Mahkemeler kimin için karar verebilir?
Normandy Şirketi, mahkemelerin verdiği kararların hiçbirine uymuyor. Normandy hakkında verilen son mahkeme kararı, maden çevresindeki ormanlık alanın şirket tarafından kullanılamayacağı yönündeydi. Ancak; İzmir-Bergama, Eşme, Sivrihisar Elele Hareketi’nin pazar günü Bergama köyleri ve madene düzenlediği gezi, şirketin son mahkeme kararına da uymadığını gösterdi. Gezi, mahkeme kararlarının uygulanmasını sağlamakla yükümlü polis ve jandarmanın da bu hukuksuzluğa ortak olduğunu ortaya koydu. Bergama köylerine düzenlenen gezi, turistik olmaktan çok mücadeleye dair mesajlar taşıyordu. Gezinin amaçlarından birisi, 13 yılı aşkın bir süredir topraklarında siyanürle altın madenciliği yapılmasına karşı direnen Bergama köylülerinin, üst üste kazandıkları yargı zaferlerine rağmen, madenin hâlâ çalışmasından duydukları kırgınlık ve moral bozukluğunu gidermekti. Diğer bir amaç, en son alınan mahkeme kararının uygulanıp uygulanmadığını yerinde gözlemlemekti. Çünkü, altın işletmesinin orman alanını kullanma izni, mahkeme tarafından iptal edilmişti ve bu kararın gereğini yapmak zorunda olan şirketin, kullandığı orman arazisini 9 Mayıs’a kadar terk etmesi gerekiyordu. Bu tarihten sonra madenin orman alanını kullanmaya devam etmesi, yıllardır sürdürdüğü hukuksuzluğa bir yenisini eklemesi anlamına geleceği gibi, yargı kararlarının bir kez daha çiğnenmesinin ve devlet görevlilerinin uluslararası bir altın tekeline söz geçirememesinin de delili olacaktı.
Eğitim-Sen’li öğretmenler sürgüne gönderiliyorlar
Rıfat Dağdelen Anadolu Lisesi’nde müdür yardımcısı olarak görev yapan iki Eğitim-Sen üyesi öğretmen, okul müdürünün geçirdiği soruşturma sürecinde görevlerinden alınarak, ilçe içerisindeki iki ayrı ilköğretim okuluna sürgün edildiler. Eğitim-Sen Soma Temsilcisi Muharrem Türkseven yaptığı açıklamada, “Çevrelerinde demokrat kişilikleriyle tanınan öğrenci, öğretmen ve veliler ile her zaman olumlu ilişkiler içerisinde olan bu insanların, hiçbir belge ve kanıta dayandırılmaksızın, savunmaları dahi alınmadan görevden alınmaları, Milli Eğitim başta olmak üzere tüm devlet kadrolarında KESK üyesi yöneticilere ve demokrat insanlara karşı tahammülsüzlüğün açık bir göstergesidir” dedi. Mevcut hükümetin kadrolaşma düşüncesiyle hukuk tanımaz bir şekilde politika izlediğini dile getiren Türksever, sözlerine şöyle devam etti, “Haksız bir şekilde sürgün edilen üyelerimizin sendikal ve hukuksal dayanaklarımızla arkasında olacağımızı bildiriyoruz.”
Deprem denetçilere yaradı
İzmir’in Urla ve Seferihisar ilçeleriyle Bingöl’de meydana gelen depremlerin ardından, Ege ve Dokuz Eylül üniversiteleri ile İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi’ne “Binam sağlam mı?” diye müracaat edenlerin sayısında “çok büyük” artış olduğu bildirildi. Ege Üniversitesi (EÜ) İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Orhan Yüksel yaptığı açıklamada, bina kontrolü isteği açısından “yoğun” bir taleple karşı karşıya kaldıklarını belirtti. Özellikle kamu binaları ve okullardan da kontrol için talep geldiğini, bölümün ilk etapta, binalarda malzeme, zemin ve taşıcıyı sistemleri incelediğini kaydeden Prof. Dr. Yüksel, durumun tespit edilmesinden sonra “takviye” gerekip gerekmediğine karar verildiğini söyledi. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Selçuk Türel ise, özellikle apartman yöneticilerinden binaların incelenmesi yönünde “çok talep” aldıklarını söyledi.
Protesto Alanı’na protesto
12. Bahar Şenlikleri’ni sponsorlara satarak özelleştiren Çukurova Üniversitesi Rektörlüğü, dün de Protesto Alanı açılışını düzenledi. Açılışta hayli ilginç görüntüler yaşandı. Çukurova Üniversitesi öğrencileri Protesto Alanı açılışını ve Rektör Yalçın Kekeç’i protesto ettiler. Üniversitenin özel güvenlik elemanları da protestodan dolayı rektöre sahip çıkarak öğrencileri protesto ederken, daha sonra söz alan bir grup üniversite çalışanı işçi ise, kadro istediklerini duyurdular. Anadilde eğitim hakkına rekor düzeyde soruşturma açarak, öğrencilere cezalar yağdıran, ABD’nin Irak saldırısı protesto gösterilerinden dolayı öğrencilere soruşturmalar açan Çukurova Üniversitesi Rektörü Yalçın Kekeç, bunların üstüne ne kadar demokratik olduğunu göstermek isteyince başına gelmedik kalmadı. Üniversitenin boş tarlaların va mezarlığın bulunduğu en ücra köşesinde inşa ettiği Protesto Alanı’nın açılışına, yanındaki yönetim kadrosu ve üniverisite güvenlik elamanlarıyla oldukça esprili bir şekilde gelen Rektör Yalçın Kekeç, açılış programında neye uğradığını şaşırdı. Protesto Alanı’nın açılışına etraftaki memurlara “Ne o, protesto mu ediyorsunuz?” şeklinde espirilerle oldukça keyifli bir şekilde giren Rektör Yalçın Kekeç, açılış programını gökkuşağı renklerinden oluşan kurdeleleri keserek başlattı. Kekeç, kurdelelerin çok renkli olmasını farklı renklere, farklı seslere yasal sınırlar içinde söz hakkı tanımakla açıkladı.
|