Krizler 15 yılı yuttu
IMF programları sonucunda Türkiye’nin her alandaki kaybı büyüdü. Cumhuriyet tarihi boyunca 15 yıl krizlerle geçti. Bu kriz dönemlerinde baş aktör ise hep IMF programları oldu. Sonuçta krizler olmasaydı, milli gelir üçe katlanacaktı. Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) ve çeşitli kaynaklardan elde edilen verilerden yapılan hesaplamalara göre, Cumhuriyet döneminde yıllık ortalama yüzde 4.8 büyüme oranını tutturan Türkiye, 15 yılını krizle geçirdi. Türk ekonomisi, 1927 yılında yüzde 12.8, 1932 yılında yüzde 10.6, 1935 yılında yüzde 3, 1940 yılında yüzde 5, 1941’de yüzde 10.3, 1943’de yüzde 9.8, 1944’de yüzde 5.1, 1945’de yüzde 15.3, 1949’da yüzde 5.5, 1954 yılında yüzde 3 oranında küçüldü.
MKEK borç batağında
Kırıkkale tesislerinde 1997 yılında meydana gelen patlamalar neticesinde öz kaynaklarını yitirerek mali dengesi bozulunca banka kredilerine yönelen Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK)’nun, borçları 180.9 trilyon liraya ulaştı. Kurumun borçlarında en büyük kalemi 155.1 trilyon lira ile banka borçları ve 10.5 trilyon lira ile faiz borcu oluşturuyor. Geçen yıl sonu itibariyle 110 milyon dolar kredi devri gerçekleşen ve yıl içerisinde kullanılan kredilere karşılık 37 milyon dolar faiz ödeyen kuruluşun sermaye yetersizliği nedeniyle banka kredi ihtiyacı sürekli artıyor. Kuruluşun zararı, üretim hatlarını sipariş durumunu dikkate almadan sürekli hazır bulundurma zorunluluğuna karşılık TSK siparişlerinde görülen önemli ölçüdeki azalma nedeniyle de gittikçe büyüyor.
Kaçak ürün girişi arttı
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Manisa Ziraat Odası Başkanı Nuri Sorman, ithalat ya da kaçak tarım ürünleri girişinin sürekli arttığını belirterek, bu konuda alınan önlemlerin yetersiz olduğunu söyledi. Nuri Sorman, kaçak tarım ürünü girişinin her geçen gün arttığını anlatarak, bunun önlenebilmesi için planlama yapılması gerektiğini belirtti. Ülkedeki sanayi dallarının kapasitelerinin belirlenmesi ve üretim planlamasının buna göre yapılması gerektiğini kaydeden Ziraat Odası Başkanı Nuri Sorman, “Bu yapılmayınca tarımda bazı ürünlerde ürün fazlalığı, bazı ürünlerde ise ürün eksikliği yaşanıyor, açık ise bazen yasal bazen yasal olmayan yollardan kapatmaya çalışılıyor” dedi.
|