www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Kurtar bizi Süreyya!
Avrupa Atletizm Şampiyonası’na birkaç gün kala kimi atletizm ‘uzman’ları; “Süreyya Ayhan niye yarışmıyor” tartışmaları yapıyor. Sanırsınız ki, Ayhan Avrupa Şampiyonu olursa atletizm kurtulacak.

Takımlar yerlilere emanet
Galatasaray: Fatih Terim, Trabzonspor: Samet Aybaba, Gençlerbirliği: Ersun Yanal, Kocaelispor: Hikmet Karaman, İstanbulspor: Aykut Kocaman, Göztepe: A. Osman Renklibay, Denizlispor: Rıza Çalımbay, Elazığspor: Giray Bulak, D.Bakırspor: Hüseyin Kalpar, Adanaspor: Bahri Kaya, Malatyaspor: Ziya Doğan , Bursaspor: Nejat Biyediç


Kurtar bizi Süreyya!
Şenay Aydemir
Almanya’da 6-11 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Avrupa Atletizm Şampiyonası öncesinde, Türkiye Atletizm Federasyonu ile kimi spor yazarları arasında “Süreyya Ayhan” tartışması yaşanıyor.
Bu tartışma önceki gün NTV’de Kenan Onuk tarafından hazırlanan “Spor Aktüel” programına da taşındı. Atletizm Federasyonu Başkanı Mehmet Yurdadön ve Sabah Gazetesi yazarları Hıncal Uluç ve Cüneyt Koryürek’in katıldığı bu programın hemen hemen tamamını Süreyya Ayhan’ın uzun süredir neden yarışmalara katılmadığı tartışması oluşturdu.
Daha çok futbol (daha doğrusu Galatasaray ve milli takım) yazarlığıyla tanınan Hıncal Uluç’un her şeyden anladığı gibi atletizmden de anlamasında bir sakınca yok tabii. Ama, atletizm denilince aklına yalnızca Süreyya Ayhan’ın gelmesinin Uluç’un ‘karizma ve vizyon sahibi’ kişiliğiyle yakından ilgisi var.
Atletizm=Süreyya Ayhan mı?
Programın seçtiği konu bakımından önemine denilecek bir lafımız yok. Böylesine önemli bir organizasyon öncesinde kendi deyimleriyle “Türkiye’nin atletizme gönül vermiş birkaç adamı”nın bir araya geldiği bir tartışma programına nacizane atletizmseverleri olarak iştirak etmenin görev olacağını düşündük. Ama iki saate yakın bir süre devam eden program süresince, Süreyya Ayhan’ın neden aylardır gözlerden uzak çalıştığına, antrenörünün (ya da ima edilenlere göre aynı zamanda sevgilisinin) yeterli olup olmadığına, bu kızcağızın Avrupa Şampiyonası öncesinde Golden Lig’de neden hiçbir yarışa katılmadığına, katılsaydı şüphesiz daha fazla hazır olacağına dair birçok konuya girildi, çıkıldı. Süreyya Ayhan da bir ara telefonla programa katılarak sakatlığı nedeniyle yarışmadığını ama katılımcıların gönüllerini ferah tutmalarını çünkü Şampiyona’da kürsüye çıkacağını söyledi. Derin bir oh çektik Uluç’la birlikte; Atletizm kurtulmuştu...
Devşirsek de mi yarıştırsak...
Programın bir başka tartışma mevzusu ise yabancı kökenli atletlerin milli takım formasıyla yarıştırılıp yarıştırılmayacağı idi. Koryürek ile Yurdadön’ün karşılıklı belgelere dayalı ‘devşirme’ lafını kimin kullandığına dair atışmalarının ardından atletizmle ilgili ikinci önemli beklentide yerine getirildi: Bugüne kadar Türk vatandaşlığına geçen yabancı uyruklu sporcuların Milli Takım forması altında koşmasında bir sakınca yok, ancak bundan sonra böyle bir yöntem izlenmeyecek. Böylece, has Türk evlatlarının yer alacağı bir atletizm takımımızın olacağı haberini de almış olduk. Atletizm bir kez daha kurtuldu!..
Ama nasıl?
Süreyya Ayhan, yoğun çabası ve yetenekleriyle kamuoyuna mal olmuş tek atlet olarak madalya sözü verdikten ve Atletizm Federasyonu Başkanı da artık yabancı uyruklu sporcuların koşturulmayacağını söyledikten sonra tam rahatlıyorduk ki, aklımıza sorular düşmeye başladı: Neden kamuoyunun büyük bir kesimi Süreyya Ayhan dışında bir atlet adı bilmiyor? Türkiye’de atletizm alanında hangi yatırımlar yapılmaktadır? Gelecekte Milli Takım formasıyla koşması planlanan gençler nasıl ve hangi koşullarda yetiştirilmektedirler? Türkiye’deki atletizm sporunun altyapısı futbol dışındaki alanlar gibi dökülmekte midir, yoksa bu alanda önemli atılımlar yapılmış mıdır? Atletizme meraklı genç insanlar bu sporu geliştirmek için hangi yollara başvurmalıdırlar? “Üç büyük” kulübün amatör şubelerini kapatma kararları atletizmi nasıl etkileyecektir? Sponsor bulamayan atletlerin Türkiye’yi terk etmeye başlamalarına bir önlen alınacak mıdır? Gençlerin atletizmle uğraşmaları için Nora Güner’e bağlanan 290 milyon liralık maaş yeterince motive edici midir?
Hıncal Uluç, Cüneyt Koryürek, Mehmet Yurdadön ve Kenan Onuk bütün bu konular hakında ne düşünür, yoksa bu soruların cevaplarını biliyorlar mı? Biliyorlarsa önceki gün neden bizimle paylaşma gereği duymadılar.
Son bir soru Süreyya Avrupa’da kürsüye çıksa Türkiye atletizmi gerçekten kurtulur mu? Atletizmde AB’ye girmiş olur muyuz?
Atlet değil, marka aranıyor
Şurası açık ki, Hıncal Uluç’un Süreyya Ayhan’ın Golden Lig yarışlarında yarışmaması, ulusal ve uluslararası müsabakalarda yer almamasıyla ilgili eleştirileri tamanen ‘karizma ve vizyon” eksikliği tespitinden kaynaklanıyor. Uluç ve diğerleri için, bir atletin nasıl yetiştiğinden ya da söz konusu spor alanının altyapısının nasıl olduğundan çok, birer marka olmuş insanların olması önemli. Onun için Şenol Güneş eleştirilirken oynattığı oyundan çok ‘karizma ve vizyon’u tartışıldı. Şimdi, karizma ve vizyon derdinde olmayan, tek hedefi sakatlığını atlatmış ve hazır olarak yarışmak olan Süreyya Ayhan’a bir marka olması için yükleniliyor. Şöyle arkasına büyük firmaları almış, uluslararası arenada boy gösterecek ‘vizyon ve karizma sahibi’ birkaç atlet olsa Türkiye’nin atletizmi kurtulacak sanki!
Bir şeyi hatırlatmakta yarar var. Suçlu da aranıyorsa belki burada aranmalı. Olimpiyatlarda atletizm dalında Türkiye’ye tek bronz madalya kazandıran Ruhi Sarıalp, bu dalda Türkiye adına başka bir madalya kazanan atleti göremeden göçüp gitti bu dünyadan. Süreyya Ayhan, 9 Ağustos 2002’de kürsüye çıkarsa bir sonraki Avrupa Şampiyonası madalyasını görebilecek miyiz acaba?


Başa dön


Takımlar yerlilere emanet
Birinci Süper Lig’de 2002-2003 sezonu 9 Ağustos Cuma günü Trabzonspor-Fenerbahçe arasında yapılacak karşılaşmayla başlarken, bu sezon da teknik kadroda yerlilerin üstünlüğü var. 2002-2003 sezonunda Birinci Süper Lig’de mücadele edecek olan 18 takımdan 11’i yerli, 7’si ise yabancı teknik adamla sezona başlayacak.
Dokuzu yeni

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net