Bugün medyanın, televizyonların, bangır bangır ABD’yi öven konuşmalarının sonudur. Bir inanç savaşının, bir halkın var olma savaşının başlangıcıdır. Bugün, dünyanın bekçi köpeği olan her ülkenin çöplüğünün tek horozu olma sevdasındaki ABD’nin “voltran, voltran, voltran” çizgi filmiden başka bir şey olmadığının resmidir.
Yanı başımızda alevlenen bir savaş var. Çocukların, bebeklerin ve kadınların öldüğü ve bir ırkın çeşitli bahanelerle yok edilmesi hikâyesidir. Bütün dünyayı silahsızlandırma sevdasında olan Bush’un, kendi ülkesini ve sömürgelerini en gelişmiş savaş oyuncakları ile doldurma yarışıdır. Yıllardır katledilen Filistin halkı, Bosnalı Müslümanlar, Türkmenler, Abazalar, Çeçenler, bunları görmek istemeyen ABD, nedense konu petrolü, yeraltı zenginlikleri, sıcak denizlere inme sevdası olunca kendini silahsızlanmadan sorumlu bakan gibi görmeye başladı. Savaş boyalarını sürüp havalar atarak Irak’ın yoluna düştü. Oysa; fethedilmeye hazırlanan toprak ne Kızılderililerin toprağı, ne de yıllarca savaştan bıkmış bir Afganistan değildi. Bir inanç, bir hırs ve intikam arzusuyla yanan Kuveyt oyunuyla yıllarca hain damgası vurulan bir halk ve bir liderin arenasıydı. İşte Bush bunu hesaba katmadı. Boyunun ölçüsünü dilerim alır. Ve bugün zaten halkı da (ABD) bunu her yerde “Kendinden utanmalısın” diye zikretmektedir.
Kıssadan hisse bence şudur; İnanç, irade ve azim, bazı şeylerin başarılması için gereklidir. Şu an, tüm medyada gördüklerimiz “Ülkesini terk etmeyen bir liderin var olma savaşıdır.” Allah onlarla olsun, ABD’yi ikinci bir Vietnam şokuyla uyandırsın diliyorum.
Niye savaş, niye kavga, niye silah?
İnsanların insanca yaşaması gerektiğine inanıyorsak, niye? Bir anlam vermek çok zor. İnsanı insana kırdırmak, bir insanı esir edebilmek için diğer ülkenin insanı, onlarca mermi atıyor. Acaba kendi kardeşine, anasına, babasına bunu yapabilecek miydi? Bize insan olduğumuzu unutturacak neler oldu? Yahudi, Ermeni, Şii, Alevi, Müslüman hepimiz insanız. Etten ve kandan oluşuyoruz. Bize bunu unutturacak neler yapıldı? Bence kahrolsun Napolyon. Bunu unutmayalım. Her şeyin başı para mı yoksa ABD’nin siyasi emelleri mi?
Savaşı Irak’ı alarak bitirmeyecek, ardından Suriye, Güney Kore, Çin ve Asya’ya hakim olmak onun en büyük emeli. Sadece petrol yatakları değil. Rejim olarak da hükmetmek. Aynı Türkiye’ye uyguladıkları gibi gel deyince gelecek, git deyince gidecek.
Neden yapılacak? Kredileri geri çektikleri halde, bir anda 8.5 milyar dolarlık yardım paketini Türkiye’ye açtıklarını söylüyorlar. Yine AKP yönetimi gizli oturumlarla ülkemin hangi yöresini peşkeş çekti. Sıra Diyarbakır, Mardin’e mi geldi? Ama biz Kürt ile Türk ile Alevi ve Sunni ile Türkiyeyiz. Bizim toprağımızın bir köşesini ayıramızlar. Bizdeki yürek gücü hiçbir ülkenin vatandaşında yoktur. Biz hep biriz. Hiçbir zaman Türk-Kürt olarak ayrılmadık. ABD, Kürt ve Türk düşmanlığı diye ortaya bir şeyler atıyor. Türkiye’yi ayırmak istiyor. Amaç sadece Irak değil, bence Türkiye’yi de bölmek. Biz Türkiyeliyiz. Bunu unutmamalıyız.
Irak’taki halkın gözünü boyamak için Bush her gün TV’ye çıkıp, “biz sizin iyiliğinizi istiyoruz” diyor. Peki niye bombalıyor? Niye su rezervlerini patlattı? Onca çocuğu, kadını, genci hastalıklara maruz bıraktı. Niye binlerce anaları ağlatıyor?
İster Amerikalı ister Iraklı olsun, orada ölenlerin insan olduğunu unutmayalım. Niye oradaki masum çocuklar ölsünler! Kitap, kalem tutan elleri niye silah tutsun! Biz çocuklarımızın ufacık bir hastalığında deliler gibi dolaşıp onlara elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Oradaki analar, hasta çocuklarının başında çaresiz bekliyor. Su bekliyor, çocuklarına bir şeyler yedirebilmek için, ABD ve onun uşaklarının getirdiği erzaklardan alabilmek için kavgalar ediyorlar. Ne günahı vardı o sübyanların, o masumların. İnsanlık dışı.