www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Yaşama tanıklık eden bir kalem
Yazar Orhan Kemal, 88. doğum yıldönümünde, ailesi ve yazar dostlarınca anıldı. Yazar, yapıtlarıyla, yaşama tanıklık eden bir sanatçı olarak değerlendirildi.

Tarihte büyük bir tahribat var
ODTÜ-TAÇDAM (Ortadoğu Teknik Üniversitesi Tarihsel Çevre Değerlerini Araştırma Merkezi) Başkanı Prof. Dr. Numan Tuna, Türkiye’nin gelişmekte olan bir ülke olması sebebiyle tarihi değerlerde büyük bir tahribatın yaşandığını söyledi.

Güngör alkışlarla...
Geçtiğimiz pazar günü kansere yenik düşen Türk tiyatrosunun en önemli oyuncularından Şükran Güngör, Kenter Tiyatrosu’nda düzenlenen tören ve Bebek Camii’nde kılınan öğle namazının ardından defnedileceği Bordum Turgutreis’e gönderildi.


Yaşama tanıklık eden bir kalem
Türkiye Yazarlar Sendikası ve Orhan Kemal İl Halk Kütüphanesi Müdürlüğü, önceki gün düzenledikleri “Orhan Kemal Yaşam ve Yapıtları” konulu panelle, Orhan Kemal’i 88. doğum yıldönümünde andılar. Yazar Adnan Özyalçıner’in yönettiği panele, yazar Ferudun Andaç, Öner Yağcı ve Nurer Uğurlu konuşmacı olarak katıldı. Panelde, Yazarlar Sendikası üyelerinin yanı sıra Orhan Kemal’in eşi Nuriye Öğütçü ve oğlu Işık Öğütçü de dinleyiciler arasındaydı.
Panel öncesinde, Kütüphane Müdürü Ayten Şan, Aydın Bilimsel Kültürel Araştırmalar Yayıncılık ve Üretim Kooperatifi’nin (AY-KAR-YAY Aydın Tiyatrosu ) mesajını okudu. “Uzaktayız. Duyarlıyız. O’nun romanlarına, öykülerine ve tiyatro oyunlarına kahraman olmuş; O’nun 72. Koğuş oyununda oynamış, görev almış, kenar mahalle, varoş insanlarındanız. Bizler kendimizi, O’nun insanları olarak duyumsuyoruz” diyerek, güzel günlere olan inançlarını belirtti, AY-KAR-YAY Aydın Tiyatrosu.
Paneli açan yazar Adnan Özyalçıner, yazarın günlüğünden alıntılar okudu. Aile ilişkileri, yaşamı boyunca çektiği geçim sıkıntısı ironik bir dille anlatılıyordu, Kemal’in güncesinde.
Orhan Kemal’in yaşama tanıklık ederek, toplumu aydınlatmaya çalıştığını vurgulayan Ferudun Andaç, Maksim Gorki’yi okuduğu için cezaevine girişini ve burada Nâzım Hikmet’le tanışıp, yazın hayatına düzyazı ile devam edişi konusunda, büyük ozanın kendisini ikna edişini anlattı. Yazarın gözlemlerinin, eserlerine yansıyışını da aktaran Andaç, yazarın “Murtaza” romanını, ahlaki değerlerin irdelendiği en iyi roman, “Hanımın Çiftliği”, “Bereketli Topraklar Üzerinde”, “Kaçak” gibi yapıtlarını da Çukurova’dan yola çıkarak, Anadolu insanının yaşamını sergileyen en iyi örnekler olarak niteledi. Orhan Kemal’in yaşamına uzun süre tanıklık eden yazar Nurer Uğurlu ise yazarla anılarından örnekler verdi.
Sözcükleriyle
Orhan Kemal’i, kendisinin de örnek aldığını söyleyen Öner Yağcı ise yazarı “iyimserliğin ve sevginin yazarı” olarak tanımladı. Yağcı’nın konuşmasının sonunda okuduğu, geçtiğimiz günlerde yitirdiğimiz Rauf Mutluay’a ait sözler ise Orhan Kemal’i bize kendi diliyle anlatıyor: “ ‘Baba Evi’ndeki (1949) ‘Avare Yıllar’ında (1950) bile ‘Önce Ekmek’ (1968) gerçeğine inandığı için ‘Bereketli Topraklar Üzerinde’ (1954) ‘Ekmek Kavgası’na (1949) girişen ‘Gurbet Kuşları’nın (1962) ‘Kardeş Payı’nı (1967) savunan; ‘İşsizlerin’ (1966), ‘Grev’dekiler (1954) ‘Arka Sokak’ (1966) yaşamlarını dile getiren, namuslu, gerçekçi, ‘Devlet Kuşu’na (1958) önem vermeden onurlu sorumluluklarını sürdüren, ‘Murtaza’ları (1952), ‘Dünya Evi’ne (1960) kendi yiğit seçimleriyle giren ‘Cemile’leri (1952) değerlendiren büyük yazar. ‘Suçlu’ (1957) sayılan ‘Küçücük’ (1960) ‘Sokakların Çocuğu’nu (1963) hoşgörüyle seven, bağışlayıcı, insancı kalem. ‘Eskici ve Oğulları’nın (1967) çilesini, ‘Kötü Yola’ (1969) düşmek zorunda bırakılan ‘Sokaklardan Bir Kız’ (1968), ‘Kanlı Topraklar’ (1963) üzerindeki emek sömürüsüyle ‘Üçkağıtçılar’ın (1969) oyunlarını açıklayan açık sözlü gözlemci... Adının onuru ve anısını değeriyle toplumuna bu kadar borç ödeyen bir yazar.”


Başa dön


Tarihte büyük bir tahribat var
ODTÜ-TAÇDAM (Ortadoğu Teknik Üniversitesi Tarihsel Çevre Değerlerini Araştırma Merkezi) Başkanı Prof. Dr. Numan Tuna, Türkiye’nin gelişmekte olan bir ülke olması sebebiyle tarihi değerlerde büyük bir tahribatın yaşandığını söyledi. ODTÜ-TAÇDAM Koordinatörlüğü’nde “Ilısu ve Karkamış Baraj Gölleri Altında Kalacak Arkeolojik Kültür Varlıklarını Kurtarma Projesi” kapsamında yapılan kazıların değerlendirilmesi amacıyla Diyarbakır Mesudiye Medresesi’nde bir toplantı düzenlendi.
Prof. Dr. Tuna, toplantıda yaptığı konuşmada, Kültür Bakanlığı ve DSİ’nin (Devlet Su İşleri) desteğiyle 1999 yılında başlayan tarihi kazıların bugüne kadarki gelişmeleri ve geleceğe yönelik çalışmaları belirlemek amacıyla kazı ekibi başkanlarıyla toplandıklarını belirtti.
Yapımı planlanan Ilısu Baraj Gölü alanında şu ana kadar doğru dürüst bir çalışmanın yapılamadığını anlatan Prof. Dr. Tuna, burada tahrip edilmekte olan tarihi değerleri kurtarmak amacıyla proje yürütüldüğünü kaydetti.
Türkiye’de tarih yönünden büyük bir tahribatın olduğunu ifade eden Prof. Dr. Tuna, “Türkiye gelişmekte olan bir ülke olduğu için tarihi değerlerde büyük bir tahribat var. Yollar yapılıyor, kentler gelişiyor. Bunlar da tarihin tahrip olmasına neden oluyor” dedi.
Prof. Dr. Tuna, Türkiye’de arkeolojik ve kültürel envanterin bulunmadığını ve bilinmeyen kültürlerin her gün yok olduğunu belirterek, baraj alanlarının da kısa sürede kültürel değerleri toptan yok ettiğini kaydetti.
Tarihi kazıların amacının tahrip olacak tarihi belgelemek, kültürel mirasın bilinmesini sağlamak, bilinmeyen kültürleri belgelemek, bölgenin kültür tarihini yeniden yazmak olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tuna, kazılarla bilinmeyen bir bölgeden yepyeni bilgiler kazandıklarını bildirdi.
Prof. Dr. Tuna, tarihi değerlerin yok edilmesine sadece barajların neden olmadığını vurgulayarak, şöyle dedi:
“Bölgede tarımsal faaliyetlerden dolayı hızlı bir tahribat söz konusudur. 1988 ve 1990 yılları arasında yapılan araştırmada, Diyarbakır’ın Bismil ilçesinde tarımsal faaliyetlerden dolayı tarihi değerlerin yüzde 30’unun tahrip olduğu belirlendi. Hasankeyf’te iyi bir ören yeri olmadığı için çok sayıda ziyaretçi nedeniyle tahribat var.”
Prof. Dr. Tuna, proje sayesinde çok sayıda genç bilim adamının çalışma olanağına kavuştuğunu ve gençlerin yetişmesini sağladığını belirterek, ayrıca arkeolojik kazılara yeni yöntemlerin kazandırıldığını söyledi.


Başa dön


Güngör alkışlarla...
Geçtiğimiz pazar günü kansere yenik düşen Türk tiyatrosunun en önemli oyuncularından Şükran Güngör, Kenter Tiyatrosu’nda düzenlenen tören ve Bebek Camii’nde kılınan öğle namazının ardından defnedileceği Bordum Turgutreis’e gönderildi.
Şükran Güngör için ilk tören yıllarca emek verdiği Kenter Tiyatrosu’ndaydı. Sabahın erken saatlerinden itibaren tiyatroyu dolduran sanatçının yakınları, tiyatro ve sinema dünyasının pek çok ünlü ismi son bir kez olsun onu görebilmek ve ailesine destek olabilmek için oradaydı.
günün etkinlikleri...

İSTANBUL
  • Yerebatan Sarnıcı konser dizisinde, saat 16.00’da Osman Dursun’un “Kanun Resitali” var.
  • Başka Kültür Merkezi’nde saat 19:30’da Mathieu Kassovitz’in “Protesto” adlı filmi izlenebilir.
  • Alman sanatçı Dirk Schafer’in “Fakirlik” anlamına gelen ve Doğu Anadolu’dan şanslarını denemek için İstanbul’a gelmiş üç gencin hikâyesini anlatan “Armut” adlı filmi, saat 19.00’da Galeri Dürer’de gösterilecek. Alman sanatçı Catrin Otto’nun İstanbul’da görüntülediği fotoğraflar da aynı kapsamda sergilenecek.
  • Komedi Filmleri Festivali kapsamında İtalyan komedyen Toto’nun film afişleri, İtalyan yönetmen Fellini’ye ait çizimler, çeşitli filmlerinden kolajların bulunduğu bir belgeselin yer aldığı sergi bugün Garanti Sanat Galerisi’nde açılacak.

  • Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net