www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Topyekün mücadele çağrısı
EMEP; savaşa, emperyalizme, Amerikan güç odaklarına ve işbirlikçilerine karşı topyekün mücadele çağrısı yaptı. EMEP’in 3. Olağan Genel Kongresi’nde, ABD’nin Ortadoğu’daki hakimiyet planları doğrultusunda Türkiye’yi de felakete sürükleyeceğine işaret edildi.

Bir seferberlik konferansı
EMEP'in 3. Konferansı'nda, "emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı halk güçlerini birleştirme" hedefi tartışıldı ve bu yönde görevler belirlendi.

AKP kulislerinde tezkere fıkraları
AKP’nin ‘ikna’ toplantılarından birinde Konya Milletvekili Mustafa Ünaldı tezkereye karşı çıkan bir konuşma yapıyor. Durumu net olarak anlatmak için de şu fıkrayı anlatıyor...


Topyekün mücadele çağrısı
EMEP’in 3. Olağan Genel Kongresi dün Ankara’da gerçekleşti. Kongrede; savaşa, emperyalizme, Amerikan güç odaklarına ve işbirlikçilerine karşı topyekün mücadale çağrısı yapıldı.
Kongrede; bağımsızlık, demokrasi ve halk iktidarı için partililerin seferber olması karar altına alındı. Kongrede, Levent Tüzel yeniden genel başkanlık görevine getirildi.
Kongre dün Altınpark’taki Anfa Salonu’nda 597 delege, yüzlerce partili ve konukların katılımı ile yapıldı.
Kongre misafirleri
EMEP Kongresi’ni misafir olarak izleyenler arasında şu isimler yer aldı:
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Sami Evren, Türkiye Mimar ve Mühendis Odaları Birliği Genel Başkanı Kaya Güvenç, Türkiye İnsan Hakları Vakfı Genel Başkanı Yavuz Önen, Deniz Gezmiş’lerin Avukatı Halit Çelenk, HADEP Genel Başkanı Ahmet Turan Demir, DEHAP Genel Başkan Yardımcısı Ferhat Yeğen, SDP Genel Başkanı Akın Birdal ile MYK üyeleri, ÖDP MYK üyesi Ali Yiğit ve Fatma Ergün, SP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu, Almanya’dan Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Kaya, İsviçre’den DİDF üyesi Cemil Kılınç, Londra’dan Türk ve Kürt Toplumu Dayanışma Merkezi üyesi Ali Kaya.
“IMF bütçesine hayır, bağımsız demokratik Türkiye”, “Savaşa hayır, kahrolsun emperyalizm”, “Gençlik gelecek gelecek sosyalizm”, “Emek, barış, demokrasi, kardeşlik için birleşelim” ve Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin’in İnan’ın resimlerini taşıyan “Denizlerle çoğalarak yarınlara” pankartları ile süslenen salonda, gençler de “İş, bilim, özgürlük” yazılı önlükleri ile yerini aldı.
Kongre katılımcıları sık sık şu sloganları attı:“İşçilerin birliği sermayeyi yenecek”, “Savaşa hayır, yaşasın halkların kardeşliği”, “Savaşa karşı genel grev, genel direniş”, “Tecride hayır yaşasın halkların kardeşliği.”
Kongrede, divan oluşumunun ardından EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, partililere ve konuklara seslendi. Tüzel’in ardından da, konuklar söz aldı.
GYK sayısı düşürüldü
Konukların konuşmalarının ardından kongrede önergeler divana sunuldu. Savaşa ve emperyalizme karşı mücadelenin yükseltilmesi, Kürt sorununun demokratik çözümü için emekçilerin aydınlatılması ve bu perspektifle mücadelenin örülmesi, emekçi kadınların örgütlü hareketi için gerekli çabanın güçlendirilmesi ve Emek, Barış ve Demokrasi Bloğu’nun harekete geçmesi konularında verilen önergeler oylandı. Söz konusu önergeler oybirliği ile kararlar haline getirildi.
Kongrede, aidat ve kongre delege sayısı ile ilgili tüzük maddelerinde değişiklikler yapıldı. Tüzükte, il ve ilçe kongrelerinin süresi büyük kongrelerin süresi ile eşitlenirken, gençlik kolu oluşumunun il yönetimleri kararı ile gerçekleşebileceği kararlaştırıldı. GYK’nın sayısı 45’ten 35’e düşürüldü.
Kongrede yapılan seçimler sonucunda, Levent Tüzel oybirliğiyle yeniden genel başkanlık görevine getirildi. Levent Tüzel, 3 Kasın seçimlerinde Emek, Barış ve Demokrasi Bloğu’nun milletvekili adayı olmuştu. (Evrensel)

SAVAŞ CEPHESİ KAYBETTİ
EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel:
Savaşla yatıp kalktığımız günlerin içindeyiz, yeni bir dünya imparatorluğu için sefere çıkmış durumda. Emperyalist güçler varlığı sürdürmek için yeni paylaşımlar peşinde, Balkanlar’da yaşanan saldırganlık, kan içicilik, Ortadoğu’ya taşınmak isteniyor. Bugün daha iyi görüyoruz ki Afganistan’a yerleşen ABD’li güçler Irak ile de durmayacak. Bu haksız yönetim, bu emperyalist anlayış, uluslararası hukuk, BM kararı alamayacağını ilan edebiliyor. Avrupa Parlamentosu onay vermemişken kirli bir işbirliğine giriştiler. Önce kan bedeli istediler, nasıl bir koyup üç alırız, nasıl söz sahibi oluruzun hesabını yaptılar. ABD askerleri bölük bölüm ülkemize yerleştiler. Amerikan savaş cephesi bu kez kaybetti. Savaş tezkeresini Meclis’ten çıkaramadılar. Amerika’ya teslim olmuş hükümet ihanetine yasallak ve meşruiyet aradı. Tehlike henüz geçmiş değil. Onlar şimdi daha saldırgan. Hükümet ilk fırsatta bir saldırganlık atağına geçecektir. Hükümet halka rağmen yaptığı işbirliğinin hesabını vermelidir. Hükümet meşruiyetini kaybetmiştir, derhal istifa etmelidir. Sınır dışındaki silahlı güçler ülkesine geri gitmelidir. Görev bitmiş değil. Türkiyeli emekçilerin bağımsızlığa ve demokrasiye şiddetle ihtiyacı var. Seçimlerde içinde yer aldığımız bloku güçlendireceğiz. Emperyalistler karşısında bütün dünyaya barış çağrıları çıkartan emekçiler, bu anlayış etrafında birleşmesini başarabilmişlerdir. Şimdi savaşa ve emperyalistlere karşı bütün güçler yeni bir ulusal kurtuluş mücadelesini örgütlemesi lazımdır. Gün bu gündür. Bütün ülkelerin işçileri birleşin. Bu onurlu görevin en önünde partililer olacaktır. Görev sizde. Halkı uyandırmak, aydınlatmak, bağımsızlık, demokrasi ve halk iktidarı için görev başına.

KONUKLARIN KONUŞMALARINDAN
KESK Genel Başkanı Sami Evren: Ülkemizin içinde bulunduğu durum karşısında emekçilere, sosyalistlere düşen görev alanlarda birleşmektir. 1 Mart Türkiye emekçileri açısından tarihi bir gün olmuştur. Tezkere yeniden gündeme gelecektir. Sokaklar, alanlar dün olduğu gibi bugün de meşrudur. Onlar ikinci tezkederen henüz dönmediler. Bu pazarlığa karşı mücadeleyi tüm alanlara yaymalıyız. Sadece kuru bir savaş söylemiyle bu süreci göğüslemeyeceğimiz çok açık. Emekçilere saldırı cephesini açıyorlar. Ülkeyi yeniden şekillendirmek istiyorlar. Çözüm, topyekün saldırıya karşı hep birlikte tek yumruk olmaktır.
TMMOB Genel Başkanı Kaya Güvenç: Bizler, 15-16 Haziranları şekillendirdik. 12 Eylül öncesini ve sonrasını deşifre etti. Dün akşam sokaklarda keyif vardı. En anlamlı slogan “İncirlik yıkılsın çocuk parkı yapılsın” sologanı oldu. Barıştan yana iktidarın kurulması önümüzdeki en önemli görev. Su uyur düşman uyumaz. Bugün, yarın yeni saldırılar başlayacak. Ekmeğimize kastedenlere karşı, emekten yana siyasi iradeyi oluşturmak için çalışacağız.
Deniz’lerin avukatı Halit Çelenk: Bütün kötülüklerin özünde kapitalizm var. İnsanlığın tarih boyunca ulaşabildiği tek kurtuluş yolu sosyalizm olmuştur. Emperyalizmin maskesi bugün her zamankinden daha fazla düştü. 1968’de Denizler, Amerikan askerlerini denize dökmüştü. Bugün tıpkı onlar gibi mücadeleyi yükseltmenin zamandır.
HADEP Genel Başkanı Ahmet Turan Demir: Kardeş partimiz olarak, partinizin kongreden güçlenerek çıkacağını ve halkların ileri mevzilere taşınmasında önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum. Türkiye ve dünya halkları savaş istemiyor. Çatışma döneminde acı çekmiş bir toplum olarak, savaşa izin vermeyeceğiz. Türkiye KADEK Genel Başkanı Abdullah Öcalan’a uygulanan tecritle de bir iç savaşa sürüklenmek isteniyor. Demokrasi güçleri seçimlerde ittifak oluşturarak, bir umut yeşertti.


Başa dön


Bir seferberlik konferansı
ABD'nin Irak'a saldırı hazırlıklarının ve Türkiye üzerindeki "tezkere" baskısının yoğunlaştığı günlerde toplanan Emeğin Partisi (EMEP) 3. Konferansı'nda, "emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı halk güçlerini birleştirme" hedefi tartışıldı ve bu yönde görevler belirlendi. 28 Şubat-1 Mart günleri Ankara Maltepe'deki Şato Yazar Düğün Salonu'nunda yapılan konferansta delegeler, savaşı durdurabilmek amacıyla, işbırakma ve genel direniş eylemlerinin örgütlenmesi için seferber olma görevine vurgu yaptılar.
'Örgütler kurmalıyız'
Konferansın ilk gününde Genel Yönetim Kurulu Çalışma Raporu'nu sunan Levent Tüzel, Türkiye'nin emperyalist kapışma ve çatışmaların tam ortasında ve özellikle Irak'ı işgal planında kilit noktada olduğunu vurgulayarak şöyle dedi: "Partimiz şimdi çok daha güçlü, çok daha gür bir sesle emekçi yığınları örgütlemek ve iktidara taşımak için harekete geçmelidir. Şimdi görev, tespit ve analizler yapmak değil, saldırılar karşısına güçlüce dikilmek ve örgütler kurmak üzere seferber olmaktır. Bunun için 3. Kongremiz halk güçlerini birleştirme, sermaye ve gericiliğin karşısına dikme çağrısıyla toplanmaktadır."
AKP'nin tek başına iktidara gelmesiyle birlikte açıkladığı "Acil Eylem Planı"nın, yabancı sermayenin önündeki tüm engellerin kaldırılması ve ülke emekçilerinin daha fazla sefalete sürüklenmesinden başka bir şeye hizmet etmediğini belirten Tüzel, AKP'nin Irak politikasını da "tam bir ikiyüzlülük" olarak nitelendirdi. AKP ile birlikte Meclis'te yer alan CHP'nin de, gerçek bir muhalefet izlemekten uzak ve emekçilerin taleplerine yabancı bir politika izlediğini belirten Tüzel, 3 Kasım seçimleri öncesinde oluşturulan Emek, Barış ve Demokrasi Bloğu'nun bugün çok daha büyük bir ihtiyaç olduğunu da vurguladı.
‘Blok programı yenilenmeli’
Blok programının günün görevlerini yerine getirecek tarzda yenilenmesi gerektiğini belirten Tüzel, delegelere şöyle seslendi: "Unutulmamalıdır ki partimizin öncelikli görevi ve hedefi bağımsızlık ve demokrasi sorunu, Kürt sorununun çözümü ile bağlantılıdır. Kürt emekçilerinin yanında olmasını sağlayamadığımız bir emekçinin demokrasi ve devrim mücadelesine kazanılması mümkün değildir." Sermayenin işçi sınıfı ve emekçilere yönelik saldırılarının savaş hazırlıkları eşliğinde artarak sürdüğüne dikkat çeken Tüzel, 1475 sayılı İş Yasası’ndaki değişiklik ve Devlet Personel Rejimi Yasasıyla, işçilerin ve kamu emekçilerinin haklarının gasp edilmeye çalışıldığını söyledi.
Konferansın ilk gününde, Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri değerlendiren "Politik Durum" raporu ile birlikte, "Sınıf içinde parti çalışması ve örgütsel yenilenme", "Kürt sorunu", "Kadın", "Gençlik", "Sendikal alan", "Kültür-sanat", "Yerel Yönetimler" ve "Uluslararası ilişkiler" konulu raporlar sunuldu.
'Sorumluluklarımız büyük'
İhsan Çaralan tarafından politik duruma ilişkin olarak yapılan sunumda, şu an gündemde olan emperyalist saldırının, boyutları ve hedefleri bakımından çok boyutlu olduğu belirtilerek, "Biz, bizden önceki partilerden çok daha büyük bir sorumluluk altındayız" denildi.
"Küreselleşme"nin bugün Irak'ı işgal planında somutlanan saldırısının; ülkelerin bağımsızlıkları ile belirlenen gümrük duvarlarını, ulusal sanayi ve tarımı, dünyadaki antiemperyalist güçleri ve sosyalizme ait değerleri, işçi sınıfını ve onun örgütlerini hedef aldığını vurgulayan Çaralan, Türkiye'nin Pakistan durumuna düşürüldüğünü belirtti. ABD'nin Türkiye'yi, "savaşın öncephesi" yaptığını belirten Çaralan, EMEP'in görevinin de ülkeyi savaşa karşı mücadelenin öncephesi haline getirmek olduğunu söyledi.
Çalışmanın merkezi: Gazete
Raporlarda altı çizilen en önemli nokta ise, halk güçlerinin birleştirilmesi çalışmasının, günlük gazete etrafında birleştirilmesi oldu. EMEP'in geçmiş dönem çalışması ve hedefleri değerlendirilirken, partinin hedefleri ile pratiği arasındaki uyumsuzluğun giderilebilmesi için, çalışmada istikrar ve sürekliliğin kilit bir önem taşıdığına dikkat çekildi.
Düzenle bağları zayıflayan gençliğin, kendisini örgütleyebilmesi sürecinin sosyalizm fikriyle birleşmesinin tartışıldığı konferansta, Emek Gençliği'nin sosyalizmin birikimiyle donatılması için parti örgütlerinin sorumluluk üstlenmesi vurgulandı. Gençliğin antiemperyalist mücadele hattında birleştirilmesi doğrultusunda Emek Gençliği Konferansı toplanması karar altına alındı.

MİTİNGE KATILDILAR
Konferansın ikinci gününün, 1 Mart mitingine denk gelmesi nedeni ile EMEP delegeleri eylemin başlangıç noktası olan Hipodrom'da buluştu. Sıhhiye'ye kadar kitleyle birlikte yürüyen delegeler, saat 14.00'dan itibaren konferansa devam ettiler. Delegelerin konuşmaları, organların belirlenmesi ve Tüzük'te yapılması öngörgülen değişilikliklerin değerlendirilmesiyle geçen ikinci günün sonunda delegeler hep birlikte Enternasyonal marşını okudular. Başka ülkelerden gelen kardeş parti temsilcileri de konferansı izlediler.
Konferansın ardından, “savaş tezkeresinin” Meclis'te kabul edilmediğini öğrenen EMEP delegeleri, Yüksel Caddesi'ndeki eyleme de katıldılar.


Başa dön


AKP kulislerinde tezkere fıkraları
AKP’nin ‘ikna’ toplantılarından birinde Konya Milletvekili Mustafa Ünaldı tezkereye karşı çıkan bir konuşma yapıyor. Durumu net olarak anlatmak için de şu fıkrayı anlatıyor;
“Raşit Ağa diye bir adamın bağına biri hırıstiyan, biri müslümün biri de yezidi üç kişi dalıyor. Raşit Ağa üçünü de yakalıyor ve ‘üçüne birden dayak atmayım da seçip içinden birine atayım’ diyor. Önce yezidiyi çağırıyor; ‘Ulan yezidi, bunların Allahı var sen neyine güvenerek dalıyorsun bağıma’ diyor. Sonra eşek sudan gelene kadar dövüyor yezidiyi. Onunla yetinmiyor, bu kez hıristiyanı çağırıyor. ‘Siz Allah’ı üçlersiniz günaha girersiniz. Meryem’i Allah hamile bıraktı, İsa doğdu diye’ diyor ve onu da bir güzel dövüyor. Sıra müslümana geliyor, ‘Ey müslüman sen bilmez misin kitapta başkasının malına el uzatmak haramdır’ diyor. Bir güzel dayak yiyen müslüman düşünüyor, ‘hata bende en başta dayak yiyen yezidiye sahip çıkmalıydım.’
Hükümet AKP, basını İHA
Başbakanlık Ankara’da iki gün süren “Kamu Personel Rejiminin Yeniden Yapılandırılması” başlıklı bir sempozyum düzenledi. Emeğe saldırı yöntemlerinin ön plana çıktığı sempozyumun son günü Devlet Personel Başkanı Jale Aygül sempozyumu değerlendiren bir konuşma yapar. Ama konuşma metnini bir türlü gazetecilere vermek istemez. “Devlet memuruyum” diyen Aygül, sonunda sadece AA muhabirine vermeye ikna olur. O sırada İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabiri de gelir ve, “Ben de isterim, niçin sadece AA” diye tepki gösterir ve “Ben de yazmam o zaman” diyerek kızgın bir şekilde oradan ayrılmak ister. Aygül gazetecinin, “İHA” muhabiri olduğunu öğrenince tutuşur. Elindeki kendi nüshasını İHA muhabirine verir. Diğer gazetecilerin saatlerce ikna edemedikleri ve “devlet memuruyum” cevabı aldıkları Aygül İHA’ya karşı ‘yumuşamıştır’. Eee ne de olsa iktidar AKP, yayın organı da bir şekilde İHA’dır!
Yeri belirsiz bir eylem...
Greenpeace üyeleri Meclis’in önünde Irak’a saldırıyı protesto kararı alır. Ama öyle açık açık Meclis’in önünde eylem yaptırmazlar ki adama! Gizlilik içerisinde yapılması gereken eylemin duyulması gerektiği için de basına haber verilir. Ancak basına haber vermek polise haber vermek anlamına gelir. Onun için eylem haberi, basın kuruluşlarına telefonla, “Biz eylem yapacağız. Buluşma saat 09.00’da BELPA otopakında” diye ulaştırılır. Zaman ilerler buluşma yeri ve saatinde muhabirler gider, beklemeye başlar. Greenpeace üyeleri de buluşma yerine gelince -tabii polis de gelir- muhabirler başlar Greenpeace üyelerini sıkıştırmaya, “Eylem nerde? Ne eylemi olacak?” diye... Ama Greenpeace üyeleri ser verir sır vermezler. Organizasyon iyi gidiyordur. Herşey plana uygundur, bir de gazetecileri eylem yerine götürmek için otobüs tutulmuştur. Ama o da ne, polis otobüse el koyar! Zaman ilerler, bir başka buluşma yeri verilir. Oraya gidildiğinde herkes kendi vasıtasıyla öndeki taksiyi takip eder, ta ki Meclis’in önüne kadar... Heyecanlı eylem başlar. Greenpeace üyeleri kendilerini zincirlemişler, kanlar içinde ölü bebekler, ABD dolarları derken, polis müdahale eder. Eee, tabii müdahale de öyle, “Hadi kardeşim burası Meclis önü, lütfen gider misiniz?” şeklinde değil, yerde sürükleme, bağırıp çağırma biçimindedir... Bu sırada polisin biri, bir eylemciyi sürükleyerek polis otosuna götürmektedir. Eylemci bağırır, “dur canım yanıyor” diye. Polis dinler mi? Hem sürükler, hem de yanıt verir: “Sen sağlam adamsın, sana bi şey olmaz!”
Meclis'te bu hafta
Yeni bir "savaş tezkeresi"nin bu hafta içinde getirilmeyeceğinin anlaşılmasının ardından, Meclis olağan gündemine dönüyor. 2003 Yılı Bütçe Tasarısı'nın sunulması halen beklenirken, TBMM'nin bu haftaki en önemli gündemi, tüketici haklarıyla ilgili yasal düzenleme olacak. Yarını, "denetim faaliyetleriyle" geçirecek olan Meclis'te, çarşamba günü tüketici haklarını korumaya ilişkin yasa tasarısı ele alınacak. Meclis'in gündeminde şu konular da var: "AB ile Bütünleşme Komisyonu" kurulması; yurtdışındaki vatandaşlara bedelli askerlik imkânı verilmesi ve özelleştirilecek kuruluşlardaki işçilerin memurluğa geçirilmesi konularının Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülmesi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net