Karabük’te oturdukları evin çökmesi sonucu iş bulma umuduyla Eskişehir’e göç eden Hamlacı ailesi, şimdi de Bursa’ya göç etmek zorunda kaldı. 10 kişilik aile, boş bir arazide yaşam mücadelesini sürdürüyor. Ankara yolu üzerindeki Oto Sanayicileri Sitesi’nin Uludağ eteklerine uzanan çalılıkları arasında günlerini geçiren Hamlacı ailesinin tek isteği, başlarını sokabilecek bir çadır bulabilmek.
Karabük’te geçen yıla kadar çok harabe bir evde, yaşamlarını sürdüren aile, son 1 yıl içinde arka arkaya yaşanan acılarla, yaşamlarını çok daha ağır koşullarda sürdürmek zorunda kaldı. İnşaatlarda çalışarak kazandığı para ile eşi, 2’si sara hastası 3 çocuğu, 2 gelini ve 3 torununa bakmaya çalışan baba Muzaffer Hamlacı’nın, geçen yıl geçirdiği iş kazası sonucu kolu kırılmış, geçimlerini komşularının yardımı ile sürdüren aile, oturdukları binanın çökmesi sonucunda da ortada kalmıştı. Sakat koluna rağmen iş arayan, bulamayınca enkaz altından çıkardıkları, yatak yorgan gibi birkaç parça eşyayı yanlarına alarak Eskişehir’e göç eden aile, burada da umduklarını bulamayınca, Bursa’ya geldi.
İstedikleri bir çadır
Bursa’da başlarını sokacak, kendilerini yağmurdan, soğuktan koruyacak bir ev bulamayan aile, zorunlu olarak boş bir arazide, ağaçlar altında yaşamaya başladı. Yırtık naylonlarla yağmurdan korunmaya çalışan, toprak üzerine serdikleri battaniyelerde, birbirlerine sarılarak ısınmaya çalışan aile, edinilecek bir çadır ile en azından soğuktan kurtulmanın hayalini kuruyor.
Baba Hamlacı; “Çaresizlik bizi bu duruma düşürdü” derken, en büyük korkusunun da, 3-4 yaşlarındaki 3 torununun hastalanarak ölmeleri olduğunu belirtti. Kendisinin ve çocuklarının tedavi olması için süresi dolan yeşil kartını yenilemesinin gerektiğini anlatan Hamlacı; “Kartın vize işlemlerini yaptırmam için Karabük’e gitmem gerekiyormuş. Karabük’e gidecek param da yok” dedi.