www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



AB üzerinden propaganda
Avrupa Birliği Uyum Yasaları’nın seçim sürecinde temel propaganda malzemesi olacağı ilk günlerden belli oluyor. MHP, AB karşıtlığı ve “idam propagandası” ile prim toplamaya çalışırken, DSP AB’ye yönelik adımları kendisine oy olarak yazma çabasında.

‘Siyaseti Ankara’ya bırakmayın’
EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, yurt gezisinin Malatya durağında, “emekçilerlin talepleri etrafında, emekten yana partilerle güçbirliği” için çaba harcadıklarını anlattı.

Karayalçın: Sol ittifak zorunlu
SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, partisinin seçimlere katılmama olasılığı ile karşı karşıya olduğunu belirterek, sol partilere ittifak çağrısı yaptı.


AB üzerinden propaganda
MHP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, Tekir Yaylası’nda yaptığı konuşmada Meclis’teki tüm partileri aşağıladı. Başbakan Bülent Ecevit ise, Avrupa Birliği’ne (AB) uyum yasa paketinin ve özellikle de idamın kaldırılması maddesinin Meclis’ten geçirilmesine destek olduğu için Bahçeli’ye teşekkür etti.
Bahçeli Tekir Yaylası’nda
Devlet Bahçeli, 13. Erciyes Zafer Kurultayı’nda yaptığı konuşmada, “Terörist başını idamdan kurtarmak için Meclis’te birbirleriyle yarışanlar Kıbrıs’ta Türk milleti aleyhinde yaşananları hafife alanlar bu ülkeye ve millete kötülük yaptılar” dedi.
Özellikle hükümet ortağı ANAP’ı, “Özürlü Avrupa Birliği üyelik sürecini siyasi varlıklarını sürdürmek için tek çare olarak görmekle” suçlayan Bahçeli, “Bu mücadelede Brüksel sevdalıları değil Türkiye sevdalıları kazanacaktır” diye konuştu. MHP Genel Başkanı Bahçeli, AKP ve SP içinse “Adil düzenciler batılı düzenciler oldu” sözlerini sarf etti.
Avrupalı muhataplarını Türkiye’ye karşı dostça ve dürüstçe davranmaya davet etmeyi” de elden bırakmayan Bahçeli, konuşmasını “Bugün 4 Ağustos 2002, 4 Kasım 2002’de Ankara’da buluşmak üzere” diye bitirdi.
MHP’li bakanlar ve parti yöneticilerinin de katıldığı kurultay için, Erciyes Dağı’nın 2200 metre yüksekliğindeki Tekir Yaylası’na 6 bin çadır kuruldu.
Ecevit minnettar
Bahçeli hükümet ortaklarını ve Meclis’teki partilerini sert ifadelerle suçlarken, Başbakan Ecevit soğukkanlı biçimde, AB yasalarının geçirilmesinde MHP’nin oynadığı role dikkat çekmekle yetindi. TRT-1’deki ana haber bültenine konuk olan Ecevit, “Bu haklar ve özgürlükler kullanılırken elbette ulusal birliğimiz ve ülke bütünlüğümüz sımsıkı korunacaktır” dedi.
AB’ye uyum yasaları konusunda MHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne gitme yönündeki kararını nasıl değerlendirdiği sorusu üzerine Başbakan Ecevit, “Koalisyon ortağımızın bu konudaki görüşlerine ilişkin bir şey söylemeyi doğru bulmuyorum” yanıtını verdi.
Gerek idam cezasının kaldırılması, gerekse insan haklarıyla ilgili düzenlemeler konusunda MHP’nin kendilerine hoşgörülü davranması konusunda görüşbirliğine vardıklarını söyleyen Ecevit, “MHP, koalisyon ortağı olduğumuz halde AB ile ilgili yasama çalışmalarında bizim, koalisyon ortakları dışında kendi irademizi kullanmamıza ses çıkarmayacağını belirtti. O bakımdan bunu takdirle karşılıyoruz. Nihayet demokratik bir süreçtir. Önemli bir konuda koalisyon ortaklarından ikisinin yani ANAP ile DSP’nin ayrı bir tutum izlemelerinde bir engel çıkarmamıştır koalisyon ortağımız. Bence, yapıcı bir davranış olmuştur” diye konuştu.


Başa dön


‘Siyaseti Ankara’ya bırakmayın’
EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, Malatya’daki halk toplantısında, “emeğin politikaları etrafında örgütlenme ve siyaseti Ankara’dakilere bırakmama” çağrısında bulundu.
Tunceli’deki Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin ardından Malatya’ya giden Tüzel, Büyük Düğün Salonu’nda önceki gün gerçekleştirilen toplantıda konuştu.
Levent Tüzel, emekçilerin yıllardır uğrunda mücadele ettiği bazı düzenlemelerin, “Avrupa Birliği’ne (AB) uyum süreci” adına Meclis’te yasalaşmasını olumlu karşıladıklarını belirtmekle beraber, bunların yeterli olmadığını söyledi. Emperyalist bir blok olan AB’ye karşı çıkmayı sürdüreceklerini ifade eden Tüzel, ancak AB konusunu emekçileri bölecek bir ayrışma noktası haline getirmeyeceklerini bir kez daha vurguladı. Tüzel, emekçilerin öncelikli talepleri etrafında, emekten yana partilerle güçbirliği yapabileceklerini bir kez daha vurguladı.
Keyfi engellemeler sürüyor
Levent Tüzel, birçok ilde gerçekleştirdikleri halk toplantıları öncesi, çağrı niteliğinde el ilanları dağıtıldığını, el ilanlarında yer alan Kürt sorununa ilişkin konu başlığının ise Malatya Emniyet Müdürlüğü’nü rahatsız ettiğini söyledi. Bu konuda birtakım engeller çıkarıldığını belirten Tüzel, Türkiye’nin her yerinde keyfine göre davranan, yasaları anladığına göre yorumlayan birçok yönetici olduğuna dikkat çekti.
“Bu yöneticiler bir parti başkanının ne deyip ne demeyeceğine oturduğu yerden karar verebiliyor” diyen Tüzel, şöyle devam etti: “İktidar partileri anlaşıyorlar, paket hazırlıyorlar. ‘Kürtçe yayın olsun mu olmasın mı’ diye konuşuyorlar. Ama EMEP Malatya İl Başkanı, el ilanlarında Kürt sorunu konu başlığına yer verdiği için Malatya Emniyet Müdürlüğü tarafından engelleniyor. Biz işte bu antidemokratik zihniyetli yöneticilerle çok uğraşacağız.”
‘Mücadele gerekli’
Tunceli’de OHAL’in kaldırıldığın ancak kendini yetkili sayan, yasaları antidemokratik bir şekilde uygulayan yöneticilerin halkın karşısına çıkmaya devam edeceğini ifade eden Tüzel, yasalarla güvence altına alınmış hakların fiiliyatta engellerle karşılaştığını anlattı. “AB’ye uyum sürecinde hazırlanan yasalar Meclis’ten çıktı ama bakalım bu halk bu hakları ne ölçüde kullanacak?” diye soran EMEP Genel Başkanı, “Mesele AB meselesi değil, mesele bu topraklarda yaşayan emekçilerin bu temel haklarını engelsiz, koşulsuz, bir mücadele üzerinden kullanmasıdır” dedi.
IMF ve AB partileri
Levent Tüzel, AB’ye giriş söylemi üzerinde anlaşan partilerin programlarının pazar ekonomisine dayandığına dikkat çekti. Baykal’dan Derviş’e, Karayalçın’dan İsmail Cem’e kadar, kendini “sol, sosyal demokrat” olarak tanımlayan birçok ismin IMF politikalarını hayata geçirmeyi sürdüreceğini belirten Tüzel, artık emekçilerin bu partilerin gerçek yüzünü görmesi ve serbest piyasacı bu politikalara karşı emeğin politikalarında birlik sağlaması gerektiğinin altını çizdi. EMEP Genel Başkanı, “AB, Türkiye için zenginlik değildir. AB süreci, IMF programının devam sürecidir” diye konuştu.
Tüzel, Türkiye’nin, ABD’nin çıkarları doğrultusunda Irak’a saldırı planlarına da ortak olmaması gerektiğini ifade ederek, emekçileri savaşa karşı mücadeleye çağırdı.
Gençlere ve kadınlara çağrı
Ülke gençliğinin gelecek kaygısı yaşadığını kaydeden Tüzel, gençlerin eğitimsiz ve işsiz olduğuna, fırsatını bulanın yurtdışına kaçtığına dikkat çekti. “YTP’si, AKP’si IMF politikalarıyla bu gençlere ne verecek?” diye soran Tüzel, politikada kenara itilmiş emekçi kadınları da emek politikaları etrafında örgütlenmeye çağırdı.


Başa dön


Karayalçın: Sol ittifak zorunlu
SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın, partisinin seçimlere katılmama olasılığı ile karşı karşıya olduğunu belirterek, sol partilere ittifak çağrısı yaptı. Karayalçın, “Soldaki partilerin genel başkanlarına sesleniyorum. Seçimler için bir çatı partisi kuralım” dedi.
SHP’nin dün yapılan Altındağ İlçe 1. Olağan Kongresi’nde konuşan Murat Karayalçın, Meclis’teki partilere, seçim yasasında değişiklik yapılması için başvurduğunu ancak partilerin bu konuda bir girişimde bulunmadığını hatırlattı. Partisinin seçimlere katılmamasının büyük bir haksızlık olduğunu vurgulayan Karayalçın, “Seçimlere katılmasak da doğruları dile getirmeye devam edeceğiz” dedi. Karayalçın, AB’ye uyum yasalarını hızla çıkartan Meclis’in seçim yasalarında da hızla düzeltmeler yapabileceğinin altını çizerek, “solda çatı” önerisinin güncelliğini koruduğuna dikkat çekti. AKP’nin seçimlerden birinci parti olarak çıkmasının ciddi bir tehlike oluşturduğunu savunan Karayalçın, “AKP tehlike olsa da olmasa da solda birliktelik zorunlu” dedi.
İkinci öneri
Haklar mücadeleyle kazanıldı
Diyarbakır Demokrasi Platformu Sözcüsü Abdullah Demirbaş, Avrupa Birliği’ne (AB) uyum yasalarının kabulünü kutlarken, bu düzenlemeler için yıllarca mücadele edildiğini ve önümüzdeki günlerde de mücadele edileceğini vurguladı. Eğitim-Sen Şube Başkanı Demirbaş, dün Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde 32 kitle örgütü ve sendika temsilcisinin katılımıyla düzenlenen basın toplantısında, AB yasa paketinin Meclis’ten geçmesini, “demokratikleşme önündeki korku engelinin kaldırılması ve tabuların yıkılması” açısından tarihi bir gelişme olarak niteledi.
Derviş Arı Hareketi’yle toplantı yaptı
Devlet Bakanı Kemal Derviş, Arı Düşünce ve Toplumsal Gelişim Derneği’nde bir toplantıya katıldı. Arı Hareketi üyeleriyle yaklaşık 3 saat toplantı yapan Derviş, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Arı Hareketi’nde çalışan dostlarımla, gençlerle bir toplantı yaptık” dedi. Arı Hareketi’nin, özellikle Avrupa Birliği (AB) konusunda çalışmaları bulunduğunu ifade eden Derviş, bu hareketi “takdir ettiğini” söyledi. Toplantıda bir durum değerlendirmesi yaptıklarını anlatan Derviş, “Gerçekten Meclis’ten geçen bu Avrupa yasaları, ülkemiz için, geleceğimiz için, hepimiz için çok önemli. Avrupa’ya dönük, dışarıya dönük de çok ciddi çalışmaların olması lazım. Hemen şimdi, bugün hiç beklemeden... Bunları görüştük” dedi. Derviş, Arı Hareketi ile Türkiye’deki siyasal ve ekonomik durumun bir değerlendirmesini yaptıklarını da sözlerine ekledi. Bu arada Devlet Bakanı Derviş, açıklamasından önce, gazeteci ve televizyoncuların hazırlıkları sırasında birbirlerinin mikrofonlarını tuttuklarını görünce, “İşte ittifak böyle gerçekleşecek” diye espri yaptı.
‘Kurtuluş AB’de değil mücadelede’
Emeğin Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul İl Başkanı Memet Kılınçaslan, Bağcılar’da halk toplantısına katıldı. EMEP ilçe binasında 100 kişinin katılımıyla yapılan toplantıda, ilk olarak Av. Sedat Yüksel, 1475 sayılı İş Yasası Ön Taslağı hakkında bilgi verdi. Yüksel’den sonra kürsüye gelen Memet Kılınçaslan, konuşmasında ağırlıklı olarak, Meclis’te kabul edilen Avrupa Birliği’ne (AB) uyum paketini değerlendirdi. Kılınçaslan, anadil eğitiminin ve anadilde yayının önünün açıldığını hatırlatarak, “AB Kürtleri sevdiği için desteklemiyor anadili. Türkiye üzerinde oynanan oyunlarda Kürtlerin ayak bağı olmasını engellemek istiyor” dedi. Kılınçaslan, “Madem ki OHAL kalktı, o zaman oradan sürülenlerin zararları tazmin edilsin” diyerek, Kürt ve Türk emekçilerin taleplerini kendi kurtuluşları mücadele ederek kazanabileceklerinin altını çizdi. Kılınçaslan, erken seçim sürecine girildiği bugünlerde, halkın ve emekçilerin artık kendi politikaları etrafında birleşmeleri gerektiğini söyledi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net