www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Dosya

Köşe Yazıları



Depremzede Sezer'e de öfkeli
Deprem bölgesinde günlerdir süren ziyaret trafiğinde sıra dün Cumhurbaşkanı'ndaydı. Ancak Sezer 'sona kalmanın' karşılığını deprem öfkesiyle yüzleşerek gördü.

Tam YÖK rektörleri!
Hacettepe, Ankara, Gazi ve ODTÜ'nün rektörleri, kendi maaşlarının artırılması için yapacakları temaslar sırasında, öğrenci harçlarının artırılmasını öngören YÖK yasa tasarısının yasalaşmasını isteyecekler.

'Eğitim sistemi ülkenin aynasıdır'
Ülkedeki eğitim sisteminin adaletsizliğin, eşitsizliğin ve antidemokratizmin bir ifadesi haline geldiğinin altını çizen Eğitim-Sen, bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

PSAKD'de genel kurul
Pir Sultan Abdal Kültür ve Dayanışma Derneği (PSAKD) Genel Merkezi'nin 7'inci Olağan Genel Kurulu yarın başlıyor.


Depremzede Sezer’e de öfkeli
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ziyaret ettiği deprem bölgesinde halkın öfkesiyle karşılaştı. Başbakan Bülent Ecevit başta olmak üzere hükümet üyelerinin ve siyasilerin günlerdir gidip geldikleri ancak sorunlara çözüm üretemedikleri Afyon’da halkın tepkisi Cumhurbaşkanı’nın protesto edilmesiyle bir kez daha görüldü.
Dün saat 8.40’ta helikopterle Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nden Afyon’a hareket eden Sezer’e Bayındırlık ve İskan Bakanı Abdulkadir Akcan ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu eşlik etti. Sezer ilk olarak depremin merkezi olan Sultandağı ilçesine geldi. Buradaki Kriz Merkezi’nde, Afyon Valisi Ahmet Özyurt’tan bir brifing alan Sezer çadırkenti de gezdi.
Yola yattılar
Buraya kadar normal geçen gezinin seyri, Sezer’in konvoyu Sultandağı’ndan Eber’e geçerken değişti. Bu yolu trafiğe kapatan Deresenekliler yolu trafiğe kapattılar. Konvoyun önünü kesen Deresenekliler, ilgisizlikten şikayet ettiler. Bunun üzerine makam arabasından inen Sezer, protestocularla görüşmeye başladı. Deprem sonrasında beldelerinin adının geçmediğini, hasar tespiti için çalışma yapılmadığını ve yardımlar konusunda ilgi gösterilmediğini söyleyen halka hasar tespiti yapılacağını, endişe etmemelerini söyleyen Sezer, tekrar aracına binerek, hareket etmek istedi. Ancak günlerdir verilip tutulmamış birçok söz duyan Deresenekliler, konvoyda bulunan araçların önlerine yatarak, hareket etmelerini önlediler. Bunun üzerine polis bu kişilere saldırdı. Deresenekliler bu müdahaleye rağmen dağılmadılar ve ısrarla Sezer’in beldelerine gelmesini istediler. Bunun üzerine Sezer, Orgeneral Kıvrıkoğlu ve Akcan, beldeye gittiler.
Burada da ilgisizlikten yakınan belde halkı, hasar tespiti ve yardım konusundaki isteklerinin yerine getirilmesini istediler. Sezer de Afyon Valisi Ahmet Özyurt’a talimat verdiğini, hasar tespiti için yarın (bugün) beldeye teknik elemanların geleceğini söyledi. ‘Yarın herkes evinin başında olsun’ diyen Sezer, yeterli teknik eleman bulunmadığı için her yerde aynı anda hasar tespiti yapılamadığını ileri sürdü. Cumhurbaşkanı ve beraberindekiler daha sonra, Eber’e hareket ettiler.
Sezer: Halk mutlu!
Sezer, depremde en fazla ölüm ve hasarın meydana geldiği Eber’de de incelemelerde bulundu. Bu beldenin yeni bir yere taşınabileceğini belirten Sezer buradan Çay ilçesine geçerek yıkılan sanayi sitesinde incelemeler yaptı. Sanayi sitesinin yeniden yapılmasının kolay olduğunu söyleyen Sezer’e esnaflar da tepki gösterdi. Bir esnaf, “Esnaf aç. Ekmek parasına çalışabilecek şekilde geçici işyeri istiyoruz” demesi üzerine Bayındırlık Bakanı Akcan, bir geçici bir kalıcı işyeri yapmaya devletin gücü olmadığını öne sürdü. Çay’ın ardından Bolvadin’e geçerek burada da bir brifing alan Sezer halkın devletin getirdiği destek ve verdiği yardımdan çok mutlu olduğunu öne sürdü. Bir gazetecinin, “Vatandaşın öfkesini nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine Sezer, “Hayır, hayır. Vatandaşın öfkesi yok. Vatandaş, devletin getirdiği destekten, verdiği yardımdan çok mutlu. Hiçbir sıkıntısı yok. Ufak tefek sıkıntıları var. Çadır konusunda kimi eksiklikler var, bir de ısıtma konusu... Onun dışında herkes mutlu. Öfke, şöyle: Bizde hasar tespiti yapılmadı. Kimse gelmedi... Özellikle şunu söylediler: Hiçbir televizyonda adımız geçmedi. Siz gelirseniz, televizyonda adımız geçecek, hasarımız tespit edilecek. Lütfen gelir misiniz? dediler. Önce vaktimizin olmadığını söyledik, ısrar edince köye uğradık” dedi. Sezer daha sonra Ankara’ya döndü.
Deprem bölgesini birkaç gün önce ziyaret eden Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Mesut Yılmaz’la DYP Genel Başkanı Tansu Çiller de protesto edilmişlerdi. Halkın temel tepkisi bölgeye gelen siyasilerin sadece il ve ilçe merkezlerini ziyaret edip gitmesi, özellikle belde ve köylerin hemen hiç yardım alamaması nedeniyle olmuştu.

Başa dön


Tam YÖK rektörleri!
Hacettepe, Ankara, Gazi ve Ortadoğu Teknik üniversitelerinin rektörleri, kendi maaşlarının artırılması için yapacakları temaslar sırasında, öğrenci harçlarının artırılmasını öngören YÖK yasa tasarısının yasalaşmasını isteyecekler.
Rektörler, öğretim üyelerinin maaşları ve öteki sorunlarını bir kez daha dile getirmek amacıyla Başbakan Bülent Ecevit ile Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz’dan randevu talep ettiler. ODTÜ Rektörü Prof. Ural Akbulut, kamu görevlilerinin maaşlarında iyileştirme öngören kanun hükmünde kararname çalışmasında, öğretim üyelerine yapılması planlanan artışın “öğretim üyeleri arasında büyük huzursuzluk yarattığını” kaydetti. Öğretim üyelerinin maaşlarının artırılması isteğiyle daha önce de Ecevit’i ziyaret ettiklerini hatırlatan Akbulut, bu ziyaretler sırasında, maaşlarda düzeltme olacağına ilişkin önlemler alınacağı yönünde açıklamalar yapıldığını, hatta bu konuda bürokratlarla toplantılar gerçekleştirdiklerini belirtti. Akbulut şöyle devam etti: “Ancak, bu konuda çalışmalar şubat kriziyle durdu. Tekrar başbakanla görüşmeler yaptık. Arkasından da görev tazminatı çözümü getirildi. Bunu makul bulduk. Fakat yapılan çalışmalara bakınca bunun öğretim üyelerine ya da mağdur kesime değil, tüm memurlara yayılacağını, para sınırlı olduğu için öğretim üyelerinin alacağı rakamların çok az olacağını gördük. Hesabımıza göre, bugün 1’in 4’ündeki bir profesöre 451 milyon lira net görev tazminatı verilmesi gerekirken, yapılan çalışmada bunun 181 milyon liraya düşürüldüğünü, henüz daha resmen ilan edilmedi ama, biliyoruz. 181 milyon liralık artış 7 bin göstergeye denk geliyor. Bu öğretim üyeleri arasında büyük bir tepkiye neden oldu. Zaten öğretim üyeleri birçok meslek grubundan geri kalmıştı. Değil yaklaştırmak iyice geri atıyorlar” Akbulut, görev tazminatlarına ilişkin bir raporu daha Ecevit ve Yılmaz’a sunacaklarını belirtti.
Akbulut, ayrıca Meclis’te görüşülen öğrenci harçlarının artırılması ile bazı alanlarda yeniden yapılanmaya gidilmesini öngören tasarı için destek isteyeceklerini ifade etti. Harçların artırılmasının “paralı eğitim” anlamına gelmediğini, ihtiyacı olanların bursla desteklenmesinin öngörüldüğünü ileri süren Akbulut, görüşmelere İstanbul’daki bazı üniversitelerin rektörlerinin de katılmasının planlandığını bildirdi.

Başa dön


‘Eğitim sistemi ülkenin aynasıdır’
Eğitim-Sen İzmir şubeleri, 2001-2002 eğitim-öğretim dönemi 1. yarıyılının sona ermesi nedeniyle yaptıkları ortak basın açıklamasında, eğitim ve öğretim süreçlerindeki sorunlara dikkat çekerek, bu sorunların mevcut anlayışlarla çözülemeyeceğini belirttiler. Ülkedeki eğitim sisteminin adaletsizliğin, eşitsizliğin ve antidemokratizmin bir ifadesi haline geldiğinin altını çizen Eğitim-Sen, bugün verilecek karnelerle ilgili olarak da, “Karneler bu eğitim sistemi içinde öğrencinin başarısını ölçen mutlak bir ölçü değildir” dediler.
Eğitim-Sen 1 No’lu Şube’de yapılan basın toplantısında Eğitim-Sen 1, 2, 4, 5, 6 No’lu şubeler adına hazırlanan ortak metni okuyan 6 No’lu Şube Başkanı Adil Serim, eğitim-öğretim sisteminin yıllardan beri çözülmeyen ve çözülmediği oranda da çoğalan sorun ve sıkıntılar içinde olduğunu aktararak, bu dönemin de geçen dönemlerden farkının olmadığını kaydetti. Türkiye’de eğitimin gözden çıkarılarak, piyasa koşullarına terk edildiğini belirten Serim, “Eğitimde özelleştirme birçok boyutuyla sürmektedir. Eğitim öğretim parasal baskı altındadır. Sorunlar, eğitim çalışanlarını, öğrenci ve velileri ortak paydada birleştirecek kadar yoğun ve iç içedir. Genel bütçeden eğitime ayrılan pay 2001 yılında 8.2 iken bu pay 2002 yılında 7.4’e çekilmiştir. Bu oran birçok Avrupa ülkesinde yüzde 20-22 civarındadır” diye konuştu.
Bu haliyle eğitimin, ülkenin içinde bulunduğu dramatik durumu ifade eden bir gösterge olduğunu vurgulayan Serim, bu tablonun değişmesi için atılacak ilk adımların, ülkenin iliklerine kadar işleyen eşitsizliğin ve adaletsizliğin ortadan kaldırılması yönündeki çabalar olması gerektiğini ifade etti. Serim, İzmir ve ülke genelinde eğitim-öğretim süreçlerinde yaşanan sorunları ve çözüm önerilerini şöyle sıraladı: “Eğitim emekçilerine insanca yaşayacakları bir ücret verilmelidir. Eğitime hazırlık ödeneği bu yıl 115 milyon ödendi. Bu ödenek 1. derecenin 4. kademesindeki öğretmenin maaşı kadar olmalı ve yılda iki kez ödenmelidir. İzmir birçok branş için atamalara kapalı iken ve eğitim fakültesi mezunları işsiz iken sözleşmeli öğretmen çalıştırılmaktadır.
Bu eğitimde özelleştirmeyi getiren ve iş güvencesini ortadan kaldıran bir uygulamadır. Okullardaki hizmetli, memur ve teknik personel sayısı yeterli düzeye çıkarılmalıdır. Ders kitapları bilimsel bir içeriğe büründürülerek, rant aracı olmaktan çıkarılmalıdır. İlköğretimden başlayarak üniversite sonuna kadar eğitimin parasız olmasını, okulların ve öğrencilerin giderlerinin devlet tarafından karşılanmasını istiyoruz. Norm kadro uygulamasına son verilmelidir. Eğitim çalışanlarının toplu taşıma araçlarından indirimli yararlanma haklarının ellerinden alınması yönendeki çabalara son verilmelidir.”

Başa dön


PSAKD’de genel kurul
Şebnem Turhan
Pir Sultan Abdal Kültür ve Dayanışma Derneği (PSKAD) Genel Merkezi’nin 7’inci Olağan Genel Kurulu yarın (9 Şubat) başlıyor. Derneğin Genel Başkanı Ali Balkız’ın yeniden aday olmayacağı genel kurulda, derneğin Disiplin Kurulu üyesi Kazım Genç ile Merkez Yönetim Kurulu üyesi Timur Özmen’in çıkartacağı iki liste yarışacak.
PSAKD’ın iki gün sürecek genel kurulu Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği Salonu’nda toplanacak. 30 şubeden 259 delegenin oy kullanacağı çekişmeli başkanlık yarışına sahne olacak genel kurula bir çok parti genel başkanı, aydın ve sanatçı davet edildi. Genel kurula ilişkin görüştüğümüz PSAKD Genel Başkanı Ali Balkız, derneğin genel kurulunda birden fazla aday çıkmasının olumlu olduğunu söyleyerek, “Bu derneğimizin canlılığının işaretidir bize mutluluk veriyor” dedi.
Balkız, yönetimde oldukları iki yıl boyunca emek ve demokrasi mücadelesine destek verdiklerini, Sivas şehitlerinin anısını yaşatmayı sürdürdüklerini dile getirdi. F tipi cezaevlerine karşı tüm insanların insanca yaşam hakkını öne çıkararak mücadele ettiklerini kaydeden Balkız, Alevilik sorununu Avrupa Birliği gündemine taşıdıklarını ve Alevi kuruluşları arasında birlik sağlamaya çaba gösterdiklerini belirtti. 400 gencin katılımıyla bir gençlik kurultayı düzenlediklerini kaydeden Balkız, derneklerinin faaliyetlerine en çok yer veren yayın kuruluşu olarak gazetemize teşekkür etti.
Savaşa karşı mücadele
Hükümet Aydın’a sahip çıktı
Hakkındaki iddiaları araştırmak üzere oluşturulan Meclis Soruşturma Komisyonu, koalisyon milletvekillerinin oylarıyla Bayındırlık eski bakanı Koray Aydın’ın Yüce Divan’a sevkine gerek olmadığına karar verdi. Komisyon, dün 4.5 saat süren toplantıyla çalışmalarını tamamladı. Komisyon Başkanı DSP’li İbrahim Bildik, toplantının ardından yaptığı açıklamada, Komisyon’un tanınan sürede çalışmasını tamamladığını belirterek, “Eski Bakan Koray Aydın’ın, Yüce Divan’a gönderilmemesine” karar verildiğini ifade etti. Bildik, kararın 5 kabule karşı 10 ret oyuyla alındığını ifade etti.
F tipini protesto eden öğrenciye hapis
Ankara Üniversitesi Cebeci kampusünde 11 Ocak 2001’de düzenlenen F tipi cezaevi protestosuna katılan 20 öğrenci 3 yıl 9 ay hapse mahkum edildi. Yasadışı örgüte yardım ve yataklık ettikleri iddiasıyla yargılanan öğrencilerin Ankara 1 No’lu DGM’deki davalarında dün karar verildi. Sanık avukatlarından Ender Büyükçulha, aynı olayla ilgili olarak bazı sanıkların asliye ceza mahkemesinde Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefetten yargılandıklarını ve beraat ettiklerini söyledi.
Parasız eğitim talebine polis saldırısı
Uyum yasalarının hayata geçirilmesiyle birlikte Türkiye’nin daha da demokratikleşeceği ileri sürülürken, parasız eğitim taleplerini dile getirmek için dün basın açıklaması yapmak isteyen öğrencilere polis saldırdı. İstanbul Demokratik Lise Birliği’nin parasız eğitim için yapmak isteği basın açıklamasına saldıran polis 9 kişiyi gözaltına alındı. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne parasız eğitim için topladıkları dilekçeleri vermek amacıyla gelen öğrenciler, polisler tarafından müdürlüğün yanına bile yaklaştırılmadılar. İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün B bloğu önünde toplanan öğrenciler “Eğitim haktır satılamaz” sloganını atmaya başlayınca, sivil ve resmi polislerin saldırısıyla karşılaştılar. Dilekçelerin verilmesine izin vermeyen polis, 9 kişiyi yerlerde sürükleyerek gözaltına aldı.
DGM’de ölümle dans
Ölüm orucu nedeniyle hafızasını yitiren Kemal Yarar isimli tutuklu yargılandığı Ankara 1 No’lu DGM’den tahliye edilmiyor. Adli Tıp Kurumu’nun Yarar için hazırladığı raporda “Cezaevinde kalması kesin hayati tehlike barındırır” demesini görmezden gelen DGM, duruşmalara bile gelemeyen Yarar’ın akli dengesinin yerinde olup olmadığının araştırılmasını istedi. Uzatılan yargılama süreci Yarar’ın henüz hayattayken tahliye edilmeyeceği endişesi yarattı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net