www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Önceki gün Meclis’te reddedilen tezkereyi en şiddetle savunan holding gazetelerinin birçoğu, dünkü sayılarında üzüntülerini belli etmemeye çalıştılar. Hemen yeni tezkerenin beklentisine girenler bile yok değildi. Medya, önceki günkü savaş karşıtı mitingle, reddedilen tezkere arasında bir bağlantı kurmaktan da özellikle kaçındı.

Holding medyası bozuntuya vermedi .......................... MEDYA SERVİSİ
Holding medyası bozuntuya vermedi
Meclise sunulan tezkerenin reddedilmesinin ardından, dünkü gazetelerin tamamı, manşet ve sürmanşetlerini bu karara ve yansımalarına ayırmışlardı. Ancak, öncesinde açık ya da kapalı olarak tezkereyi destekleyen holding medyası, genellikle, dünkü kararı bozuntuya vermeden duyurdu.
Önceki gün hemen hemen bütün köşe yazılarını tezkerenin kabul edilmesi “gerektiğine” ayıran Milliyet, dünkü tezkere haberinde rengini belli etmemeye çalıştı: Erdoğan tribünde. Erdoğan’ın oylama öncesi yaptığı bir benzetmeye dayanan başlık, genel başkanlarının “Tribünde kalmayalım, sahaya inelim” sözüne, AKP’lilerin onu tribünde bırakarak yanıt verdiklerini iddia etti. Dörtte üçü “evet” oyu veren AKP milletvekillerinin “Hayır” oyu veren, çekimser kalan ve oylamaya katılmayan dörtte biri, Milliyet’e göre “AKP’liler” oldu.
Üstüne üstlük, gazetenin tezkereci köşe yazarları, önceki yazılarını unutarak, sonuçtan pay çıkarmaya kalktılar. Önceki günkü yazısında, tezkereyi biraz daha pazarlık yaptıktan sonra kabul etmek gerektiğini savunan Fikret Bila, “Türkiye’ye ‘para için her şeyi yaptırırız’ diye düşünmenin yanlışlığı kanıtlanmış oldu” diyerek, ret kararının pazarlık payını hesaplıyordu. Günlerdir, Türk ordusundan çok önce Kuzey Irak’a girmiş bulunan ve okuru hazırlayan Güneri Cıvaoğlu yazısının çoğunu, ABD’nin kanlı tarihine ayırmıştı. Ancak, sonuna geldiğinde, “Despot Saddam, ABD’den daha az mı kıyıcı” diye girip, Türkiye’nin harekâtın dışında kaldığında başına geleceklerden çıkarak ABD saldırganlığından taraf olmayı savunuvermişti. Yazar, önceki günkü karardan pay çıkarmayı da ihmal etmemişti: TBMM kararı, Türkiye’nin kabile devleti, muz cumhuriyeti olmadığını gösterdi...
Yenisini bekleyenler
Bir Amerikan gazetesi gibi çıkmaya özen gösteren Habertürk, dün “Kılpayı Ret” manşetini atarak, ret kararından duyduğu üzüntüyü haberine yansıttı. Şaşıran Habertürk, birinci sayfadan “62 bin ABD’li asker yarı yolda kaldı” cümlesini vurguladı.
Tezkerenin reddine bozulan, ancak yenisi için umutlanmaya başlayan bir gazete de, Vatan’dı: Yenisi geliyor. Manşetin yanında “Washington sessizce bekliyor” başlığıyla ABD yankılarını duyuran gazete, emin olmak için uzmana da danışmıştı. Anayasa hukuku profesörü Süheyl Batum’un “Anayasa uzmanımız” üstbaşlığıyla duyurduğu yazısı, “Yeni bir tezkere için engel yok” derken, herhalde Vatan’ın ve hükümetinin yüreğine su serpiyordu.
ABD’de yaşayan Fethullah Gülen’in Zaman’ı da, yeni tezkerenin beklentisine girenlerdendi: Meclis ‘hayır’ dedi, hükümet çıkış arıyor. Haber, karardan çok, Amerikan saldırısına ortak olmak için yapılan yeni planlara ayrılmıştı.
‘Meclis’ kim?
Genel havaya aykırı bir şey yapmamaya özen gösteren Çukurova grubunun gazetesi Akşam, günlerdir beklediği bir kararmış gibi duyurdu tezkerenin reddini: Cephe değil siper. Oysa, sürmanşette, ABD’yi ve ABD’cileri rahatlatmak ihmal edilmemişti: Salıya kadar bekleyecekler.
Önceki gün Nazlı Ilıcak’ın “AK Parti grubu liderine sahip çıkmalıdır” diye açıkça çağrı yaptığı Tercüman, hükümeti, “AKP’nin liderini” unutarak, hesabı Amerika’ya kesti: Amerika Meclis’ten tezkere alamadı.
Sabah ise, (Abdullah Gül) “Korkmakta haklıymış/Hesaplar altüst” diye şaşkınlığını belli ederken, kimin oy verip kimin vermediği tartışmasını dışarıda bırakarak, “Meclis tezkerenin önüne set çekti” ifadesini kullandı. İkinci manşet, besbelli Sabah’ın da duygularını yansıtıyordu: Amerika şaşkın.
Başbakanın verdiği tezkereye, önceki gün ‘hayır’ oyu verilmesini isterken bile hükümetle karşı karşıya gelmekten çekinen Yeni Şafak, dünkü manşet haberinde de “Meclis ‘barış’ dedi” başlığını kullandı. ‘Barış’ diyenlerin çoğunun CHP’li olduğu, AKP’lilerin de bir kısmının parti yönetimine karşı gelerek ve günlerdir de çatışarak bu yönde oy kullandığı bilinmesine karşın, gazete, haberin başından sonuna, hep birlikte karar alan “Meclis” diye bir organ varmış da, kararı o almış gibi duyurdu.
Haberi Yeni Şafak’la aşağı yukarı aynı biçimde duyuran, “karşı uçta” gibi görülen Radikal’di: Meclis ‘savaş’ı reddetti. Radikal’in savaşı savunduğu bilinen yazarları da, önce halkın iradesine “selam çakıp”, “kaygılarını” dile getirdiler. “Elbette dünkü oylamanın sonucunu Meclis’in halkı dinlemesi ve savaşa girmeyi, Amerika’nın savaşını da kolaylaştırmayı reddetmesi olarak yorumlamak gerekir. Bu anlamda Meclis büyük bir cesaret örneği vermiş oldu. Umarım sonuçları da iyi olur bu kararın. Ancak Meclis için geçerli olan bu övücü sözler AKP için ve pazartesi sabahı uyanacağımız ekonomik ortam için geçerli değil.” (İsmet Berkan)
Tezkerenin ve savaşın karşısında olduğu bilinen gazetelerden Cumhuriyet dün karardan memnuniyetini gizlemedi: Barış kazandı. Manşetin yanından verdiği başyazıya “Onurlu bir karar” başlığını atan gazete, okurlarını, “acaba erken mi bahar yapıyor?” diye düşündürttü.
Holding gazeteleri, özellikle önceki günkü savaş karşıtı mitingle aynı saatlerde başlayan tezkere oylaması arasında bir bağ yokmuş gibi göstermeye gayret ettiler. Gazetemiz Evrensel dışında, birinci sayfasından tezkere haberinin yanında miting haberini göstermeye cesaret eden gazeteler, Gündem, Cumhuriyet, Radikal, Vakit ve Yeni Şafak oldu.

Tezkere akşam haberlerini böldü
Önceki günkü televizyon kanallarının akşam haberlerine, tezkerenin reddedilmesi damgasını vurdu. Ancak, hiçbir kanal, savaşı ve mecliste görüşülen tezkereyi protesto eden miting ile, reddedilen tezkere arasında bir bağlantı kurmayı "akıl" edemedi. Akşam 19.30 civarında gizli oturumun sona ermesinin ardından, tezkerenin kabulü için gerekli oya ulaşılamadığı anlaşılınca, birçok televizyon kanalı TBMM'deki muhabirlerine canlı bağlandı. Günlerdir kabul edilmezse ülkenin "başına gelecekleri" haber yapan ve tezkerenin kabul edilmesini bekleyen medya kanalları, ret kararını, bozuntuya vermeden geçiştirmeyi tercih etti.
İlk dakikaların doğru rakamları ulaştırma heyecanı sona erince, kimi kanallar tezkerenin üstünde çok durmadan hazırladıkları diğer haberlere geçtiler, kimileri ayrıntılara girmeye, yorumlar almaya çalıştılar. Bu kalabalık içinde, birçoğu da, önceki günkü görkemli mitingin haberlerini de "kaynattı".
Tezkereyi en çabuk unutanlardan, "geyik habercilik" akımının öncüsü Show TV, Brezilya'daki bir banka soygunu haberiyle, ardından da Rio karnavalı görüntüleriyle devam etti. Hemen her kanal gibi, bu haberleri verirken, üst köşede, "Tezkere kabul edilmedi" ibaresini vermeyi ihmal etmedi.
Tezkere haberinden daha yumuşak bir geçiş yapan Kanal D, Tayyip Erdoğan'ın aday olduğu Siirt seçimleri haberiyle devam etti. En açık savaş yanlısı yayın yapan Doğan Grubu'nun kanalı, ısrarla "En büyük enişte bizim enişte" sloganına vurgu yaparak, haberi de o başlıkla duyurarak, Erdoğan'ın savunduğu tezkereye gönderme yapıyor gibiydi.
Tezkerenin reddedilmesinden sonra bölgedeki askeri hareketliliği haber veren ATV, Ankara'da savaşa karşı gerçekleştirilen mitingi, savaş haberleri grubu içinde veren ender kanallardan biriydi. Miting görüntülerini, fazla da magazinleştirmeden veren kanal, "50 bin insan savaşa hayır dedi" diye bitirdiği haberinin hemen ardından, yine "En büyük enişte bizim enişte" sloganına takılarak Siirt seçimleri haberini verdi. Siirtli "enişte" haberine özel bir önem veren Star ise, hemen marşlar eşliğinde Genç Parti haberlerine geçerek bülteni kapattı.
'Hukuka' merak salanlar
Bir saati aşkın süre, bütün kanallar bitirmesine karşın tezkere haberlerine devam eden CNN Türk, bu işi, tezkerenin yalnızca "hukuki" kısmının dışına çıkmadan yapmayı başardı. CNN Türk'ün, meclisteki muhabirleri ve stüdyodaki sunucuları dakikalarca, verilen oy sayılarını bilmelerine karşın, "Tezkere ret mi edildi, kabul edilmedi mi" tartışmasına girerek belirsizlik havası yarattılar. Bülent Arınç "Tezkere kabul edilmedi" diye açıklama yaptıktan sonra bile, kanalda yorum yapan Cengiz Çandar, "Tezkere kesin kabul edilmediyse..." diye konuşmaya devam etti.
Ardından, Arınç'ın atıf yaptığı Anayasa'nın 96. maddesi araştırmasına girişildi. "Kararda salt çoğunluk aranır" gibi basit bir yargıdan ibaret olan madde, dakikalarca ekrandan aktı, Taha Akyol'a yorumlatıldı. Meclis kapandıktan, oturum salı gününe ertelendikten sonra bile, "Tezkere reddedilmedi, kabul de edilmedi" yorumlarına yer vermeye devam eden hukuk meraklısı kanal, kararı bir türlü kabullenemediğini belli ediyordu.
Özgün bir tezkere haberi, diğer tüm kanallardan önce ret kararının Washinton yankılarını vermeyi akıl eden TV8'e kısmet oldu. Kanal "Washington'da kafalar karışık" haberiyle, tüm kanalları atlatmıştı.
Az da olsa, önceki günkü mitingin haberlerini verebilen televizyon kanalları, mitingle, tezkere arasında bir bağlantı kurmaktan özellikle kaçındılar.

Vakit tamamen çarpıttı
Vakit gazetesi, günlerdir, milletvekillerini açıkça tezkereye hayır oyu vermeye çağırarak tarafını belli etmekten çekinmiyordu. Ancak, hükümetin icraatları konusunda çarpıtma yapmayı da elden bırakmayan gazete, önceki günkü ret kararını şöyle duyurdu: İşte AK Parti farkı ve işte tarihi karar/ABD’ye rest. Savaşa evet oyu verenlerin tamamının AKP’li, tezkereye hayır diyenlerin çoğunluğunun CHP’li olması, partinin genel başkanının, başbakanın şiddetle tezkereyi savunmaları, hatta tezkereyi önerenin bu partinin yönetimi olması, Vakit’i yolundan döndüremedi. “Bundan önceki iktidar, IMF ve ABD’den gelen her isteğe boyun eğerken; günlerdir sürdürülen ikna bombardımanına rağmen, AK Partili milletvekilleri savaş tezkeresinin aleyhinde oy kullandı.” Vakit’e bir uyarımız var. Fazla ileri gitmeyin, birkaç gün sonra tezkere kabul edilirse, “CHP’liler savaşa evet dedi” dersiniz de kimse inanmaz!

Başa dön



 
Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net