Vitamin deposu olarak bilinen sebze ve meyveler, yıkama ve pişirmeden kaynaklanan hatalar yüzünden besin değerlerini kaybedip insanların kabusu olabiliyor. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Dr. Sibel Kahraman Çetintaş, sebze ve meyvelerin, besin değerlerini kaybetmemeleri için taze olarak tüketilmeleri, yıkama, pişirme ve saklama kurallarına uyulması gerektiğini belirtti.
Sebzelerin yağda kızartılmasıyla kalorisinin artacağını, ince doğranıp ışık ve hava ile temasa bırakılması halinde de C vitaminini kaybedeceğini anlatan Dr. Çetintaş, tütsülenmiş, mangalda pişirilmiş et ve deniz ürünlerinde ise mide kanserinin etken maddelerinden biri olan nitrozaminlerin oluşacağını söyledi. Fasulye, nohut gibi kuru baklagillerin ve makarnanın haşlandıktan sonra sularının döküldüğünü anımsatan Dr. Çetintaş, bu şekilde mineral ve vitaminleri suda kalan gıdaların besin değerinin kalmadığını kaydetti.
Hastalıklara dikkat
Dr. Çetintaş, bazı bölgelerde, çocuklara “kuvvet olsun” diye çiğ yumurta, bal, süt karışımının verildiğine işaret ederek, çiğ yumurtanın mikrop içerebileceğini, çiğ süt ile üretim tarihi 3 aydan az olan peynirlerin halk arasında malta humması olarak anılan “brusella” hastalığına neden olacağını belirtti. Sütlerin 70 derecede pastörize edildiğini, bu nedenle kaynatılıp içilmesinin mikropların öldürülmesi açısından daha faydalı olacağını vurgulayan Dr. Çetintaş, patates gibi yumrulu besinlerin aydınlık ve nemli yerlerde bırakılması ile mantar ve mikroplar için en uygun ortam oluşturduklarını anlattı.
Dr. Çetintaş, “Özellikle pişirmedeki yanlışlıklar yüzünden sebzelerdeki vitamin ve mineraller midemiz yerine lavaboya gidiyor. Besinleri kızartarak ya da yakarak pişirmek sağlık açısından birçok zararlı faktörün ortaya çıkmasına neden oluyor” dedi.