılığında MILF’nin Endonezya’daki İslami Cemaat ile ilişkisini kesmesini şart koştukları açıklandı. Filipinler’deki muhalif grupların bir araya gelerek oluşturduğu Yeni Yurtseverler Birliği’nin Genel Sekreteri, Bush’un ziyaretini, ABD politikalarını protesto etmek için bir fırsat olarak kullanacaklarını söyledi. Bush’un ziyareti boyunca yapılacak eylemlerde Irak ve Afganistan’daki işgalin sona ermesi, ABD askerlerinin Filipinler’den çıkması, Amerika’ya askeri destek vermemesi gibi talepler ileri sürülecek. Geçtiğimiz ay yapılan Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Cancun zirvesinde protesto gösterileri düzenleyen köylü örgütü KMP de, sokaklara çıkarak 100 ABD bayrağı yakacaklarını duyurdu. 100 bayrak; Filipinliler halkının Amerikan sömürgeciliğine karşı 100 yıldır verdiği savaşı sembolize ediyor."
|