www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Nâzım işçilerle buluştu
Aynalı kolonları çelenk ya da süsler yerine, afiş ve pankartlarla donatılan düğün salonuna fabrikalardan, atölyelerden gelen işçiler, işsizler, ev kadınları ve gençler 100. doğum gününde Nâzım Hikmet’i anmak için buluştu.

Van’da tiyatro günleri
Kültür Bakanlığı, Devlet Tiyatroları ve Van Valiliği tarafından desteklenen “Akdamar 1’inci Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali” 22 Nisan ile 25 Mayıs 2002 tarihleri arasında yapılacak.

Nemrut Dağı belgeseli
Adıyaman’ın Kahta ilçesinde bulunan, 2000 yıllık dev tanrı ve kral heykelleri ile yazıtları konu alan “Tanrıların Göksel Tahtı Nemrut” belgeseli, Kanada ve Portekiz’de belgesel yayın yapan televizyon kanallarına satıldı.


Nâzım işçilerle buluştu
Serpil İlgün
Çalışmanın da yaşama tutunmanın da en zorlu geçtiği mahallelerden İçmeler’in her türlü konfordan uzak, sıradan düğün salonu bu kez ve ilk defa farklı bir etkinliğe mekan oldu. Aynalı kolonları çelenk ya da süsler yerine, afiş ve pankartlarla donatılan düğün salonuna fabrikalardan, atölyelerden çıkarak gelen işçiler, ev kadınları, işsizler ve gençler, 100. doğum gününde Nâzım Hikmet’i, yani hayatı yaratanların öfkesini, sevdasını, acısını, kavgasını yazan büyük şairi anmak, tanımak ve sahip çıkmak için buluştu.
Önceki akşam yapılan, deri ve tersane işçilerinin birlikte organize ettiği ve 350 emekçinin katıldığı “Nâzım’la Buluşma” etkinliği davul zurna eşliğinde çekilen halaylarla başladı. Konukları arasında EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel, Genel Başkan Yardımcısı Nedim Köroğlu, EMEP İstanbul İl Başkanı Memet Kılınçaslan, şair-yazar Sennur Sezer, Adnan Özyalçıner ile yazar Aydın Çubukçu’nun da bulunduğu etkinliğin açış konuşmasını yapan Tertip Komitesi Başkanı, tersane işçisi Aydın Kızıltaş, Nâzım’ın işçi ve emekçilerin şairi olduğunu belirterek, onu böylesi bir etkinlikle anmaktan onur duyduklarını ifade etti.
Nâzım Hikmet ve bağımsızlık mücadelesinde şehit düşenlerin yanısıra Filistin’de katledilenlerin anısına yapılan saygı duruşunun ardından genç işçilerden Niyazi Tepeli, Nâzım için kendi yazdığı şiiri okudu. “Nâzım memleket, memleket Nâzım”, “Yaşasın sınıf dayanışması” sloganlarının atıldığı etkinlikte daha sonra kürsüye gelerek tersane işçileri adına konuşan Adem Olgun, Nâzım Hikmet’in işçi ve emekçilerin bugün içinde bulundukları durumu yıllar önce haykırdığını belirtti. Olgun, emekçilerin karanlığa itildiğini belirterek, “Eskiden çöpleri, çöpçüler toplardı. Şimdi parası olmayanlar topluyor. Karanlığı aydınlatmak için okumak gerekir” dedi.
Partiliydi çünkü...
Coşkuyla alkışlanan Olgun’un ardından kürsüye gelen yazar Adnan Özyalçıner, Nâzım Hikmet’in bir yazı işçisi olduğunu ifade ederek, şairin bir işçi çalışkanlığı ve sorumluluğuyla bütün insanlık için ürettiğini söyledi. “Nâzım, geleceği işçi sınıfının kuracağına inanmıştır” diyen Özyalçıner, şairin şiirlerinden örnekler sundu. Nâzım’ın, dizelerindeki hasrete ulaşmanın yolunun örgütlenmekten geçtiğini çok iyi bilen bir şair olduğunu ifade eden Özyalçıner, “Onun için işçi sınıfının birleşmesi gereken partiye üyeydi” dedi.
Konuşmasında işçilerin hazırladığı etkinliğin, Nâzım için düzenlenen etkinliklerin en önemlisi olduğunu dile getiren şair-yazar Sennur Sezer de “Çünkü halay başını işçiler yani Nâzım’ın ümit bağladığı sınıf çekiyor” dedi. Filistin’de ve başka topraklarda savaş yaşandığını anımsatan Sezer, işçi sınıfının çocuklarının savaş topraklarına gönderildiklerini ifade ederek, Nâzım’ın 1950’lerde NATO’ya 23 cent karşılığında giren Türk askerlerinin “ucuz” olduğunu söyleyen Amerikalı komutana yazdığı cevabı okudu. Sezer’in ardından sahne alan Emeğe Türkü müzik grubunun söylediği Türkçe-Kürtçe türkülere eşlik ederek halay çeken işçiler, alkışlarıyla beğenilerini gösterdiler.
En anlamlısı
Daha sonra konuşan EMEP İstanbul İl Başkanı Memet Kılınçaslan ise, işçilerin Nâzım Hikmet’i anmasının önemine vurgu yaparak, “Lüks otellerde, salonlarda yapılan Nâzım etkinliklerini televizyonlardan izliyoruz ama çalışma hayatının en olumsuz olduğu bu yerdeki anma en anlamlısıdır” dedi. Konuşması sık sık alkışlar ve “Katil Şaron, Filistin’den defol”, “Yaşasın halkların kardeşliği” sloganlarıyla kesilen Kılınçaslan, “Bir yanda sermayenin dünyası, bir yanda bağımsızlığı, işi, ekmeği için mücadele eden biz emekçi sınıfların dünyası var. Bu mücadelede kimse tarafsız olamaz. Tarafsızlık sermaye sınıfına hizmet anlamına gelmektedir. Yazarlarımıza, çizerlerimize sahip çıkacağız. Bununla birlikte onların söylediği gibi, işimize ekmeğimize sahip çıkacağız. Eğer işçiler emekçiler yarın Tuzla işçileriyle birleşmezse, Tuzla işçileri deri işçileriyle birleşmezse, ülkeyi temsil ettiğini söyleyen başbakan elbette onurumuzla oynar” dedi.
‘Nâzım Hikmet ölmedi’
Deri işçileri adına konuşan Niyazi Taşkın ise, bugün hâlâ hak arayanların, mücadele edenlerin Nâzım gibi zindanlara tıkıldığını ve sürgün edildiğine dikkat çekerek, “Nâzım Hikmet bu ülkenin işçi ve emekçileri için çok şey yapmak istemiş ama ülkenin başındakiler buna izin vermemiştir. Baştaki yöneticilere şunu söylüyorum. Nâzım Hikmet ölmedi. Nâzım Hikmet, işçi ve emekçilerin yüreğinde yaşıyor ve işçiler ve emekçiler birer Nâzım Hikmet’tir” dedi.
Taşkın, ülkenin IMF ve DB tarafından yönetildiğini belirterek, emekçileri daha fazla sömürmek amacıyla her gün yeni yasalar çıkarıldığını anımsattı. “Tarımı bitirdiler. Doğuda hayvancılığı bitirdiler. Ben de 95’e kadar doğuda hayvancılık yapıyordum. O güzel köylerimizi yaktılar, boşaltılar. Bizi metropollere kovdular. Burada patronların kölesi olduk, 160 milyona talim yaptılar. Buna karşı ne yapacağız?” diyen Taşkın, deride yaşadıkları sorunları da dile getirdi.
TÜMTİS Genel Başkanı Sabri Topçu’nun rahatsızlığı nedeniyle katılamadığı etkinlikte söz alan TÜMTİS Genel Eğitim Sekreteri Gürel Yılmaz, Aktif işçilerinin 8 aydır sürdürdükleri mücadeleyi Nâzım Hikmet’in onlara kazandırdığı bilinç ve mücadele azmiyle başarıya ulaştırmaya çalıştıklarını ifade etti. Yılmaz, Haber-İş İstanbul 1 No’lu Şube tarafından başlatılan ve diğer işkollarına yayılan “Filistin’in Bağımsızlığı İçin Her İşçiden 1 Milyon Lira” kampanyasına katılma çağrısı yaptı.
Nâzım’ın görebildiği
Evrensel Kültür Dergisi Genel Yayın Yönetmeni, gazetemiz yazarlarından Aydın Çubukçu, Nâzım Hikmet’in bir işçi semtinde ve işçiler tarafından anılmasının, şairin bütün ömrü boyunca özlediği en güzel hayellerden biri olduğunu belirtti. “Uzun yıllar ülkesinde okunması, adının bile söylenmesi yasak olan bir şairin, bugün işçiler tarafından anılması son derece anlamlı. Bugün 100 yaşında olduğunu ve ölmediğini söylüyoruz. Oysa ölümünün üzerinden neredeyse 40 yıl geçti. 40 yıldır yeni yeni Türkiye’de, aydınların, okuryazarların dışında da Nâzım Hikmet’i kendilerinden bir parça sayan yeni bir hareket doğmaya başladı. Nâzım Hikmet’i kendilerinden bilen işçiler ve emekçiler gittikçe çoğalıyorlar ve Nâzım Hikmet onların mücadelesinin bir parçası olarak dalgalanıyor. Onun ölmediğini söylerken asıl bunu kastediyoruz” diyen Çubukçu, işçilerin mücadelesinde yer bulan, işçi mahallelerinde anılan Nâzım Hikmet’in asla ölmeyeceğini vurguladı. Şairin “Ellerinize ve Yalana Dair” başlıklı şiirinden bir bölüm okuyan Çubukçu, burjuvazinin işçi sınıfını bilimden, sevgiden, şiirden anlamaz olarak gördüğünü anımsattı. “Tabiat kadar cesur ve tabiat kadar yaratıcı olmak kadın erkek bütün işçilerin özelliğidir ve Nâzım Hikmet bunu görebildiği için şair olmuştur. Bunu görmek herkese nasip olmaz. Çiçeğe böceğe tapar da, bir işçinin elleri için şiir yazmaz. Başka bir dünya görüşüdür. Öyle düşünebilmek için, işçi sınıfının dünyayı değiştireceğine inanmak gerekir. İşçi sınıfına hizmet etmek için and içmiş olmak gerekir” dedi.
Etkinlik, Ali Ekber Eren’in türkülerinin ardından, davul zurna eşliğinde çekilen halaylarla sona erdi.


Başa dön


Van’da tiyatro günleri
Van Devlet Tiyatrosu, gençlik ve çocuk tiyatroları festivali düzenliyor. Kültür Bakanlığı, Devlet Tiyatroları ve Van Valiliği tarafından desteklenen “Akdamar 1’inci Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali” 22 Nisan ile 25 Mayıs 2002 tarihleri arasında yapılacak. Festivalin ana teması ise her okulda bir tiyatro oluşturulması.
Festival kapsamında izlenecek oyunlar, Van Devlet Tiyatroları, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Halk Eğitim Merkezi’nin işbirliği ile düzenlenen “Yaratıcı Drama” kursuna katılan 48 öğretmenin sahnelediği oyunlardan oluşuyor. Devlet Tiyatroları Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Nuri Güler, projenin amacının, geleceğin tiyatro seyircisini yetiştirmek olduğunu belirterek, “Öğrencilerimiz, şenlikteki sanat etkinlikleri dizesi içinde kendilerini, arkadaşlarını ve diğer insanları tanıyarak, tiyatro sanatı ile tanışarak sanatın zenginliklerinden pay alacak, ortak çalışma ve üretimi öğrenecek, kendine olan güvenini artırarak etkinliğin eğitsel boyutundan da yararlanabilecek” dedi. Projenin Erzurum ve Diyarbakır’ı da kapsamasının amaçlandığını ifade eden Güler, diğer illere de projenin yayılarak bir tiyatro yarışmasına dönüştürülmesinin düşünüldüğünü kaydetti.
İstanbul Film Festivali’nde bugün


Emek
  • 10.30: Pekin Bisikleti
  • 13.30: Orada Saat Kaç?
  • 16.00: Son Dilek
  • 19.00: Orada Saat Kaç?
  • 21.30: Son Dilek

    Atlas
  • 10.30: Frankenştayn’ın Laneti
  • 13.30: Benim Güzel Çamaşırhanem
  • 16.00: Domuzlar ve Şavaş Gemileri
  • 19.00: Benim Güzel Çamaşırhanem
  • 21.30: Domuzlar ve Şavaş Gemileri

    Sinepop
  • 10.30: Yabancı Kız Kardeş
  • 13.30: Dingin Hayatım
  • 16.00: Mavi Sokak 17 Numara
  • 19.00: Çocuklar Bize Bakıyor
  • 21.30: Vungun

    Beyoğlu
  • 10.30: Terk Edilmiş
  • 13.30: Selam Tereşka
  • 16.00: Dünyada Bir Yer
  • 19.00: Selam Tereşka
  • 21.30: Dünyada Bir Yer

    Rexx
  • 10.30: Sessiz Aşk
  • 13.30: Milano’da Mucize
  • 16.00: Yeni Vatan
  • 19.00: Aşkın Gıdası
  • 21.30: İnançlı

  • Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net