www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



ABD ASKERLERİ GİTSİN!
Halkın yoğun baskısıyla hükümetin savaş tezkeresi Meclis’ten geçmezken, onbinlerce kişinin katıldığı mitingi düzenleyen kitle örgütlerinin başkanları, “Şimdi ne olacak?” sorusunu yanıtladılar.

ABD’ye sıcak mesaj, Irak’a uyarı
Tezkerenin reddi ile büyük bir şok yaşayan AKP hükümeti ve Recep Tayyip Erdoğan, dün partisinin MKYK toplantısında süreci değerlendirdi.

Irak muhalefeti Türkiye’yi istemiyor
Iraklı muhalif grupların, ülkenin kuzeyindeki Selahaddin kentinde düzenlediği toplantı sona erdi ve ortak nihai bildiri yayımlandı.

Peşlerini bırakmayalım!
Hükümetin tüm gayretine rağmen savaş kararını Meclis’ten geçirememesi, halk içinde büyük sevinçle karşılandı. Dün herkes aynı şeyi söylüyordu: AKP hükümeti meşruluğunu yitirdi, istifa etmeli.


ABD ASKERLERİ GİTSİN!
AKP hükümetinin savaş tezkeresini Meclis’ten çıkartamaması, AKP’ye soğuk duş etkisi yaparken, savaş karşıtlarıda kazandıkları bu zaferi değerlendirerek, “Tezkerenin reddinden sonra ne olacak?” sorusu yanıtladılar.
KESK Genel Başkanı Sami Evren, TTB Merkez Konsey Başkanı Füsun Sayek, TMMOB Genel Başkanı Kaya Güvenç ve DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi dün basın toplantısı düzenleyerek, “Sıhhıye Meydanı’nda yapılan eylem yıllardır toplumun büyük kesiminin umutlarını, hayallerini yok etme çabalarına karşın, umutlarımızı ve hayallerimizin gerçekleşebileceği inancını açığa çıkardı” dediler.
Savaş hazırlığı dursun
Hazırlanan ortak metni okuyan Füsun Sayek, Türkiye’de aylardır savaşa karşı çaba gösteren ve Sıhhıye Meydanı’ndaki mitinge katılan insanlara teşekkür ederek, “Hep birlikte gerçekleştirdiğimiz bu etkinliğin sonuçlarından biri de TBMM’de gündeme getirelen tezkerenin reddi olmuştur” dedi. Sayek, yapılan bu eylemin ve sonuçlarının ABD’nin dünyayı kâbusa sürüklemesinin önüne bir set olduğunu dile getirdi. Bütün herkesin “bundan sonra ne olacak?” sorusunu sorduğunu belirten Sayek, kimi kesimlerin karamsar bir toblo çizerek halkı yanıltmaya çalıştığına dikkat çekti. Sayek, bundan sonra tezkerenin bir daha Meclis’e getirilemeyeceğini ifade ederek, “Ayrıca Meclis’e gelirse, bilinmelidir ki bu kez milyonlar ayağa kalkacaktır” dedi. Tezkere konusu iki uygulamanın hemen yapılmasını isteyen Sayek, derhal Türkiye’de bulunan yabancı askerlerin tümünün ülkeyi terk etmesi ve Türkiye ordusunun Irak’a girme hazırlıklarına son verilmesi gerektiğini vurguladı.
Karamsarlığa son
AKP hükümetinin geldiği günden bu yana, savaş kâbusu dışında hiç bir şey üretmediğine işaret eden Sayek, önceki gün herkesin tanık olduğu adil, özgür, demokratik, barış içinde bir ülke olabilme inancının halkın umudu olduğunu vurguladı. Sayek, “KESK, TTB, DİSK, TMMOB olarak duyuruyoruzki herkesin görebileceği bir şekilde açığa çıkan umudumuzun önü kesilemez. Bu umudun gerçekleşmesi için böyle bir çaba içinde olan herkesle beraber, gereğini yapacağımız kuşkusuzdur” dedi. Kaya Güvenç ise bazı kesimlerin karamsarlık ortamı yaratarak, kendi özlemlerini halkın özlemleri gibi gösterdiğine işaret etti. Güvenç, “Bu ortaya konanan karamsarlık tablosu halkın esas sorunu değildir” dedi.
Sami Evren de Meclis’in bu karardan sonra 2003 yılı bütçesini görüşeceğini hatırlatarak, “İş Güvencesi, Kamu Personel Reformu, düşük ücretler, yeni zamlar gündeme gelecek ve hükümet bize şu bahaneyi sunacak ‘ABD ile birlikte hareket etmediğimiz için böyle yapmak zorunda kaldık’. Ama bu bahane değildir, halk için bütçe hazırlanmak istenirse hazırlanır” dedi.
Süleyman Çelebi ise savaşın ekonomik bedelinin şimdikinden daha az olmadını ifade ederek, hükümetin savurduğu tehditlere halkın karşılık vereceğini dile getirdi.

ABD askerleri limandan çıkamadı
Meclis’in savaş tezkeresini reddetmesinin ardından, ABD askerlerinin ve askeri araçlarının bulunduğu İskenderun Limanı’nda hareketli saatler yaşandı. Bugüne kadar gemilerden indirilen bin 400 askeri araç TIR’lara yüklenerek Mardin, Batman ve Şırnak illerine doğru yola çıkmaya hazır hale getirildi. Bekleme noktalarından ayrılan 50 araçlık askeri konvoy, kısa bir süre sonra durduruldu ve araçların üsten çıkmasına izin verilmedi. Durdurma işleminin liman yetkililerinin Ankara ile görüşmeleri sonucunda gerçekleştiği öğrenildi. Bu arada, sabah saat 10.30’da limana 2 otobüsle ABD’li askeri uzmanlar geldi. Uzmanlar B Kapısı’ndan giriş yaparken, askeri araçların ardından 80 kadar vinç ve iş makinesinin da kamyonlara yüklenmeyi beklediği öğrenildi. Limandaki askerlerin ilk defa silahlı oldukları görüldü.
Öte yandan, Diyarbakır’a getirilen Patriot hava savunma sistemleri hazır hale getirildi. Karayoluyla önceki gün İskenderun’dan Diyarbakır 2. Taktik Hava Kuvvet Komutanlığı’na getirilen 2 Patriot hava savunma sisteminin montajı, Hollandalı askeri personel tarafından tamamlandı. Batman Havaalanı’na getirilen 1 Patriot hava savunma sisteminin montaj çalışmaları ise sürüyor. İskenderun’dan yola çıkan ve önceki gece Şanlıurfa’da konaklayan askeri konvoy da Diyarbakır 2. Taktik Hava Kuvvet Komutanlığı’na ulaştı. 70 araçlık askeri konvoy, Diyarbakır Askeri Havaalanı’na yerleşirken, konvoyda, kamyonların yanı sıra içinde ABD’lilerin olduğu minibüsler de dikkat çekti.
İncirlik sakin
Adana’nın merkez Yüreğir ilçesine bağlı İncirlik beldesindeki İncirlik Üssü’nde ise, alışılagelen “hafta sonu sakinliği”nin ötesinde bir durgunluk yaşanıyor. Hangar kapaklarının kapalı olduğu üste, bir tanker uçağının inişi ile birkaç savaş uçağının havalanıp bir süre sonra dönmelerinin dışında, uçuşlarda belirgin bir azalma gözleniyor.


Başa dön


ABD’ye sıcak mesaj, Irak’a uyarı
Meclis’in savaş tezkeresini reddetmesiyle yaşadığı şoktan bir nebze kurtulmaya çalışan AKP Lideri Erdoğan, ABD’ye, Irak’a ve piyasalara mesaj gönderdi. ABD’ye “dost ve müttefikimizsin” diyen Erdoğan, Irak’a “ayağını denk al” mesajı verirken, kararla birlikte alt üst olması beklenen piyasaları da kendi lehine kullanma eğilimini gösterdi. Erdoğan, yeni bir tezkerenin gelip gelmeyeceğine ilişkin soruları, “süreç gösterecek” diye geçiştirdi.
Üzerindeki moral bozukluğu ve şok etkisini atmaya çalışan AKP hükümeti, MKYK’yı topladı. AKP Genel Merkezi’nde Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında dört saat süren toplantının ardından Başbakan Abdullah Gül ve bakanlar hiçbir açıklama yapmadı. Tezkerenin red kararıyla uğradıkları şokun etkisiyle ağızlarını bıçak açmayan AKP yöneticileri, soruları yanıtsız bıraktı.
Toplantının bitmesinden bir saat sonra basın karşısına çıkan Erdoğan, sakin gözükmeye çalışsa da tedirgin, zoraki gülen bir ifade ile açıklama yaptı. Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, AKP Genel Başkan Yardımcısı Mir Dengir Fırat, Grup Başkanvekili Eyüp Fatsa ile milletvekili ve parti yöneticilerinin de katıldığı toplantıda, ‘promter’den okuyarak yaptığı konuşmasında Erdoğan, Irak sorununu kucaklarında bulduklarından, “barış” çabalarından söz etti. Hiçbir hükümetin, hiçbir dış politika meselesinde göstermediği tavırla olup biteni halk ile paylaştıklarını iddia eden Erdoğan, bu konuda “fazla demokrat” bulunduklarını da öne sürdü.
Bağlayıcı karar almamış
Sadece sonuçları yorumlayanların, tribüne oynayanların ne dediğinin kendileri için önemli olmadığından söz eden Erdoğan, tezkerenin reddini “parti içi demokrasi”ye bağlamaya çalıştı. Üç gün boyunca milletvekillerini aldıkları ikna toplantılarını, kendisinin “tezkereye ‘evet’ deyin” dayatmalarını unutan Erdoğan, grup kararı almayarak, parti yetkili organlarını ve milletvekillerini bütün karar süreçlerine kattıklarını öne sürdü. Erdoğan, basın toplantısında değil, miting meydanında imiş gibi bir üslupla konuştu. İç siyaset hesaplarıyla kendilerini küçümsemeye, kösteklemeye hatta tuzaklar kurmaya çalışanlar olduğunu nlatan Erdoğan, kararı “hükümetin güvenoyu sorunu olduğu” şeklinde yorumlayanları da eleştirdi. Erdoğan, “Tezkere oylamasından güvenoyu krizi çıkarmaya çalışanlar, kendi dar siyasi çıkarları ile ülke menfaatlerini birbirine karıştırıyorlar” sözleriyle, tezkereyi ülke çıkarına gibi göstermeye çalıştı.
Erdoğan’ın üstü kapalı tehdidi
Kendilerine düşen görevin yeni alternatifleri ve tedbirleri almak olduğunu belirten Erdoğan, “hiçbir şeyin iki alternatiften oluşmadığını, her şartın alternatifini beraberinde getirdiğini, ancak her alternatifin de bir maliyeti olduğunu” söyleyerek adeta herkesi tehdit etti. Bundan sonraki gelişmelere göre yeni tedbirleri alacaklarını ve hükümetin işbaşında olduğunun bilinmesini isteyen Erdoğan, alternatiflerin ne olduğunu açıklamadı. Herkesi hükümetin arkasında durmaya, iç siyaset malzemesi yaparak hükümeti yıpratmaktan vazgeçmeye çağıran Erdoğan, partilerinin Türkiye’nin geleceği olduğunu ileri sürdü.
ABD ile ilişkilerimiz bozulmaz
‘Türkiye-ABD ilişkilerinin bozulduğu’ yorumlarına atıfta bulunan Erdoğan, “ABD ile ilişkilerin bir gecede kurulmadığı gibi bir gecede bozulmayacağını” ileri sürdü. “Dost ve müttefik” olarak değerlendirdiği ABD ile ilişkilerin bundan sonra da süreceğine işaret eden Erdoğan, Irak yönetimini ise tehdit etti. Irak yönetiminin Meclis’in kararını doğru okumasını öneren Erdoğan, “BM ile daha yoğun, aktif ve şeffat bir işbirliği içinde olmaya yönelmeli” dedi.
Soruları alaycı bir dille geçiştiren Erdoğan, yeni tezkerenin gelip gelmeyeceğine ilişkin bir açıklama yapmaktan da kaçındı. “Bu bir süreçtir, gelir veya gelmez” diyen Erdoğan, bunun ayaküstü verilecek cevap olmadığını da ileri sürdü.
Özkök ziyarete geldi
Başbakan Abdullah Gül, AKP Genel Merkezi’nden ayrılmasının ardından Başbakanlık’ta, Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök ile biraraya geldi. Bir saate yakın süren görüşmenin ardından herhangi bir resmi açıklama yapılmadı. Gül, bu görüşmeden sonra tezkerenin piyasalara etkisi ve bütçe konusunda Başbakan Yardımcısı Abdullatif Şener, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan ve ekonomi bürokratları ile toplantı yaptı.


Başa dön


Irak muhalefeti Türkiye’yi istemiyor
Iraklı muhalif grupların, ülkenin kuzeyindeki Selahaddin kentinde düzenlediği toplantı sona erdi ve ortak nihai bildiri yayımlandı. Muhalifler, karara bağlanmayan birçok konu ve farklılığa rağmen yayımladıkları 4 sayfalık bildiride, Devlet Başkanı Saddam Hüseyin’in devrilmesinin ardından Irak ile ilgili kararlarla ülkenin yönetimine ilişkin ilk ve son sözü halkın söylemesi gerektiğini belirtti.
Iraklı muhaliflerin 54 temsilcisinin katıldığı, çoğunlukla basına kapalı yapılan toplantıda 6 üyeli yönetim konseyi ile yönetim, siyaset ve güvenlik konularında doğacak boşluğu engelleyeceği ve ülkeyi kurtuluşa hazırlayacağı belirtilen 14 uzman komite kuruldu.
Avrupa’ya eleştiri
ABD Başkanı George Bush’un Irak danışmanı Zalmay Halilzad, toplantıdan sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, “Irak halkına, Saddam’ın zamanının azaldığını ve yardımın yolda olduğunu söylemek istiyorum” dedi. Toplantı sonrasında Irak Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) lideri Mesud Barzani, Irak’ta rejim değişikliği halinde karışıklık ve misillemeye yer olmayacağını belirtirken, Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) lideri Celal Talabani, Avrupa ülkelerinin ABD önderliğindeki olası operasyona yönelik eleştirileri için, “Bizi eleştirenler, Paris’in Nazi işgalinden nasıl kurtulduğunu hatırlamalı. Onların hak ettiğini, biz de ediyoruz” dedi.
Türkleri istemiyoruz
Irak Ulusal Kongresi Başkanı Ahmed Çelebi de ABD Başkanı George Bush’u, “bağımsızlık, demokrasi ve insan haklarının en büyük savunucusu” olarak nitelendirdi. Bildiride, Türkiye’nin olası savaşta Kuzey Irak’a asker göndermesi yönündeki plan konusunda, “Türk ordusunun, bölgeye girmesine karşı çıkıyoruz” denildi. IKYB lideri Celal Talabani, Türkiye’nin, Iraklı muhaliflerden oluşan bir heyeti kabul etmesini umduklarını belirtti.
Şiiler İran’da toplanacak
Iraklı Şii gruplar gelecek hafta, İran’ın başkenti Tahran’da bir araya gelecekler. İRNA’nın haberine göre, Irak İslamcı Hizbi El Dava örgütünün siyasi büro üyesi Ali Edib, “Iraklı Şiilerin Geleceği” konulu toplantının başkent Tahran’da 6 Mart 2003 tarihinde yapılacağını, toplantıya Iraklı Şii gruplarla bağlantısı olan kişilerin katılacağını söyledi. Tahran’da planlanan toplantı, Irak İslamcı Emel Örgütü, Irak İslam Devrimi Yüksek Konseyi ve Irak İslamcı Hizbi El Dava grupları tarafından destekleniyor.
Suriyeli Kürtler
Suriye’deki Kürt örgütleri, Türkiye’nin Kuzey Irak’a yığınak yapmasını yayımladıkları ortak bildiri ile protesto etti.
Suriye’de bulunan 9 Kürt örgütü yayımladıkları ortak bildiride, Türkiye’nin Kuzey Irak’a askeri yığınak yapmasını kınadı. Türkiye’nin esas amacının, Musul ve Kerkük’ü işgal etmek olduğu belirtilen bildiride, “Bütün Kürtler, Türk işgaline karşı ulusal birlik temelinde bir araya gelmelidir” denildi. Bildiriye imza atan örgütler şunlar: Partiya Demokrate Kurda de Suriye, Partiya Peşwero Demokrate Kurda Suriye, Partiya Demokrata Kurd lı Suri, Partiya Yekitiya Kurd lı Suri, Partiya Çep Kurda Suri, Partiya Demokrat Kurd Suriye, Partiya Demokrate Peşwero Kurd li Suri, Partiya Niştiman Demokrat Kurdi Suri ve Partiya Kurda Çepe Suri.

TEPKİLER... TEPKİLER...
ÖDP: Geldikleri gibi gitsinler
ÖDP Genel Başkanı Hayri Kozanoğlu, “Tezkeresi Meclis’te reddedilen hükümet, derhal istifa etmelidir” dedi. Hayri Kozanoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, TBMM kararının Türkiye’deki barış güçlerinin mücadelesiyle ortaya çıktığını kaydetti. Kozanoğlu, “Tezkeresi Meclis’te reddedilen hükümet, derhal istifa etmelidir. Hiç kimse halkın iradesini hiçe sayarak yeni bir tezkereyi Meclis’e göndermeye niyetlenmemelidir. Amerikan gemileri geldikleri gibi geri gitmelidir” dedi.
ASO: Saygı gösterilmeli
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Zafer Çağlayan da, kararı “Meclis’in kararı budur. Buna saygı göstermeliyiz” diye değerlendirdi. Çağlayan, yaptığı yazılı açıklamada, “Ancak oluşan bu durum, mali piyasaları etkileyecek gibi gözükmektedir. Bu anlamda herkesin çok ılımlı ve olumlu davranması ve paniğe kapılmaması gerekir” dedi.
MÜSİAD’dan vekillere teşekkür
MÜSİAD Genel Başkanı Ali Bayramoğlu, TBMM’nin tezkereye oy vermemesine ilişkin yaptığı açıklamada, milletvekillerine teşekkür etti. Bayramoğlu, “Kötü yorumcuların aksine, bu şiir gibi bir karardı ve Türkiye’ye yakıştı” dedi. Irak Savaşı’nın meşruiyetinin olmadığını söyleyen Bayramoğlu, Türkiye açısından savaşın olmamasının her türlü kredi ve hibeden daha yararlı olacağını ifade etti.
Demirel: Hükümet gitmeli
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, hükümet tezkeresinin TBMM’de kabul edilmemesinin büyük sıkıntılar doğuracağını belirterek, “Bu çeşit hadiselerde hükümetler gider. Bu güvensizlikten de ileri bir şey. Böyle bir hadise hükümeti götürmezse hiçbir şey götürmez” dedi. Demirel, Türkiye’nin itibarı bakımından bu gelişmenin iyi olmayacağını savundu.


Başa dön


Peşlerini bırakmayalım!
Soner Eskidir - Uğraş Vatandaş
Savaş tezkeresinin Meclis’te reddedilmesi halk arasında sevinçle karşılandı. Görüştüğümüz kişiler, “Meclis doğru karar verdi. Artık hükümetin istifa etmesi gerekiyor. Ama bundan sonrasını da kovalamalıyız” görüşünde birleşiyorlar.
Ali Yılmaz (Emekli): Bana göre onaylanmamış olması normal sonuç. Savaşa tabii ki bizler de hayır diyoruz, savaş istemiyoruz. Amerikan güçlerinin Türkiye’de konaklamasını da istemiyoruz. Hükümetin durumu kritik, meşruluğunu yitirmiş durumda, istifa etmeleri gerekiyor. Zaten Başbakan’ın tavırları da oldukça sinirliydi. Başbakanın istifa etmesi gerekli.
Nedim Elverdi (Tornacı): Zaten üstlerinde halkın baskısı vardı, reddetmek zorundalardı. Hükümetin yakında parçalanabileceğini düşünüyorum. Çünkü artık meşru değiller, istifa etmeleri gerekiyor. Ben AKP’ye oy vermiştim, birçok insan da verdi. Ama bizi savaşa soksun diye vermedik oylarımızı. İstifa etmeleri gerekiyor.
Burhan Ersoy (Seyyar satıcı): Amerika’nın savaşının ve askerlerinin bizi ilgilendirmediğini düşünüyorum. Gerçi Irak’a saldırmasını da istemiyorum, ama illa saldıracaksa, biz buna ortak olmayalım. Kaldı ki Amerika’ya güven olmaz. Yarın bir gün oraya yerleştikten sonra bizi de vurmayacağının garantisi yok. Ben AKP’ye oy verirken daha huzurlu bir ortamda yaşayabileceğimiz umuduyla oy vermiştim, ama onlar bizi savaşa sokmaya çalışıyorlar. Yani onlara oy verdiğime pişmanım.
Şemdin Yalçın (Seyyar satıcı): Bence tezkerenin onaylanmaması hayırlı oldu. Ben Diyarbakırlı’yım ve savaş benim ailemin yaşadığı toprakların dibinde olacak. Orada bizden de binlerce insan ölecek. Hükümet tezkereyi geçiremedi, inandırcılığı kalmadı, istifa etmeliler.
Şeyhmus Acun (Boyacı): Bu savaş politikalarıyla nereye kadar gidebilirler daha? Biz halk olarak savaş değil barış istiyoruz. Meclisin böyle bir karar almasını doğru görüyorum. Olması gereken de buydu zaten. Bir yandan halk baskısı, bir yandan kendi içlerindeki bölünmeler onları böyle bir karar almaya zorladı. Şimdi yakalarını bırakmamak lazım. Bir tane daha getirmesinler diye.
Mahfuz Doğmuş (Seyyar satıcı): Ben Batmanlı’yım. Yani savaşın tam göbeğinde, içindeyim. Ben orada olmasam da ailem orada. Bence bazı AKP’li milletvekilleri, ellerini vicdanlarına koydular ve “hayır” dediler. Burada halk baskısının çok önemi var tabii. Amerika ‘kimyasal silah’ diyor. Sanki Irak’a o silahları ben sattım! Bizi onlara iyice bağımlı hale getirdiler. AKP hükümeti bavulunu toplayıp evine dönmeli.

İNSANLIĞIMIZDAN UTANDIRMASINLAR
Neşe Çetinay (Öğrenci): Kararı duyar duymaz sevinçten oynadım. Hatta arkadaşlarla kutlamasını yaptık. Okulda bu savaşın olmaması, özellikle Türkiye’nin bu savaşa girmemesi için eylemler yapıyorduk. ABD’nin kötü emellerine araç olmamak çok güzel bir gelişme. Doğrusu Körfez Savaşı sırasında çocukluğumdan utanmıştım. Şimdi insanlığımdan ve gençliğimden utanıyordum. Bu kararla kendime geldim. Umarım bu hep böyle olumlu gelişmelere vesile olur da bundan sonra en azından yaşlılığımdan utanmadan yaşayabilirim.
Ramazan-Fevziye Şimşek çifti: (Emekli Öğretmen-Ev Hanımı): Her vatandaş gibi tezkerenin Meclis’çe reddedilmesini olumlu karşıladık. Çünkü, Türkiye’ye getireceklerinden çok götürecekleri vardı. Savaş konuşulduğundan bu yana insanlar hem maddi hem de manevi yönden çok etkilendi. Kolay değil bir savaşa katılmak. Savaş kan, gözyaşı ve ekonomik yıkım demek. Gencecik insanları baharlarında bir hiç uğruna soldurmanın hiçbir gerekçesi olamaz. Belki ekonomimiz etkilenir, bunun faturasınıacı öderiz, ama olsun.
Hanni Doğan (Sekreter): Bu karara çok sevindim. Her şey para değildir. Zaten savaş olmadan da ekonomimiz çok kötü idi. Savaş olsaydı çok daha kötü olacaktı, çok daha büyük acılar yaşayacaktık. Çok doğru bir karar verdi Meclis.
Ömer Şişman (Magaza Müdürü): Türkiye savaşa girebilecek bir ülke değildi. Hem bu savaşta Türkiye’nin işi ne, çıkarı ne tüm bunları görmek lazım. Irak’la bizim alıp veremediğimiz pek bir sorunumuz olduğunu da düşünmüyorum. Tek ‘ABD istiyor’ diye, ‘Para alacağız’ diye savaşa girmenin hiçbir mantığı yoktu. Meclis tezkereyi reddetmekle çok olumlu bir karar aldı. (DIHA)


Başa dön


Güneş nefes aldırdı
Günlerdir evlerine kapanan İstanbullular hafta sonunun güneşli olmasından yararlanarak kendilerini sokaklara attı. Bütün haftanın ve kışın yorgunluğunu atmak için Eminönü’nü tercih edenlerden kimileri oturup denizi seyretti, kimileri balık tuttu, kimileri de balık ekmek yedi. Ancak, hafta sonu parlayan güneş uzun süre kalmayacak. Türkiye bugün yeni bir yağışlı sistemin etkisi altına giriyor.
Newroz öncesi ‘Newroz davası’
Tunceli’de geçen yıl Newroz kutlamalarına katıldığı gerekçesiyle, siyasi parti ve sendika yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 15 kişi hakkında dava açıldı. Tunceli Cumhuriyet Savcılığı tarafından, 21 Mart 2002’de düzenlenen Newroz kutlamalarına katıldıkları gerekçesiyle 15 kişi hakkında başlatılan soruşturma tamamlandı. Soruşturma kapsamında, sanıklar hakkında “Cumhuriyeti alenen tahkir ve tezyif etmek ve kanunun cürüm saydığı bir fiili alenen övmek” fiilini düzenleyen, TCK 159/1 ve TCK’nın 312/1 maddesi uyarınca, “Halkı sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farkı gözeterek, kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek” iddiasıyla Tunceli Asliye Ceza Mahkemesi’ne dava açıldı. İddianamede, sanıkların, “Devrim ve özgürlük şehitleri adına saygı duruşuna durdukları, toplantıda söz alarak Newroz’un umut, özgürlük ve direniş günü olduğundan bahisle Türkiye ve Tunceli’deki uygulamaları eleştirdikleri” ileri sürüldü.
Ankara’da geziler iptal
Başbakan Abdullah Gül’ün, Siirt’e yapmayı planladığı gezi iptal edildi. Başbakanlık Basın Merkezi’nden yapılan açıklamada, Başbakan Gül’ün, bugün Siirt’e yapılması planlanan gezinin iptal edildiği bildirildi. Bu arada, Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının olası Irak savaşı öncesinde Doğu ve Güneydoğu’daki birliklere yapacakları denetleme ikinci kez ertelendi. Genelkurmay Başkanlığı, denetlemenin iptali için yine kötü hava koşullarını gerekçe gösterdi.
Hizan’da hastalar sıkıntılı
Bitlis’in Hizan ilçesinde, sağlık merkezi kaldırıldığı için, hastalar, sağlık ocağına yatış işlemlerini başka il ve ilçelerden yaptırıyor. İlçede yapımına yıllar önce başlanan Devlet Hastanesi ise faaliyete geçmedi. Hizan’da hastaların yatırılabileceği bir tek sağlık ocağı bulunuyor. Ancak ilçede sağlık merkezinin kaldırılması nedeniyle, en küçük sağlık probleminde yatırılma işlemlerinin yapılması için hastalar Tatvan, Van veya Diyarbakır’a gidiyor. Hizan Belediye Başkanı Cezail Aktaş, Hizan’da yaşanan çetin kış şartları ve yolların çoğu zaman kapalı olması dikkate alındığında, hastaların çok ciddi sıkıntılarla karşılaştığına dikkat çekti. Aktaş, ilçede köy yollarının uzun süre açılamaması nedeniyle de köylerde hastaların ölüme terk edildiğini ifade ederek şöyle konuştu: ‘’İlçe merkezinde yaşayan vatandaşlar bile sağlık sorunlarını çözemezken, köylülerin durumu çok daha kötü oluyor. Çünkü; köydeki vatandaş hastalandığında, öncelikle ilçe merkezine gelmek zorunda. Hastanın tüm bu işlemleri ve yol giderlerini karşılaması için de, cebinde en az 100 milyon lira bulundurması gerekiyor.’’

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net