Hükümet AKP, basını İHA
Başbakanlık Ankara’da iki gün süren “Kamu Personel Rejiminin Yeniden Yapılandırılması” başlıklı bir sempozyum düzenledi. Emeğe saldırı yöntemlerinin ön plana çıktığı sempozyumun son günü Devlet Personel Başkanı Jale Aygül sempozyumu değerlendiren bir konuşma yapar. Ama konuşma metnini bir türlü gazetecilere vermek istemez. “Devlet memuruyum” diyen Aygül, sonunda sadece AA muhabirine vermeye ikna olur. O sırada İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabiri de gelir ve, “Ben de isterim, niçin sadece AA” diye tepki gösterir ve “Ben de yazmam o zaman” diyerek kızgın bir şekilde oradan ayrılmak ister. Aygül gazetecinin, “İHA” muhabiri olduğunu öğrenince tutuşur. Elindeki kendi nüshasını İHA muhabirine verir. Diğer gazetecilerin saatlerce ikna edemedikleri ve “devlet memuruyum” cevabı aldıkları Aygül İHA’ya karşı ‘yumuşamıştır’. Eee ne de olsa iktidar AKP, yayın organı da bir şekilde İHA’dır!
Yeri belirsiz bir eylem...
Greenpeace üyeleri Meclis’in önünde Irak’a saldırıyı protesto kararı alır. Ama öyle açık açık Meclis’in önünde eylem yaptırmazlar ki adama! Gizlilik içerisinde yapılması gereken eylemin duyulması gerektiği için de basına haber verilir. Ancak basına haber vermek polise haber vermek anlamına gelir. Onun için eylem haberi, basın kuruluşlarına telefonla, “Biz eylem yapacağız. Buluşma saat 09.00’da BELPA otopakında” diye ulaştırılır. Zaman ilerler buluşma yeri ve saatinde muhabirler gider, beklemeye başlar. Greenpeace üyeleri de buluşma yerine gelince -tabii polis de gelir- muhabirler başlar Greenpeace üyelerini sıkıştırmaya, “Eylem nerde? Ne eylemi olacak?” diye... Ama Greenpeace üyeleri ser verir sır vermezler. Organizasyon iyi gidiyordur. Herşey plana uygundur, bir de gazetecileri eylem yerine götürmek için otobüs tutulmuştur. Ama o da ne, polis otobüse el koyar! Zaman ilerler, bir başka buluşma yeri verilir. Oraya gidildiğinde herkes kendi vasıtasıyla öndeki taksiyi takip eder, ta ki Meclis’in önüne kadar... Heyecanlı eylem başlar. Greenpeace üyeleri kendilerini zincirlemişler, kanlar içinde ölü bebekler, ABD dolarları derken, polis müdahale eder. Eee, tabii müdahale de öyle, “Hadi kardeşim burası Meclis önü, lütfen gider misiniz?” şeklinde değil, yerde sürükleme, bağırıp çağırma biçimindedir... Bu sırada polisin biri, bir eylemciyi sürükleyerek polis otosuna götürmektedir. Eylemci bağırır, “dur canım yanıyor” diye. Polis dinler mi? Hem sürükler, hem de yanıt verir: “Sen sağlam adamsın, sana bi şey olmaz!”
Meclis'te bu hafta
Yeni bir "savaş tezkeresi"nin bu hafta içinde getirilmeyeceğinin anlaşılmasının ardından, Meclis olağan gündemine dönüyor. 2003 Yılı Bütçe Tasarısı'nın sunulması halen beklenirken, TBMM'nin bu haftaki en önemli gündemi, tüketici haklarıyla ilgili yasal düzenleme olacak. Yarını, "denetim faaliyetleriyle" geçirecek olan Meclis'te, çarşamba günü tüketici haklarını korumaya ilişkin yasa tasarısı ele alınacak. Meclis'in gündeminde şu konular da var: "AB ile Bütünleşme Komisyonu" kurulması; yurtdışındaki vatandaşlara bedelli askerlik imkânı verilmesi ve özelleştirilecek kuruluşlardaki işçilerin memurluğa geçirilmesi konularının Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülmesi.
|