‘Saddam BM’yle görüşecek’
DSP Genel Başkanı ve Başbakan Bülent Ecevit, Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin’in BM yetkilileri ile koşulsuz görüşmeye hazır olduğunu söyledi. Ecevit, partisinin grup toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, kabul edilen Uyum Yasası ile anlatım özgürlüğü, insan hakları ve demokrasinin gelişmesi bakımından büyük bir adım atıldığını iddia etti. Ecevit, Irak konusundaki gelişmelere de değindi. “Bölgemizde, hele sınır bölgemizde bir savaşa yol açılmadan sorunların çözülmesini istiyoruz, bekliyoruz” diyen Ecevit, bu konuda Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin’e bir mektup gönderdiğini de ifade eden Ecevit, şunları söyledi: “Bu konuda herhalde Irak yönetiminin benim iyi niyetimden kuşkuları olamaz. Umut verici bir haber geldi. Saddam Hüseyin’in BM yetkilileri ile koşulsuz görüşmeye hazır olduğu açıklandı. Bu haberin doğru olduğun umarım. Irak ile ilgili aramızda ve bölgemizde herhangi bir sorun çıkmamasını temenni ederim.”
Cheney Irak için Türkiye’ye geliyor
ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney’in, mart ortasında İsrail’in de içinde bulunduğu bazı Ortadoğu ülkelerinin yanı sıra İngiltere ve Türkiye’yi de ziyaret edeceği bildirildi. Cheney’in, ziyaretinde, ABD’nin “terörizme karşı mücadele” adıyla başlattığı saldırganlıkta, Afganistan sonrası safhalar üzerinde hükümet liderleriyle görüşmelere odaklanmasının öngörüldüğü belirtiliyor. Cheney’in yardımcısı Mary Matalin, gazetecilere açıklamasında, “Karşılıklı çıkarlar çerçevesinde görüşmelerde bulunacak. Özellikle de terörizme karşı kampanya ve bölgesel güvenlik konularında” dedi. 11 Eylül sonrasında uzun bir süre “güvenli bölgede” tutulduğu belirtilen Cheney, bu ziyaretleriyle Başkan Yardımcısı sıfatıyla gittiği Toronto’dan bu yana ikinci kez yurtdışına çıkmış olacak.
Dilekçeler Sezer’e gönderiliyor
Kürtçe’nin seçmeli ders olması talebiyle rektörlük, okul ve eğitim müdürlüklerine verilen dilekçelerin ardından, öğrenciler, şimdi de dilekçeleri Cumhurbaşkanlığı’na gönderme kampanyası başlattı. Dilekçelerde, daha önce yetkililerin, gönderilen dilekçelere cevap vermek yerine bu çalışmaları “yasadışı bir örgütün faaliyeti” olarak gösterdiği, bu nedenle birçok kişinin tutuklandığı ve okuldan uzaklaştırıldığı hatırlatıldı. Dilekçede, “Kürtçe’nin seçmeli ders olması” taleplerinin çarpıtılarak “Anadilde Eğitim” şeklinde lanse edildiği ve bunun da Anayasa’nın 42. maddesinin ihlali olarak gösterildiği vurgulandı. Bugüne kadar yapılan bütün hukuk dışı uygulamaların iptal edilmesinin istendiği dilekçede, Kürtçe’nin üniversitelerde seçmeli ders olarak verilmesi istendi.
|