DYP’de yarış kızıştı
DYP kongresine günler kala başkan adayları çalışmalarını hızlandırdı. Genel başkanlığa aday olduklarını açıklayan 3 yeni isimle birlikte DYP’deki aday sayısı da 11’e yükseldi. Başkan adaylarından Aydın Menderes, DYP Genel Başkanı olduğunda DYP ve ANAP’ın birleşmesi için çalışacağını açıklayarak, merkez sağı toparlayacağını söyledi. Genel başkan adayı enflasyonu ile gidilen DYP kongresi için adaylar son hazırlıklarını yapıyor. Çalışmalarını sürdürmek için Otel 2000’de karargâh kuran Aydın Menderes, dün düzenlediği basın toplantısında, DYP’nin kongrede olmak ya da olmamak arasındaki seçimini yapacağını söyledi. Genel Başkan seçildikten sonra yapacaklarını anlatan Menderes, merkez sağda birleşmeyi sağlayacağını, ANAP ve DYP’yi birleştireceğini açıkladı. Menderes, DYP’de bütün kadroların tahrip edildiğini dile getirerek, DYP’nin yaptığı en büyük hatanın kendini 1946’dan değil, 1993’den başlatması olduğunu ifade etti. Kongrede Demirel’in desteğini almak isteyen Menderes, DYP’de Süleyman Demirel’e düşmanlığın tüzük haline geldiğini, bunun değişeceğini belirtti. Menderes, oldukça iddialı konuşarak, bu yarışta kendisinin tek olduğunu, kimsenin kulvarında yarışmadığını söyledi. İlhan Kesici’ye atıfta bulanan Menderes, kendisinin konu mankeni bir genel başkan olmayacağını savundu.
DEP davasında Türkiye mahkûm
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan DEP yöneticilerinin yaptığı şikayet başvurusunda Türkiye’yi suçlu buldu. AİHM, Türkiye’nin 1994 yılında DEP’i kapatarak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) ör-gütlenme özgürlüğünü ihlal ettiği görüşüne vardı. Mahkemenin kararında, DEP’in kapatılmasının demokratik toplumlarda gerekli olmadığı ve Türkiye’nin AİHS’nin 11. maddesini ihlal ettiği vurgulandı. AİHM kararı gereği, Türkiye, DEP adına başvuru yapan Hatip Dicle’ye mahkeme masrafları da içinde olmak üzere 210 bin Euro maddi tazminat ödeyecek. Hatip Dicle ve diğer dört arkadaşı, 1994 yılında DGM tarafından “terör örgütüne üye olmak” iddiasıyla yargılanmış ve hâlâ tartışılan bir kararla çeşitli ağır hapis cezalarına çarptırılmışlardı. AİHM, daha önce cezaevinde bulunan Leyla Zana, Hatip Dicle ve arkadaşlarının DGM’de adil yargılanmadıkları gerekçesiyle Türkiye aleyhinde bir karar daha almıştı. AİHM’in bu kararından sonra Avrupa Konseyi’nin karar organı Bakanlar Konseyi, Türkiye’den Zana ve arkadaşlarını tekrar yargılanmasına olanak sağlayacak gerekli yasal düzenlemleri yapmasını istemişti.
Mustafa Sarıgül bu kez CHP’ye katıldı
DSP’den seçilen, daha sonra YTP’ye geçen Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, CHP’ye katıldı. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, “Artık eve dönme zamanı. Artık gurbet bitti. Şimdi herkesi eve çağırıyorum. Bu evde herkese, daha önce bu evde olmayanlara da yer var” dedi. Baykal, CHP Grup toplantısına Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ile birlikte geldi. Toplantıyı açış konuşmasının sonunda, CHP’nin bir yandan Parlamento’da görev yaparken diğer yandan da partiyi güçlendirme çabalarını sürdürdüğünü belirten Baykal, daha sonra partiye üyelik formunu imzalayarak Sarıgül’e CHP rozeti taktı. Baykal, grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’nin şu anda AB, Kıbrıs ve Irak’taki gelişmeler gibi 3 ciddi temel sorunla karşı karşıya bulunduğunu söyledi. Irak’ta yaşanan gelişmelerin dikkatle izlenmesi gerektiğine dikkat çeken Baykal, şöyle devam etti: “Buradaki temel nokta, Türkiye, yapılması düşünülen bu harekâtın bir cephesi haline gelmemelidir. Biz uluslararası sorumluluklarımızı elbette biliyoruz ve yerine getireceğiz. Ancak Türkiye’nin bir askeri cephe haline getirilmesi kesinlikle kabul edilemez.”
|