www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Dosya

Köşe Yazıları



Gensoru oylaması bugün
SP'lilerin, Başbakan Ecevit ve Bakanlar Kurulu üyeleri hakkındaki gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına Meclis Genel Kurulu'nda bugün karar verilecek.

Kürtçe abluka altında
Kürtçe'nin seçmeli ders olarak okutulması talebiyle dilekçe veren öğrenciler ve aileleri üzerinde oluşturulan baskılar artıyor.

Kutan: 'Anayasa Mahkemesi Anayasa'yı çiğnemiştir'
SP Genel Başkanı Kutan FP'nin kapatılmasında Anayasa Mahkemesi'nin Anayasa'nın 24 hükmünü ihlal ettiğini belirtti.


Gensoru oylaması bugün
TBMM'nin bu haftaki gündemindeki ağırlıklı yeri, bazı yasalardaki suç ve cezaları yeniden düzenleyen tasarı ile gensoru önergesi oluşturacak.
SP'lilerin, Başbakan Bülent Ecevit ve Bakanlar Kurulu üyeleri hakkında "enerji, doğalgaz ve LPG konusunda uyguladıkları yanlış politikalarla krizi ağırlaştırdıkları" gerekçesiyle verdikleri gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmamasına ilişkin görüşmeler bugün yapılacak. AKP milletvekillerince işsizlik ve yoksulluk sorunu konusunda verilen Meclis Araştırması önergesi üzerindeki görüşmelere de bugün devam edilecek.
Mini paket yarın
Anayasa değişikliği doğrultusunda Türk Ceza Kanunu (TCK) ile bazı yasalarda değişiklik öngören yasa tasarısı yarın Adalet Komisyonu'nda ele alınacak. "Uyum Yasa Tasarısı" olarak tanımlanan bu düzenleme TCK, Terörle Mücadele Yasası, DGM Yasası ve Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nda değişiklikler öngörüyor. Demokratikleşme iddiasıyla gündeme getirilen değişiklikler, yeni suç tipleri yarattığı gibi, ifade özgürlüğünü de iyice daraltıyor.
Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu'nda, Çarşamba günü yardımcı doçentlerin görev süresinin uzatılmasına ilişkin yasa tasarısı ele alınacak.
Bu arada, eski Bayındırlık ve İskan Bakanı Koray Aydın hakkındaki iddialar konusunda kurulan Meclis Soruşturması Komisyonu'nda Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Müsteşarı Ali Helvacı ile Karayolları Genel Müdürü Dinçer Yiğit'in dinlenmesi bekleniyor.
Genel Kurul'da öncelik
Koalisyon ortağı partilerin bazı yasa tasarılarının Genel Kurul'da öncelikli görüşülmesi istemiyle TBMM Danışma Kurulu'nun toplanması bekleniyor.
Danışma Kurulu'nda, Adalet Komisyonu'ndan yarın geçmesi beklenen uyum yasa tasarısının 24 Ocak Perşembe günü Genel Kurul'da görüşülmesi ve çalışmaların bitinceye kadar sürmesi önerilecek.
Ayrıca, Denizcilik Müsteşarlığı merkez teşkilatına ilişkin düzenlemenin de gündemin ön sırasına alınması istenecek. Tasarı, Denizcilik Müsteşarlığı'nın teşkilatı ve kadrolarına ilişkin düzenlemeler getiriyor.

Başa dön


Kürtçe abluka altında
Savaş Velioğlu
Kürtçe'nin seçmeli ders olarak verilmesi talebiyle üniversite rektörlüklerine ve ilçe milli eğitim müdürlüklerine dilekçe veren kişiler gözaltında tutuldukları süre içerisinde işkenceye maruz kalıyorlar. Bir süre önce İçişleri Bakanı Rüştü Kazım Yücelen imzalı bir genelge yayınlanmış ve genelgede Kürtçe eğitim için yapılan eylemlerin önüne geçilmesi istenmişti. Genelgenin ardından Kürtçe eğitim talebine yapılan baskılar da artış görülüyor.
Gözaltına alınanların birçoğu "yasadışı örgüt üyeliği" ve "örgüte yardım yataklık" yaptıkları gerekçesiyle tutuklandılar. Türkiye çapında toplam 24 üniversitede, 11 bin 598 dilekçe toplandı.
Kürtçe'nin seçmeli ders olarak okutulması için dilekçe veren ve gözaltına alınan öğrencilerin avukatlarından Fatma Karataş, gözaltına alınan öğrencilerin yoğun işkenceye maruz kaldıklarını belirtti. Gözaltına alınan kişiler hakkında "örgüt üyeliği" nedeniyle davalar açıldığını ifade eden Karataş, öğrencilerin dilekçe verdikleri için işkence gördüklerine dikkat çekti. Gözaltında olan bayanların cinsel tacize maruz kaldıklarını dile getiren, Karataş, "Öğrenciler çırılçıplak soyundurulup, soğuk suyun altında tutuluyorlar. Gözaltında tutuldukları süre içerisinde gözleri bağlı bir şekilde tutuluyorlar. Gözaltında olan öğrencilerden bu dilekçeleri PKK baskısıyla verdiklerine yönelik ifade vermelerini istiyorlar" dedi.
Hukuka aykırı
Devletin Kürtlerle ilgili yapılan bütün çalışmaların PKK tarafından yaptırıldığını söyleyerek insanlar üzerinde baskı oluşturduğunu söyleyen Karataş, yaşanan tüm olumsuz uygulamaların Türkiye'nin iç hukukuna ve uluslararası sözleşmelere uymadığını belirtti. Herhangi bir dilin talep edilmesinin ve okutulmasının önünde hukuksal hiçbir engelin bulunmadığını ifade eden Karataş, "Dilekçe veren kişilerin gözaltına alınıp tutuklanmaları da Anayasa'ya uygun değil. Anayasa'nın 74. maddesinde herkesin istedikleri konuda resmi makamlara dilekçe verebileceği belirtiliyor. Maddede verilen dilekçelerin cevaplandırılması şart koşuluyor" dedi. Öğrencilere yapılan işkencenin Adli Tıp raporlarında mevcut olduğunun altını çizen Karataş, Adli Tıp Raporları'na dayanarak, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü amir ve memurları hakkında şuç duyurusunda bulunduklarını kaydetti. Karataş, hukuka aykırı olan bütün bu uygulamaların durdurulmaması halinde AİHM'e başvuracaklarını belirtti.
EMEP: Baskı çözüm değil
Emeğin Partisi Genel Başkan Yardımcısı Nedim Köroğlu, Kürtlerin anadilde eğitim talebi başta olmak üzere bütün demokratik taleplerin kayıtsız ve koşulsuz kabul edilmesi gerektiğini belirtti. Öğrencilerin ve Kürt ailelerin Kürtçe eğitim hakkı için yürüttükleri mücadeleye yönelik baskıların, yönetenlerin Kürt sorunu karşısındaki geleneksel inkar ve imha tutumunun bir ürünü olduğunu ifade eden Köroğlu, "Kürt öğrencilerin anadillerinde eğitim görmek istemeleri, ekmek gibi, su gibi doğal bir ihtiyacın dile getirilmesidir. Bu talebi dile getirmek için dilekçe veren öğrenci ve velilere yönelik sürdürülen operasyon, askeri diktatörlüklerde, polis devletlerinde görülen uygulamaları andırmaktadır" dedi. Egemenlerin Kürt sorunu karşısındaki tutumunu temsil eden zihniyetin sorunu çözmek bir yana, daha da büyüteceğinin bilindiğine dikkat çeken Köroğlu, sorunun çözümünün, Kürtlerin demokratik hak ve taleplerinin kayıtsız, koşulsuz kabul edilmesinden geçmekte olduğunun altını çizdi.
İnkar ve imhada ısrar etmenin, Türk ve Kürt emekçileri arasındaki kardeşlik ve kader birliğini bozmaktan çıkarı olanlardan başka hiçkimsenin işine yaramayacağını söyleyen Köroğlu, "Yönetenler, Kürtçe eğitim isteyenlere karşı tutumlarıyla, şovenizmi körüklemekte, Türk ve Kürt gençliği ve emekçileri arasında düşmanlık tohumları ekmekten medet ummaktadır. Partimiz, buna izin vermemek ve başta Türk işçi ve emekçileri olmak üzere halkımızın Kürtlerin demokratik hak ve taleplerine sahip çıkmasını sağlamak için çalışmaya devam edecektir" dedi. Operasyonların bir an önce durdurulması gerektiğini dile getiren Köroğlu, "Gözaltına alınanlar ve tutuklananlar serbest bırakılmalı, Türk ve Kürt gençleri, emekçileri arasında düşmanlığı körükleyen uygulamalar derhal terk edilmelidir" dedi.
HADEP: Anadil haktır
HADEP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Turan Demir, anadilde eğitim talebinin insani bir talep olduğunun altını çizdi. Anadilde eğitimin günümüzde birkaç ülke dışında hiçbir ülkede sorun olarak görülmediğini belirten Demir, "İnsanların anadillerinde eğitim görmeleri kadar doğal bir başka hak yoktur. Anadilde eğitim talebi baskılarla, yasaklamalarla engellenemez. Türkiye'de 20 milyon Kürt bulunmaktadır. Bu kadar insanların kendi dillerinde eğitim görmek istemelerinin önü alınamaz" dedi. Kürtçe'nin seçmeli ders olarak verilmesi için dilekçe veren kişilerin gözaltına alınmalarının ve tutuklanmalarının bir hukuk skandalı olduğunu ifade eden Demir, anayasada herkesin dilekçe verme hakkının olduğu hatırlattı. Verilen dilekçelerin kabul edilmek zorunda olduğunu kaydeden Demir, "Yaşanan gözaltılar yasadışıdır. Anadilde eğitim talebine tüzüğümüzde yer veriyoruz. Bu kampanyayı desteklemeye devam edeceğiz" dedi.

Başa dön


Kutan: 'Anayasa Mahkemesi Anayasa'yı çiğnemiştir'
Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Recai Kutan, Fazilet Partisi'nin kapatılmasında Anayasa, Siyasi Partiler, AİHS ve Anayasa Mahkemesi'nin kararlarına aykırılıklar olduğunu söyledi. Anayasa Mahkemesi'nin kapatma davasını kendisinin açtığını belirten Kutan, Cumhuriyetin ilan edildiğinden bugüne 154, son on yıl içinde ise 17 partinin kapatılarak Türkiye'nin kapatılan partiler mezarlığına dönüştüğünü ifade etti.
Meclis'te dün bir basın toplantısı düzenleyerek FP'nin kapatılması ile ilgili gerekçeli kararı değerlendiren Kutan, "Anayasa Mahkemesi FP'yi kapatma kararıyla Anayasa'nın toplam 24 hükmünü ihlal etmiştir" dedi.
Anayasa Mahkemesi'nin kapatma kararının 5 ana unsuru olduğunu belirtip, dün sadece Anayasa'ya aykırılık maddelerini ele alan Kutan, "Karar her şeyden önce bizzat Anayasa'nın pek çok maddesine ve hukukun birçok temel kuralına aykırıdır. Karar Siyasi Partiler Kanunu'nun pek çok maddesine aykırıdır. Karar Anayasa Mahkemesi'nin bugüne kadar ki kararlarıyla birçok yönden vahim çelişkiler içindedir. Karar Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne dolayısıyla Anayasa'nın 90'ıncı maddesine tamamen aykırıdır" dedi. Cumhuriyetin ilan edildiği 1923 yılından bugüne kadar 154 siyasi partinin kapandığını veya kapatıldığını, 1991-2001 yıllarını içeren son 10 yıl içerisinde Anayasa Mahkemesi kararıyla kapatılan siyasi parti sayısının 17 olduğunun altını çizen Kutan, "Türkiye bilhassa son on yıl esnasında ortalama olarak her yıl iki parti kapatılarak hatta bazı yıllar üç parti kapatılarak, bir partiler mezarlığına dönüştürülmüştür" dedi.
24 hükme aykırı
Kutan, Anayasa Mahkemesi'nin ortada bir başvuru yokken kendi kendisine önce Siyasi Partiler Kanunu'nun 103/2'inci maddesinin Anayasa aykırı olduğu gerekçesiyle iptal ettiğini daha sonra da hüküm verdiğini söyledi. Anayasa Mahkemesi'nin "Ne yapayım FP'yi başka türlü kapatamıyorum, buna mecburum" diye hareket ettiğini belirten Kutan, Anayasa Mahkemesi'nin yasa koyucu gibi hareket ettiğini, oysa yasa yapma yetkisinin Meclis'e ait olduğunu dile getirdi. "Anayasa'nın 153/2'inci hükmüne göre Anayasa Mahkemesi kendini yasa koyucu yerine koyarak hüküm veremez" diyen Kutan, Anayasa Mahkemesi'nin FP'yi kapatmayı adeta baştan kararlaştırdığını söyledi. Anayasa'nın 68/4 hükmünce Anayasa Mahkemesi'ne verilen görevin sadece bir tespit görevi olduğuna dikkat çeken Kutan, "odak" olmanın kriterlerini koyma görevinin Anayasa Mahkemesi'ne verilmediğini bu kriterleri koyma görev ve yetkisinin Meclis'e ait olduğunu ifade etti.
AKPM Kıbrıs raporunu oylayacak
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM), bugün Kıbrıs raporunu tartışarak oylayacak. Macar sosyalist parlamenter Andreas Barsony tarafından hazırlanan rapor ve buna bağlı tavsiye kararı AKPM'de bugün görüşülecek raporda, AB'nin iki toplum arasındaki diyaloğu artırmak için KKTC'de bir enformasyon bürosu kurması öneriliyor. Strasbourg'da dün başlayan genel kurul toplantılarında, TBMM'yi DSP milletvetvekili Uluç Gürkan'ın başkanlığında bir heyet temsil ediyor.
Hazine arazileri satışının iptali görüşülecek
Anayasa Mahkemesi, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in, 4706 Sayılı Hazine’ye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunu’nda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun’un, “Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkartılan Yerler” başlığı ile düzenlenen 3. maddesinin iptali istemiyle yaptığı başvuruyu, bugün esastan görüşecek. AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Anayasa Mahkemesi heyeti, bugünkü toplantısının gündemine, Cumhurbaşkanı Sezer’in başvurusunu aldı.
Sezer’den yeni onaylar
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ile Kamu İhale Kanunu’nu onayladı. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Kamu İhale Kanunu ile Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nu onayladı. Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi’nden yapılan açıklamada, Sezer’in, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ile 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na onay verdiği belirtildi. Kanunlar, yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderildi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net