Önceki akşam yapılan “Irak zirvesi”, Amerikan uşaklarını, savaştan rant sağlamayı planlayan açgözlü “tüccar” taifesini cesaretlendirdi. Doğan grubunun “resmi sözcüsü” Milliyet gazetesi, “zirve”den çıkan Amerikan isteklerini kabul etme “işareti”ni, uzun zamandan beri nefesini tutup bir müjde bekleyen taraftarın sevinç çığlığı gibi patlayan, “Biz de varız” manşeti ile verdi.
Amerika’ya uşaklığa soyunanların gerekçeleri, açgözlü bir tüccarın gerekçeleri: “Amerika’nın Irak’a saldırısını önleyemeyiz. Kimse önleyemez. Savaş kaçınılmazsa, içinde olmamız gerekir. Çünkü dışında kalırsak, savaştan sonra nimetlerin paylaşımında masada olamayız” demektedirler.
Savaş ve Amerika’nın propagandacıları, yığınları aldatmak için; “Biz Amerika’ya üslerimizi, limanlarımızı, topraklarımızı açalım. Kuzey Irak’ta asayişi sağlayacak biçimde önlemler alalım. Hiç silah sıkmadan Amerika’dan milyarlarca dolar zarar ziyan ile öteki savaş ganimetlerinden payımızı alırız” demektedirler.
Burada insan aklına; tuzağa düşürülmek üzere olan “fare”nin hikayesi gelmektedir. Farenin saklandığı yerin çok yakınında koca bir peynir dilimi peydah olmuştur. Fare iki adım atsa peyniri alacaktır. Ama fare akıllıdır; peynire doğru yürümemek için kendisini ikna eder. “Peynir büyük, mesafe kısa ama bunda başka bir iş olmalı” diye düşmanlarının kurduğu tuzağı tanımlar.
Bu “tüccarlar dünyası”nda peynir ne kadar büyükse tuzağın o kadar ölümcül olduğunu Amerikan uşaklığına soyunanlar da biliyor. Ama onların görevi halkı tuzağa çekmektir.
Dün hükümetin orduya; “Savaşa Hazır Ol Emri” vermesi, elbette ki savaş kışkırtıcılarını, daha da azdıracaktır. Ama Türkiye’nin barışsever halkı emperyalist haydutluğa suç ortaklığı yapmayacak; ona suç ortaklığı yapanları da affetmeyecektir.
AKP hükümeti aczin simgesi olmuş, savaş tacirlerinin, Amerika’nın onun işbirlikçilerin oyuncağı olmuştur. CHP de AKP ile aynı oranda suç ortaklığı yapmaktadır.