www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Dinamitlenen yaşam
Kütahya köylüleri, yıllar önce topraklarının istimlak edilmesinden doğan mağduriyetlerinin giderilmesini istiyor. 3-4 ailenin bir evde yaşamak zorunda bırakıldığı köylüler, sağlıklarını tehdit eden uygulamalarla da karşı karşıya.

Hamlacı ailesinin dramı bitmiyor
Karabük’te oturdukları evin çökmesi sonucu iş bulma umuduyla Eskişehir’e göç eden Hamlacı ailesi, şimdi de Bursa’ya göç etmek zorunda kaldı. 10 kişilik aile, boş bir arazide yaşam mücadelesini sürdürüyor.


Dinamitlenen yaşam
Erdoğan Koşar
Yıllar önce toprakları istimlak edilen Tavşanlı köylülerinin, ardan yıllar geçmesine ve Bakanlar Kurulu kararı olmasına rağmen, mağduriyetleri bir türlü giderilmiyor. Evleri dahi istimlak edilen birçok aile şimdi bir arada yaşamak zorunda bırakılmış, öyle ki 3-4 aile şimdi tek bir evi paylaşıyor. Tarım alanlarının tamamen tahrip edilmesi köylülerin geçim kaynağı olan tarımı neredeyse ortadan kaldırırken hayvancılığı da bitirme noktasına getirdi. Çünkü köylülerin hayvanlarını otlatabileceği meralar da istimlak edilen yerler arasında...
Ölümler arttı
Onca olumsuzluğa ve hak gaspına, şimdi bir de yetkililerin ilgisizliği ve önlem almayışları eklenince, köylülerin sağlığı tam anlamıyla tehdit ediliyor. Maden ocaklarından çıkarılan kalitesiz kömürlerin Seyitömer Termik Santralında kullanılması sonucu çevredeki tüm köyler bu durumdan etkileniyor. Gürağaç köyü bunlara bir örnek.
Köyde son beş yılda gerçekleşen ölümlerin büyük çoğunluğu zehirli toz ve dumanlar nedeniyle oldu. İstimlakzede tertip komitesinde de yer alan Gürağaç köyünden Yılmaz Balım’ın yaptığı araştırmaya göre ölen 103 kişiden 38’i kalp ve kalp yetmezliğinden, 24 kişi solunum yolları rahatsızlığından, 10 kişi de akciğer kanserinden hayatını kaybetti. Balım, önlem alınması için yaptıkları başvuraların da “Bir şey olmaz” denilerek dikkate alınmadığını söylüyor. Balım; “Oysa bizim köyümüzün adı Gürağaç, şu anda köyde bir tek ağaç kalmadı, hepsi kurudu. Hayvanlarımız ölmeye başladı. Maden sahasında patlatılan dinamitler sonucunda sularımız kesildi” diyor.
Köyün içme sularının Tavşanlı ilçesinden sağlandığını da belirten Balım; “Önceleri suya para vermezdik şimdi ise suya bile para vermek zorunda kalıyoruz” diye anlatıyor yaşadıkları sorunları.
Maden-İş hep aynı
Türkiye Maden-İş sendikasının da kendilerini sürekli bölmeye çalıştığını belirten Balım; “Tertip komitesinde yer alan ve öne çıkan köylülere durmadan iş vaat ediyorlar. Ama bugüne kadar köylüler bu oyuna gelmedi” diyor. Maden sahasında patlatılan dinamitler sonucunda istimlak edilmeyen evlerin de zarar gördüğünü aktaran Balım, zararlarının karşılanması için dava açtıklarını ve bu davaları kazandıklarını kaydederek; “Bizlere 360-500 milyon arasında değişen miktarlarda para verdiler. Zarar tespiti için gelen bilirkişilerin birçoğu ilçede terzilik, lokantacılık yapan kişiler. Bunlar bu sorunlardan ne anlarlar?” dedi.
Verilen paraların çok yetersiz olduğunu belirten Balım; “Burada sadece evlerimiz arazilerimiz zarar görmedi, istimlak edilmedi. Aynı zamanda beyinlerimiz de istimlak edildi” diye konuştu.
Her gün deprem!
Demirbilek köyünde ise köylüler patlatılan dinamitler sonucunda depremi her gün yaşıyor. Dinamitlerin en az 100 metreden patlatılabilecegini aktaran köylüler; “Oysa neredeyse evlerin altına dinamit yerleştirecekler” diye konuşuyorlar. Tertip komitesinde yer alan Ramazan Akçaya dinamitlerin patlaması sonucunda çocukların ağlamaya başladıklarını belirterek; “Buna tepki göstermek için maden sahasına yürüdüğümüzde karşımıza sürekli jandarma dikiliyor. Eğer madene girerseniz bize ‘Hepinizi gözaltına alırım’ diyor komutan. Dertlerimizi de kendilerine anlatmamızı istiyor” diyor.
Bir emekli maaşıyla 10 kişiye baktığını aktaran Akçaya “Bu durum da göstermiştir ki bize bizden başka yardım edecek yok. Bugüne kadar yapılan sağ-sol laflarıyla bizi artık kimse kandıramaz. Bizim sorunlarımıza ilgisiz kalan partiler de istimlak köylerine giremeyecek” diye konuştu.
3 milyar isteniyor
İstimlak sonucunda boşaltılan köylerden Beke ve Ömerler köylülerinden ise Tavşanlı ilçesinin 3 km. yakınına yapılan konutlara taşınabilmeleri için 3 milyar para isteniyor. Bu duruma tepki gösteren köylüler “Yemeye ekmek bulamıyoruz, evlerimize el koydular, şimdi utanmadan bir de bizlerden para istiyorlar” derken bir köylü de “Yeni konutlar ilçenin çöplüğünün yanı başında. Bu bizler için ölüme davetiyedir” diye tepkisini dile getirdi.


Başa dön


Hamlacı ailesinin dramı bitmiyor
Karabük’te oturdukları evin çökmesi sonucu iş bulma umuduyla Eskişehir’e göç eden Hamlacı ailesi, şimdi de Bursa’ya göç etmek zorunda kaldı. 10 kişilik aile, boş bir arazide yaşam mücadelesini sürdürüyor. Ankara yolu üzerindeki Oto Sanayicileri Sitesi’nin Uludağ eteklerine uzanan çalılıkları arasında günlerini geçiren Hamlacı ailesinin tek isteği, başlarını sokabilecek bir çadır bulabilmek.
Karabük’te geçen yıla kadar çok harabe bir evde, yaşamlarını sürdüren aile, son 1 yıl içinde arka arkaya yaşanan acılarla, yaşamlarını çok daha ağır koşullarda sürdürmek zorunda kaldı. İnşaatlarda çalışarak kazandığı para ile eşi, 2’si sara hastası 3 çocuğu, 2 gelini ve 3 torununa bakmaya çalışan baba Muzaffer Hamlacı’nın, geçen yıl geçirdiği iş kazası sonucu kolu kırılmış, geçimlerini komşularının yardımı ile sürdüren aile, oturdukları binanın çökmesi sonucunda da ortada kalmıştı. Sakat koluna rağmen iş arayan, bulamayınca enkaz altından çıkardıkları, yatak yorgan gibi birkaç parça eşyayı yanlarına alarak Eskişehir’e göç eden aile, burada da umduklarını bulamayınca, Bursa’ya geldi.
İstedikleri bir çadır

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net