Roshia Montana, Roma Dönemi’nden bu yana altını sömürülen bir köy. Altının armağan kabul edildiği, tarih boyunca pek çok milletten ve dinden insanı çekmiş bir yer. Sonuçta da, değişik etkilerle yapılmış binaları, farklı tarzdaki kiliseleri, ilginç ve özel bir mimariyi ve hoş bir atmosferi bulabileceğiniz yerel bir görünüm arz ediyor. Benim kasabam Oradea’ya yalnızca 200 km. uzaklıkta olmasına rağmen, bu yöresellik hakkında bugüne kadar bir fikrim yoktu. “ARGUS” adındaki kendi fotoğraf kulübümü kurduktan sonra, Roshia Montana’da defalarca bulunmuş meslektaşlarımdan bir tanesi, bana bu yerle ile ilgili bazı şeyler anlatıp, bazı resimler gösterdi. 2001 yılında öğrencilerimle faaliyet için bir yer aramaya başladığımda, Roshia Montana’yı anımsadım. Burası sansasyonel bir yer! Birçok kereler ziyaret ettim ve bu yeri bir fotoğraf kampı için seçmeye karar verdim.
Neden özellikle burayı seçtiniz?
Çünkü bu yer yok olmaya yüz tutmuştu. Romanya-Kanada ortaklığında bir şirket burada altın çıkarmak istiyor ve tüm tarihi binalar, kiliseler, sokaklar yok olacak böylelikle! Belki de orada fotoğraf çeken son grubuz.
Projenin kendisi kadar ilginç bir adı var; ‘Altın Dost!’. Bunu açıklar mısınız?
Faaliyetimizin tümü için neden mi “Altın Dost!” adını seçtim. Çünkü bugünlerde, yerellik konusunda çok üzücü bir atmosfer hakim. İnsanlar evlerini kaybedecekler. Hayatlarının, gönençlerinin eski kaynağı altın ise başka bir şey artık. Tam da ölüm kaynağı! Parlamayan bir altın bu! “Altın Dost!”
Projeye devam edecek misiniz yoksa bitti mi?
Belki bitti denilebilir. Roshia Montana son günlerini yaşıyor. Ne kadar devam edebiliriz ki? Fakat Türk arkadaşlarım bana bu projeyi devam ettirebilme olanağı verdi. Ancak yalnızca bir proje miydi bu? Tahribata, yıkıma karşı bir hareket sayın bunu! Belki de, semeremiz önemsiz ve boş olmuş olacak! Fakat bir imaj düzelttik, bir hatırlatma, anıları tazeleyecek bir şeyler, kimbilir?...
Orada yaşanan yıkımın boyutları nedir?
Köy olduğu gibi yıkılacak. Toprakaltı da dahil olmak üzere bütün madencilik artıkları her yerde. Altın çıkarmak için yüzeyi kazıyorlar. Dağlar ve tepeler yok olacak, yakındaki göl kirlenecek. Bize arta kalan bu. Bunun nasıl bir trajedi olduğunu anlayabiliyor musunuz? Kâr için yapılan savaş köyü öldürüyor ve bu kârın büyük bir bölümü Romanya’da kalmayacak, dışarı gidecek. Hepimize karşı işlenmiş bir suç.
Hâlâ köyde yaşayan birileri var mı?
Halkın büyük bir kısmı hâlâ köyde yaşıyor ama şu anda kendi aralarında bölünmüş durumdalar. Yaşlı insanlar köyde kalıp burada ölmek istiyorlar. Yeni bir yaşam için hazır değiller. Onlar için tüm yaşamlarını geçirdikleri bu yerde kalıp, burada gömülmek çok önemli. Onlar bu olayın en trajik yüzünü sergiliyorlar. Çocukların geleceği ise belirsiz.
Şirket faaliyete başladı mı? Başlamadıysa ne zaman başlayacak?
Tam olarak ne zaman başlayacaklarını bilmiyorum. Ama ne yazık ki hazırlar. Büyük yatırımlar yaptılar ve gidecek gibi görünmüyorlar.
Yöneticilerin bu duruma yaklaşımı nasıl?
Madencilik faaliyetiyle ilgili bütün onayı devlet verdi. Tüm kazancı şirketle paylaşıyorlar. Ama halk için gerçekten yararlı olacak herhangi bir şey onları ilgilendirmiyor. Doğal olarak halk ve aydın kesim bu faaliyete karşı.
Nasıl bir deneyimdi bu? Siz ve öğrencileriniz için?
İlk temasımız önemli bir tecrübeydi bizler için. O günden bu yana, orada birçok defa bulunduk. Ben 3-4 kez tek başıma bulundum. Güzel bir deneyim yaşadım. Ama proje boyunca çok talihsizdik!. Seçtiğimiz tüm dönemlerde (2001 Temmuz ortası) yağmur yağdı. Oradea Belediyesi ve Üniversitemizin (Oradea Görsel Sanatlar) yardımlarını da unutmamak lazım. Bu proje öğrencilerim için özel bir şeydi. Kasabamızdaki büyük bir sergide resimleri gördüler. Onlara, ‘evet bu sizin ilk serginiz’ diyordum.
Projenizi ülkeniz dışında ilk sergileyişiniz mi?