www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Direnişi bastırma çabası
Irak’ın başkenti Bağdat’ta yerleşim alanları, ABD-İngiliz hava kuvvetlerinin bombardımanına hedef olmayı sürdürüyor. Dünkü bombardımanlarda 6 sivil katledildi, onlarca kişi yaralandı.

CONİLER ÇAKILIP KALDI
Mardin ve Kızıltepe’deki organize sanayi bölgelerinde bekleyen amerikan askerleriyle araç ve gereçlerinin sevkıyatı, “yeterli güvenlik önlemi” alınmadığı gerekçesiyle ertelendi.

Sığınacak yerimiz yok
Türkiye’de, halkı savaştan koruyacak sığınaklar yok denecek kadar az. Nüfusu 15 milyona yaklaşan İstanbul’da bile sadece birkaç sığınak var.

Hükümetten ‘emperyalist niyetler
   taşımadık’ savunması

Barışı sağlamak ve bunun mümkün olmadığı durumda ülke menfaatlerini korumak için çaba sarfettiklerini, ancak içeride ve dışarıda haksız saldırılara uğradıklarını öne süren Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek...


Direnişi bastırma çabası
Irak’ın başkenti Bağdat’ta yerleşim alanları, ABD-İngiliz hava kuvvetlerinin bombardımanına hedef olmayı sürdürüyor. Dünkü bombardımanlarda 6 sivil katledildi, onlarca kişi yaralandı.
Önceki gece ise; bir çiftliğe düzenlenen bombardımanda, 11’i çocuk 20 Iraklı sivil öldü. Tanıklar, yoksul bir semtteki çiftliğe bomba isabet ettiğini, üç evin yerle bir olduğunu, 10 kişinin yaralandığını bildirdiler.
Bağdat’ın başka bir bölgesinde yine onlarca sivil ağır bombardımana maruz kaldı. Zafraniye Mahallesi’nde 6 sivilin can verdiği, 6’sının da yaralandığı bildirildi. Şehirde saldırılar yüzünden telefon hatları çalışamaz hale geldi, iletişim ve posta dairesi harap oldu.
Büyük yangın
Iraklı yetkililer, şehrin güney ve doğusuna düzenlenen saldırılarda, bir başkanlık sarayının yanı sıra Saddam Fedaileri’nin eğitim binasının hedef alındığını, şehir merkezi yakınlarında da patlamalardan sonra büyük bir yangın çıktığını söylediler.
Dünkü bombardıman, öğleden sonra giderek yoğunlaştı. Son olarak, bir başkanlık sarayı daha vuruldu.
Bağdat’ın yanı sıra, Kerkük ve Musul gibi kentler de bombalanıyor.
100 Iraklı öldürüldü
Bağdat’ın güneyindeki Necef kentini kuşatan Amerikan askerleri ise, 100 Iraklı’yı öldürdüklerini bildirdiler. ABD Merkez Komutanlığı’ndan yapılan açıklamada, 50 kişinin de “ele geçirildiği” belirtildi. Hindiye kasabasında 15 Irak askerinin öldüğü açıklandı.
İşgal kuvvetleri, Nasiriye’de halkın direnişini kırmak için asker yığınağını artırıyor. BBC, bölgeye 5 bin Amerikan askerinin daha gönderildiğini bildirdi.
‘Ya çekilin ya da...’
Irak Dışişleri Bakanı Naci Sabri, dünkü açıklamasında, “Amerikan ve İngiliz birlikleri geri çekilmediği takdirde, çöl onların mezarı olacak” dedi. Sabri, “Bu çölü, Amerikalılar ve İngilizler için büyük bir mezara çevireceğiz. Topraklarımızdan sağ çıkamayacaklar. Onlar, Irak’ı parçalamak isteyen sömürgeci güçlerdir. Bu güçler birleşik bir Irak istemiyorlar” diye konuştu. Sabri, Arap ülkelerinden 5 binden fazla gönüllünün Irak’ta bulunduğunu da açıkladı.


Başa dön


CONİLER ÇAKILIP KALDI
Halkın tepkisinden korkan ABD askeri, Mardin’den çıkamadı. Urfa’da halkın ABD askerini protesto ederek taşlamasının ardından, Mardin ve Kızıltepe’deki organize sanayi bölgelerinde bekleyen ABD askerleriyle araç ve gereçlerinin sevkıyatı, “yeterli güvenlik önlemi” alınmadığı gerekçesiyle ertelendi.
Mardin Organize Sanayi Bölgesi içinde TIR’lara yüklenen ve aralarında Hummer cipler, jeneratör, iş makinesi gibi araç ve gereçlerinde bulunduğu askeri malzemelerin, dün İncirlik’e sevk edilmesi bekleniyordu. Ancak, sabah erken saatlerde yapılması beklenen sevkıyat, Urfa’daki taşlama olayının etkisiyle yapılamadı.
ABD askeri yetkililerinin, Türk yetkililerden yol boyunca güvenlik önlemi almalarını istediği belirtiliyor.
Türk askeri yetkililerinin de olumlu yanıt verdiği, ancak güvenlik önlemlerinin düne yetişmediği ve sevkıyatın bugüne ertelendiği ileri sürülüyor.
Halk taşa tutmuştu
ABD’ye ait üç füze mermisinin geçtiğimiz günlerde Urfa’nın Birecik, Viranşehir ve Dağyanı köyüne bağlı Murdesi mezrasına düşmesinin ardından, halkın ABD’ye olan öfkesi iyice arttı.
Murdesi mezrasına düşen füze mermisini inlecemek için mezraya gelen ABD heyeti, köylüler tarafından protesto edilmiş, taş ve yumurta yağmuruna tutulmuştu. Araçların camını kıran köylüler, savaş karşıtı sloganlar atmıştı.
Önceki günde İncirlik Üssü’ne gitmek için Mardin’den yola çıkan ABD askeri konvoyu, Urfa’nın girişinde bulunan Yeşildirek Mahallesi’’den geçerken yine halk tarafından taş yağmuruna tutulmuştu. Taş yağmuru sırasında iki tırın camı kırılırken, bazı araçlarında kaportalarında hasar meydana gelmişti.


Başa dön


Sığınacak yerimiz yok
Elif Görgü
ABD ve İngiltere’nin Irak’a yönelik saldırısı tüm tepkilere karşın devam ederken, bombardımanlarda şimdiye dek yüzlerce sivil hayatını kaybetti.
Savaşta yaşanan sivil kayıplar, tüm halkın korunmasını sağlamak amacıyla inşa edilen sığınakların önemini bir kez daha gündeme getirdi. Bu çerçevede Mimarlar Odası, savaş sırasında halkın korunmasına dair en önemli tedbirlerden olan “sığınaklar” üzerine bir araştırma başlattı.
Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Başkanı Eyüp Muhcu’nun verdiği bilgilere göre, İstanbul’da kitleleri koruyacak genel sığınaklar yok. Sadece az sayıda özel sığınak mevcut, ancak bunlar da oldukça yetersiz. Üstelik var olan sığınaklarda denetim yapılmıyor.
Otoparka çeviriyorlar
Özellikle metropollerde yaşayan milyonlarca insan savaşın yıkıcı, yok edici etkilerine karşı savunmasız durumda. Yoksul semtlerindeki binaların neredeyse hiçbirinde sığınağa rastlamak mümkün değil. Daha da kötüsü, olanakları yeterli olan büyük alışveriş ve iş merkezlerinde bile sığınak yok. Mimarlar Odası Şube Başkanı Muhcu, büyük iş merkezlerinde sığınakların tamamının otopark yapıldığını belirtiyor.
İstanbul’un lüks semtlerinden ister Ataköy’e gidin, ister Moda’ya durum değişmiyor. Örneğin, uluslararası alışveriş merkezi Carrefour’da hiç sığınak bulunmazken, “ödüllü” Akmerkez’deki sığınak ise garaj olarak kullanılıyor. Oysa, 1998 yılında belirlenen “Sığınak Yönetmeliği”ne göre, 50 bin metrekare kullanım alanı olan bir binada en az 2000 metrekarelik sığınak olması gerekiyor.
Genel sığınaklar önemli
Büyük alışveriş ve iş merkezlerindeki sığınaklar aslında büyük önem taşıyor. Çünkü buralar, “genel sığınak” olması gereken binalar. Çünkü, özel sığınakta insanlar birkaç gün, en fazla bir hafta kalabiliyor. Bu sürenin sonunda halkın genel sığınaklara nakledilmeleri gerekiyor.
“Olmayan” genel sığınakların oluşturulması ve denetlenmesi, hem yerel yönetimlerin hem de Sivil Savunma Müdürlükleri’nin sorumluluğunda. Mimarlar Odası, mevcut sığınakların, bu birimlerin kayıtlarına geçirilmesi ve kamuoyuna tanıtılması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, kamu kurum ve kuruluşlarında, hatta hastanelerde bile genellikle sığınak bulunmuyor.


Başa dön


Hükümetten ‘emperyalist niyetler
   taşımadık’ savunması
Barışı sağlamak ve bunun mümkün olmadığı durumda ülke menfaatlerini korumak için çaba sarfettiklerini, ancak içeride ve dışarıda haksız saldırılara uğradıklarını öne süren Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, kendilerini “fırsatçı olmadık, emperyalist niyet taşımadık” diye savundu. Türkiye’de de ekonomik savaş verdiklerini belirten Çicek, bu savaştan galip çıkacaklarını savunurken, az ötesinde aç ve işsiz bir babanın kucağındaki çocuğu kendisine uzatmasını görmezden geldi.
Bakanlar Kurulu dün savaş ve ekonomi gündemleriyle toplandı. Yaklaşık üç saat süren toplantının ardından açıklama Çiçek’ten geldi. Başbakanlık merdivenlerinde açıklama yaparken, işsiz bir babanın protestosu ile de karşılaşan Çiçek, Başbakan Yardımcısı ve Adalet Bakanı Abdullah Gül ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül’ün kurula, Irak konusunda bilgi aktardıklarını söyledi. Irak’ta “Barış alternatifi ortadan kalkınca, hükümetin doğal olarak, Türkiye’nin menfaatlerini korumaya, güvenliğini sağlamaya çaba sarf ettiğini” öne süren Çiçek, “Şunu herkes iyi bilmelidir ki, bunu yaparken fırsatçı olmadık, emperyalist niyetler taşımadık. Kendi refahımızı, kendi menfaatimizi başka milletlerin kan ve gözyaşında aramadık” savunmasını yaptı.
Mahir Çayan ve arkadaşları anıldı
Ankara Üniversitesi Öğrencileri, 30 Mart 1972 tarihinde Kızıldere’de öldürülen Mahir Çayan ve arkadaşları için anma toplantısı düzenledi. Ankara Üniversitesi Cebeci Kampusu’nda toplanan Devrimci Gençlik, Kaldıraç ve Emek Gençliği’nden bir grup öğrenci, kampus yemekhanesi önünden “Kızıldere son değil savaş sürüyor” pankartıyla yürüyüşe geçerek sloganlarla Hukuk Fakültesi önüne geldi. Bir dakikalık saygı duruşu sonrasında yapılan açıklamada, “Kızıldere Katliamı ile amaçlananın sadece Mahir’leri yok etmek değil, aynı zamanda onların yarattığı ırmakları da kurutmak olduğu” ifade edelirek, “Ancak Kızıldere bugün yaşama isyandır, yoksul Irak halkının direnişidir. Devlet ne Mahir’leri, ne de Deniz’leri yok ederek mücadelemizi bitiremedi. Mücadelemiz bugün tecrit, savaş, YÖK karşıtı eylemlerle sürüyor” denildi. Öğrenciler, açıklama sonrasında ‘Kızıldere Katliamı’nı anlatan şarkılar söyleyip Devrim Andı’nı okuduktan sonra şekilde dağıldılar.
Halk aç, peki büyüyen ne?
Devlet İstatistik Enstitüsü’ne (DİE) göre, 2002 yılında kişi başına Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) değeri bir önceki yıla göre yüzde 21.7 oranında artarak 2 bin 584 dolara yükseldi. GSMH’daki artış, halka yansımazken DİE, Türkiye ekonomisinin 2002 yılında yüzde 7.8 büyüdüğünü açıkladı. 2001 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 9.4 oranında küçülmüştü. DİE’nin 2002 yılına ilişkin açıkladığı GSMH rakamlarına göre, inşaat ve mali kuruluşlar dışında tüm sektörlerde bir büyüme yaşandı. İktisatçıların stok büyümesi olarak nitelendirdiği büyüme rakamlarına göre, ithalat vergisi yüzde 23, ticaret yüzde 10.7 arttı. Devlet hizmetlerinde büyüme yüzde 0.7, kâr amacı olmayan kuruluşlardaki büyüme oranı da, yüzde 0.6 düzeyinde sonuçlandı. Bu arada DİE açıklamasına göre, 2002 yılı GSMH değeri cari fiyatlarla 273 katrilyon 463 trilyon 168 milyar lira oldu. 2002 yılında kişi başına GSMH değeri, cari fiyatlarla bir önceki yıla göre yüzde 52.7 artarak 3 milyar 927 milyon 601 bin 295 liraya çıkarken, dolar değerinde yüzde 21.7’lik artış yaşandı ve 2 bin 584 dolara yükseldi.
Halkın sağlığı Allah’a havale
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Hakkari Şubesi tarafından ilde yaşanan sağlık sorunlarına ilişkin hazırlanan raporda, personel ve araç gereç yokluğu nedeniyle sağlık sorunlarının tehlikeli boyutlara ulaştığına dikkat çekilerek, Sağlık Bakanlığı’nın acil önlem alması istendi. SES Hakkari Şubesi, il genelinde yaşanan sağlık sorunlarına dikkat çekmek ve sorunların çözümüne ilişkin önerilerde bulunmak üzere, 5 sayfalık bir rapor hazırladı. Hakkari İl Sağlık Müdürlüğü’ne de sunulan raporda, ildeki sağlık sorunlarının sivil iktidarlar tarafından askerlere havale edildiği, göçlerle nüfusu artan ilde personel ve araç gereç yetersizliği nedeniyle aile planlaması, bebek takibi ve rutin aşı hizmeti gibi hizmetlerin verilemediği kaydedildi. İl genelinde 16 sağlık evi ile 21 sağlık ocağı bulunduğu, ancak bunlardan 14 sağlık evi ile 9 sağlık ocağının personel ve araç gereç nedeniyle kapalı olduğu dile getirilen raporda, SSK Dispanserliği’nde sadece 1 doktor, 1 diş hekimi ile 7 hemşirenin görev yaptığı, hastanenin 13 bin işçi ile yakınına hizmet verdiğine dikkat çekilerek, ilde bir SSK Hastanesi’nin daha kurulmasının şart olduğu vurgulandı. Raporda, uzman doktor ve yeteri kadar sağlık personeli olmadığı için, ildeki sağlık sorunlarının sivil sağlık personeli yerine askeri sağlık personeli tarafından çözüldüğüne dikkat çekildi. Askerlerin sünnet, sağlık taraması ve Mehmetçik Sağlık Ocağı Hizmeti adı altında hizmet verdiği belirtilen raporda, yeni askeri hastaneden gelen doktorların ücret karşılığı Devlet Hastanesi’nde ameliyat yaptığı ifade edildi.
Mersin’de ‘Panzer Davası’ başladı
Mersin’deki olaylı 2002 Newroz kutlamaları sırasında, Mehmet Şen’in ölümüne neden olan panzere “hasar verdikleri” iddia edilen 175 kişi hakkında açılan tazminat davasının görülmesine başlandı. Mersin 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen duruşmaya 46 sanığın yanı sıra, avukatları Hamza Yılmaz, Kadir Arıkan, Özgür Özbek ve Nüvit Beydağ katıldı. 10 dakika süren duruşmada, sanıklar mahkemeye haklarındaki suçlamaları reddeden yazılı bir savunma sundu. Duruşmada söz alan avukatlar ise, Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin panzerdeki zarara ilişkin bilirkişi raporu hazırladığını belirterek, söz konusu rapor ile görüntü kasetlerinin mahkemeye gönderilmesini talep etti. Sanıklar hakkında DGM ve 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davaların henüz sonuçlanmadığını kaydeden avukatlar, davaya itirazda bulunduklarını belirttiler. Mahkeme, duruşmaya katılmayan sanıkların ifadelerinin alınması için duruşmayı erteledi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net