www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



AKP’nin önceliği sermaye
AKP’nin tarıma ilişkin planlarını değerlendiren bilim adamları tarım ile ilgili en tehlikeli söylemin özelleştirmeler ve sektörün düzenlenmesinde devlet elinin tamamen çekilmesi olduğuna dikkat çekiyorlar.

Nükleer yine gündemde
Türkiye Enerji Forumu’na katılan yeni Enerji Bakanı Hilmi Güler,mevcut poliütikaların sürdürüleceğini belirtirken, Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, toryuma dayalı nükleer santraller kuracaklarını belirtti.

Verimli topraklar ekinsiz kaldı
Tarımsal verimlilikte önemli topraklara sahip olan Bursa’da ekilebilir arazilerin yüzde 30-40’ı boş kaldı. Ekim yapılan alanların yaklaşık yüzde 50’si ise ekonomik kriz nedeniyle gübrelenemedi.


AKP’nin önceliği sermaye
Nur Karabacak
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nurettin Yıldırak, hükümet programında yer alan tarım ile ilgili en tehlikeli planının özelleştirmeler ve tarımsal ürün ticaretinden devletin çekilmesi maddesi olduğunu ifade ederek, tüm bunların hayata geçirilmesi ile üreticinin yabancı sermaye ile karşı karşıya kalacağına dikkat çekti.
Hükümet programında tarıma ilişkin planlardaki önemli noktaları değerlendiren Yıldırak, tarımda mutlaka devlet müdahalesi ve desteğine ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, “Türkiye’de tarıma destek olan ve kaynak sağlayan mekanizmaların ortadan kalkması ile tarım sektörünün önemli bir bölümü finansman kaynağı bulamaz noktaya gelecek. Üstelik Türkiye’nin kendine özgü özellikleri var. Tarımsal üretim ve ticareti henüz organize olmuş durumda değil, üretim risklerinden doğan kayıpları karşılayacak bir sigorta sistemi mevcut değil, işletmeler küçük. Bu yapıda üretim yapan üreticilerin serbest piyasa koşullarında ayakta kalması neredeyse imkânsız” değerlendirmesinde bulundu.
İhtiyaçlar kimin umurunda
Yıldırak, bu iktidar döneminde özelleştirileceği kesin olan KİT’lerin devlet elinden çıkarılması ile üreticinin yabancı sermaye ile karşı karşıya kalacağını vurguladı. Üreticilerin ürettiği ürünün maliyeti ve emeği göz önüne alınmadan yabancı sermayenin isteklerine ve çıkarlarına göre ürün fiyatlarının belirleneceğini dile getiren Yıldırak, bu şekilde Türkiye’nin kendi ihtiyaçlarına ve çıkarlarına göre değil, yabancı sermayenin istekleri ve çıkarlarına uygun ürünlerin yetiştirileceğinin altını çizdi. Özelleştirmelerin sadece üretici açısından değil, Türkiye ekonomisi açısından büyük olumsuzluklar doğuracağına dikkat çeken Yıldırak, şu an KİT’lerin içinde olduğu zarardan daha büyük zararların doğacağını ifade etti. Yıldırak, üretici ile özelleştirilen kuruluş arasında sözleşmeli tarım modelinin ortaya çıkacağına işaret ederek, yerli ve yabancı büyük tarım şirketlerinin tarımda üretimden tüketime her aşamaya hakim olacağını söyledi.
Ziraat Bankası’nın daha özelleştirilmeden tarımı büyük oranda ilgi alanından çıkardığını dile getiren Yıldırak, böylece tarımın büyük ölçüde örgütlü finansman kaynağından mahrum bırakıldığını ifade etti.
Yıldırak, yapılacak özelleştirmelerle Türkiye’de üreticinin temel dayanağı olan tüm yapılanmaların tahrip edilerek, üreticinin yabancı sermaye karşısında tamamen korumasız bırakılacağını belirterek, tarımda başlatılan tahribatın bu hükümet döneminde tamamlanacağını söyledi.

KENDİLERİNE FARKLI BİZE FARKLI
Türkiye’de tarımda tüm destekleri kaldırarak, üreticiye kredi sağlayan Ziraat Bankası’nın tarımsal KİT’lerin özelleştirilmesi gibi politikaları dayatan ülkeler ise kendi ülkelerinde tarımı her yönüyle destekliyorlar. Almanya’da Tarımsal Kredi Bankası ile Tarımsal Kredi Kooperatiflerinin üst kuruluşu olan Alman Kooperatifler Bankası (Deutche Genossenschaftbank), tasarruf sandıkları ve çok sayıda kooperatif bankası ile bir kısım bankalar da tarıma kredi vermekte.
Fransa’da Les Caisses Locales de Credit Agricole, Les Caisse Regionale de Credit Agricole, İtalya’da Özel Tarımsal Kredi Enstitüleri, Normal Kredi Enstitüleri, Kırsal Sandıklar ve Yerel Yönetim Sandıkları ve Banca Nazionale Dell’Agrıcoltura tarıma kredi veren kuruluşlar arasında yer almakta.
Hollanda’da Kooperatif Bankacılığı ve Rabobank, İsveç’te İsveç Genel İpotekli Bankası ve Tarım Sandıkları, Norveç’te Devlet Küçük Çiftçi Bankası, Norveç Tarım ve Orman Kredisi Birliği, Norveç İpotekli Krediler Birliği, Tasarruf Sandıkları, Tarımsal İşletme Kredileri Sandığı tarımı kredilendiren kuruluşlar.


Başa dön


Nükleer yine gündemde
Hükümetin enerji politikası, daha önceki hükümetlerin devamı olacak. Yeni Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler katıldığı ilk toplantıda bu konuda ısrarcı olacaklarını belirtirken, Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun ise nükleer santral kuracaklarını söyledi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı Yusuf Günay’ın görevlerini anlatan konuşması hükümete bir mesaj olarak yorumlandı.
Bu yıl ikincisi düzenlenen “Türkiye Enerji Forumu”nda hükümetin yeni bakanları enerji politikalarını anlattılar, yabancı şirketlerin temsilcileri de beklentilerini dile getirdiler. Forum Başkanı Neslihan Gökdemir’in protokolde yer almalalarına karşılık MGK üyelerini selamlayarak başladığı konuşmasının ardından ilk kez bir toplantıya katılan yeni Enerji Bakanı Güler, hükümetin enerji stratejisini anlattı.
ANAP’a suçlama
Piyasa ekonomisinde ısrar edeceklerini ve özelleştirmeleri tamamlayacaklarını vurgulayan Güler, “Kabinedeki diğer arkadaşlar adına konuşamam ama ben ulusal kaynaklara dayalı bir enerji politikasından yanayım” dedi. Elektrik fiyatlarının yüksekliğinden enerjide yaşanan birçok soruna değinen yeni bakanın bunların sorumluları olarak geçmiş dönemi, özellikle de Enerji Bakanlığı’nın ANAP’ın elinde olduğu zamanları işaret etmesi ise dikkat çekiciydi. Bürokratların imza atmaktan çekinir hale geldiğini anlatan Güler, “Biz bürokratlarımızın arkasında sonuna kadar duracağız” diye konuştu. Elektrik fiyatlarındaki yüksekliğin ise daha önce yapılan anlaşmalardaki birtakım hatalardan kaynaklandığını söyleyen Güler, “Biz özellikle sanayinin önündeki en büyük engel olan yüksek enerji fiyatını aşağı çekmek istiyoruz. Bununla ilgili çalışmalarımız son noktasına gelmek üzere. Üretimin önündeki en büyük engel olan enerji fiyatını aşağı çekeceğiz. Bunu zaten seçim beyannamesinde de söylemiştik. Söz namustur, bunu yerine getireceğiz” dedi.
Nükleer ısrarı
Güler’in yerli kaynaklara yönelme konusundaki ısrarına karşın kabine arkadaşı Bakanı Ali Coşkun uluslararası sermayenin yatırımlarının daha önemli olduğunu vurguladı. Coşkun, yabancı yatırımcıların enerji alanında Türkiye’de yatırım yapmalarını beklediklerini belirterek, “Geçmişte olumsuzluklar olmuştur, lütfen bu olumsuzlukları unutalım. Yeni dönemde yeni şartlarla kendilerini Türkiye’de yatırım yapmaya davet ediyorum” dedi.
Ali Coşkun, tedbiri aldıktan sonra her türlü enerji kaynağını da kullanacaklarını söylemesi, nükleer enerjinin AKP’nin gündeminde olduğunun mesajı oldu. Nitekim nükleer santral kurup kurmayacaklarına ilişkin bir soruya Coşkun, “Elbette kuracağız” dedi. Üstelik nükleer santralın dünyanın en tehlikeli yakıtlarından birisi olarak bilinen toryum üzerine kuracaklarını anlatması, çevrecilerin tepkilerini şimdiden çekti. Çevre konusundaki kaygıları anladıklarını ve tedbir alacakların iddia eden Coşkun, sanayicilere de enerji konusunda vaatlerde bulundu.
Hükümetin makro politikaları belirlemesine karşılık uygulayıcıların ve denetçilerin kendileri olacağının altını çizerek söze başlayan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı Yusuf Günay ise konuşması boyunca daha çok kendi görevlerini hatırlattı.
Günay’ın bu vurgusu, iktidarının ilk günlerinde üst kurulları hedef alan hükümetin bakanlarına da bir mesaj niteliğindeydi.


Başa dön


Verimli topraklar ekinsiz kaldı
Nuri Aysever
Tarımsal verimlilikte önemli topraklara sahip olan Bursa’da ekilebilir arazilerin yüzde 30-40’ı boş kaldı. Ekim yapılan alanların yaklaşık yüzde 50’si ise ekonomik kriz nedeniyle gübrelenemedi.
Devlet desteği yetersiz
Harran Üniversitesi (HRÜ) Ziraat Fakültesi Dekanlığı “Güneydoğu’da Pamuk Çiftçisinin Sorunları” konulu toplantı düzenledi. HRÜ Rektörü Prof. Dr. Uğur Büyükburç, Prof. Dr. Hüseyin Apan Konferans Salonu’ndaki panelde yaptığı konuşmada, GAP projesinin belirli kısımlarının devreye girmesine rağmen bölgenin tarım potansiyelinden yeterince yararlanılmadığını söyledi. Üniversitenin araştırma-geliştirme çalışmaları ile bölgedeki mevcut tarımsal üretimin hedeflenen üretim düzeyinin yüzde 10 dolayında kaldığı sonucuna vardıklarını ifade eden Prof. Dr. Büyükburç, “Türkiye’nin geleceğini bu topraklar belirleyecek. Özellikle Şanlıurfa verimli tarım arazilerine sahiptir. Eğer, bölgede istenilen üretim miktarı gerçekleşirse çiftçi gelirleri 20 kat daha artar. Başta pamuk üreticilerinin sorunları olmak üzere tüm çiftçi sorunlarının çözümü için, kurumlararası organizasyonun sağlanması gerekir. Köy Hizmetleri, tarım il müdürlükleri, üniversiteler, çeşitli sivil toplum kuruluşları ve çiftçiler birlikte hareket etmelidir” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Mehmet Rıfat Akyüz ise Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde 8 milyon tarım sektörü ile uğraşan çiftçiye 50 milyar dolar doğrudan gelir desteği ödemeleri yapıldığını, Türkiye’de de 20 milyonun üzerindeki çiftçiye 100 milyon dolarlık doğrudan gelir desteği ödemesinin çok görüldüğünü söyledi. Akyüz, pamuk üreticisi çiftçilerin çeşitli sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Tekstil sektrünün geleceği olan pamukta girdi maliyetleri yüksektir. Avrupa ülkelerinde pamuk üreticisi 4 sente elektrik kullanırken, çiftçilerimiz 18 sente kullanmaktadır. Çiftçiye elektriği, mazotu, tohum, ilacı güreyi yüksek fiyattan verirseniz, Avrupa’daki pamuk üretileri ile rekabet edemezsiniz ve bundan en fazla tekstil sektörü zarar görür.” Toplantıya, Ziraat Fakültesi Dekanı Mehmet Aktaş, Şanlıurfa Ziraat Odası Başkanı Mehmet Eyyüpoğlu, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İsmail Demirkol, üniversitede görevli öğretim üyeleri ve çok sayıda çiftçi katıldı.
Muğla’da narenciye sevinci
Muğla ve yöresinden çeşitli Avrupa ülkelerine, kasım ayı içinde 6 bin 50 ton narenciye ihraç edilerek 3 milyon 629 bin dolar döviz geliri elde edildi. Muğla Tarım İl Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, kasım ayı içinde Avrupa ülkelerine 4 bin 276 ton limon, bin 196 ton portakal, 504 ton mandalina ve 74 ton greyfurt olmak üzere toplam 6 bin 50 ton narenciye ihraç edildi. Bu ürün ihracıyla sağlanan döviz girdisinin de 3 milyon 629 bin dolar olduğu belirtildi. Her yıl Muğla ve yöresinden üretilen 70 bin ton kadar narenciyenin yaklaşık 12 bin tonluk bölümünün ihraç edildiği ve 6 milyon doların üzerinde döviz girdisi sağlandığı duyuruldu. Kentten ihraç edilen narenciyenin önemli bir bölümü, yöredeki narenciye tasnif ve paketleme tesislerinde işleniyor. Tarım İl Müdürlüğü İnspektörü Türkay Öztürk, Muğla’da yıl içinde üretilen 70 bin ton kadar narenciyenin yüzde 60’lık bölümünün Köyceğiz ilçesinden gerçekleştirildiğini anlattı. Öztürk, ihraç edilen ürünlerin hastalık ve zararlılar yönünden sürekli kontrol edildiğini de bildirdi. Köyceğiz’e bağlı Döğüşbelen köyündeki Narenciye Tasnif ve Paketleme Tesisleri’nin temsilcisi Turan Perpez, tesislerde yılda 9 bin ton narenciyenin işlendiğini ve bu miktarın 5 bin tonluk bölümünü ihraç ettiklerini söyledi. Perpez, ihracattan 2 milyon 500 bin dolarlık döviz geliri sağlandığını kaydetti.
Kurutmalıklara halkın ilgisi arttı
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaz aylarında hazırlanan kurutmalık sebzeler, sera ürünleri ile rekabet ediyor. Havaların soğuması ile birlikte, seralarda üretilen sebzelerin fiyatlarındaki artış, kurutmalıklara olan ilgiyi artırdı. Ev hanımlarınca, haziran-eylül ayları arasında, komşu dayanışması ile şenlik havasında hazırlanan kurutmalık geleneği, seracılığın gelişmesi sonrası her mevsimde istenilen sebzenin bulunmasına bağlı olarak 10-15 yıldır unutulmaya başlamıştı. Ancak, seralarda üretilen sebzelerin kış aylarında fiyatlarının yükselmesi ve son yıllarda doğal koşullarda yetiştirilen gıdalara olan ilginin artması sonucu, kurutulan sebzeler yeniden mutfaklardaki yerini aldı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net