1825’de bağımsızlığını kazanmasından bu yana 190 darbe yaşayan Bolivya, bu dehşet verici istatistikler sonucunda, “dünyanın en istikrarsız ülkesi” ünvanını kazandı. Halkın tepesine oturmuş yozlaşmış askeri diktatörleri ve her yerde ve her daim bulabileceğiniz kokain baronlarını gözünüzün önüne getirdiğinizde, bunun nedenini anlamanız güç olmayacaktır.
Quispe, ülkeyi harekete geçirmek için elinden geleni yapıyor. ABD’nin, koka üretiminin durdurulması için dayattığı programa karşı amansız bir savaş veren Quispe, tüm ulaşımı sekteye uğratan ve hükümeti taviz vermek zorunda bırakan yol kesme eylemlerini planlayan kişiydi. 58 yaşındaki yerli lideri, hükümeti, köylülerin talepleri gözardı edilecek olursa, aynı eylemi tekrar gerçekleştirmekle tehdit ediyor. “Hükümet halka baskı uyguluyor, fakat hükümetin üzerinde de ABD emperyalizminin baskısı var” diyor. “Asıl kral Amerika Birleşik Devletleri. Bolivya hükümeti, kendisine ne denilirse onu yapıyor. ‘Koka ekmenizi istemiyoruz - alın size muz’ diyorlar. Fakat koka bizim kültürümüzün bir parçası - o her şeyin içinde var. Biz, sömürgeciliğe, ırkçılığa ve emperyalizme karşıyız. Ölene kadar görüşlerim uğruna savaşacağım.”
Arkaya doğru taranmış saçları, kuşatıcı bakışları ve açık sözlülüğüyle, Quispe kesinlikle, davası olan bir lider. Fakat Devlet Başkanı Jorge Quiroga’ya soracak olursanız, o tam bir başbelası. Parlamentodaki muhalefet liderlerinden biri, Quispe’nin, 1990’ların başında gerilla eylemcisi suçlamasıyla hapse atıldığını söyleyerek, onu “terörist” diye nitelendiriyor. Ama Quispe artık kendisini seçim çalışmalarına adamış durumda. La Paz’daki ofisinde oturduğu sandalyenin arkasında, gökkuşağı renkleriyle bezeli bir yerli bayrağı ve artık efsane olmuş yerli önderlerinin portreleri asılı. Çiğnenmek üzere konulmuş bir torba koka yaprağı, ofisteki And atmosferini tamamlıyor. Dışarda bir kalabalık toplanmış, La Paz’ın yukarısında bir yayla olan Altiplano’daki bir başka toplantıya başkanlık etmek üzere ayrılmadan önce, Mall’ku’nun kendilerine bir konuşma yapmasını bekliyorlar. “Bolivya, hiç kimsenin onu kurtaramayacağı bir krizin içinde” diyor, çalan telefonlardan fırsat bulduğu bir arada. “Belki bir tek biz, iktidarı ele geçirdiğimiz zaman. Bir sonraki seçimlerden sonra tüm modeli değiştireceğiz. Fakat, beyazlardan ve Mestisoz’lardan oluşan bu azınlık tarafından yönetilmeye devam ettiğimiz sürece, kriz devam edecektir.”
Sohbetimiz sırasında kartvizitimi inceliyor. Kendisini sadece Aymara halkı adına konuşan ve böylelikle yerli hareketini bölmeye çalışan biri gibi gösteren “gringo” muhabirlere güveni kalmamış.
Bir yerli ulusu oluşturmak
Quispe’nin başkanlığa aday olmasına, bundan iki yüzyıl önce İspanyol sömürgecilere karşı çıktığı için öldürülen And lideri Tupac Katari’nin izinden giden MIP’den destek geliyor. Yıllardan beri hayal kırıklığına uğratılan And yerlileri için Quispe’nin seçim kampanyası büyük önem taşıyor. Quispe, Aymaralar’ın direnme gücüyle, Meksika’dan Patagonya’ya kadar uzanan yerli gruplarının geleneklerine dair yeni keşfettikleri gurur arasında bir bağlantı kurma çabasında. Geçtiğimiz yüzyılın ortalarına dek, Bolivyalı yerlilerin gurur duyacakları pek az şeyleri vardı. Devlet Başkanı Victor Paz’ın 1952’de gerçekleştirdiği sosyal reformlara kadar, önde gelen ailelerin sahip olduğu çiftliklerde veya kalay madenlerinde çalışıyorlardı. İngiltere’nin üç katı büyüklüğündeki bu ülke, beyazların hakim olduğu bir oligarşinin elindeydi.
Che’nin hamuruyla...
Quispe, bazı yönlerden, vurulup ölmeden önce Bolivyalı köylülerin ayaklanması için çalışan Kübalı-Arjantinli devrimci, Ernesto Che Guevara’nın hamuruyla yoğrulmuş. Ancak Quispe’nin hedefi, faaliyet alanı olarak daha geniş. O, Bolivya’yı bir yerli ulusuna dönüştürmeyi ve Andlar boyunca bir yerli kardeşliği inşa etmeyi amaçlıyor. “Tüm yerli gruplarını içine alacak bir yerli ulusu yaratmak istiyoruz” diyor. “Örgütümüz hem ulusal, hem da uluslararası düzeyde çalışıyor. Peru’daki Quechua halkıyla tanışmak üzere Cusco’ya davet edildim. Bölgedeki diğer yerli örgütleriyle toplantılar düzenliyoruz.” Belki bir düş, ancak bu yılki seçimlere koyduğu adaylığı fazlasıyla gerçek. MIP bu seçimleri, varolan kurumlarla yerli hareketi arasında bir it dalaşına dönüştürmek için, benzer görüşleri paylaştığı diğer partilerle ittifaklar oluşturacağını söylüyor.
Düşüncesi yeter!
Quispe’nin en büyük yeteneği, mücadeleyle aleniyeti bir araya getirmesinde yatıyor. Bir yıl evvel, Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chavez’in, Quispe’yle gizlice görüştüğü ve kendisine desteğini açıkladığına dair söylentiler yayılmıştı. Quispe, 11 Eylül saldırılarına verdiği neşeli tepkiyle ve 2001’in başlarında, Ekvadorlu üç köylünün askerler tarafından vurulmasının ardından yaptığı “emperyalizme karşı Latin Amerika ayaklanması” çağrısıyla manşetlerde yer almıştı.
Bolivya’nın engin doğalgaz rezervlerini yeniden kamulaştırmak istiyor. “Doğalgaz, ‘Evrenin Yüreği’nden geliyor ve bize geri döndürülmek zorunda.” Uzak bir ihtimal bile olsa, Quispe’nin iktidara gelme düşüncesi bile, sömürgeci işadamlarının soğuk terler dökmesi için yeterli.
(Financial Times’tan çeviren Defne Orhun)
Başa dön