www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Dosya

Köşe Yazıları



Nâzım dizeleriyle dans
Çağdaş Bale Topluluğu (ÇBT), kuruluşunun 30. yılında, Nâzım Hikmet anısına hazırladığı bir gösteriyle sahneye çıkıyor.

İranlı yönetmenlere eleştirmen ödülü
Amerikan Ulusal Film Eleştirmenleri Derneği’nin bu yıl verdiği 3 “İfade Özgürlüğü” ödülünden ikisini İranlı yönetmenler aldı.


Nâzım dizeleriyle dans
Ebru Ilgaz
30. kuruluş yıldönümünü kutlayan Çağdaş Bale Topluluğu, yarın Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde “Nâzım’ın Dizeleriyle Dans”ı sergileyecek. 1972’de İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde birlikte çalışan genç sanatçılar, Cem Ertekin ve Nildan Tuğbay tarafından kurulan topluluk şimdiye kadar 200’den fazla dansçıyı ağırlamış. Topluluk, birçok sahnede seyirci karşısına çıktıktan sonra kurulduğu yer olan Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’ne dönmüş. 7 yıldır çalışmalarını burada sürdürüyor. Nâzım Hikmet yılı dolayısıyla kendilerinin de bir şeyler yapmak istediklerini anlatan Cem Ertekin, 25 dakikalık dans ve şiir gösterisi olan “Nâzım’ın Dizeleriyle Dans”ı hazırlamış.
Dans ve şiir
“Nâzım’ın Dizeleriyle Dans”ta Esra Akyatan, Murat Kalfagil ve Şencan Semerci dans ederken Teoman Kumbaracıbaşı Nâzım’ın dizelerini okuyor. Koreografisini Cem Ertekin’in yaptığı gösterinin müziği, Anouar Brahem’den alınmış. “Yorumu izleyenlere bırakıyorum. Bu çalışmada, ‘benim için Nâzım neydi’ onu söylemeye çalıştık.” diyen Ertekin, standart bir şeyler yapmamaya özen gösterdiklerini ifade ediyor. Nâzım Hikmet’i tanıtmak için hazırlanmamış gösteri. O’nun koreograf üzerinde neler düşündürdüğü sergilemeye çalışılmış. Bu yüzden de ancak izlendiğinde anlaşılabileceğini belirtiyor Ertekin. Proje ilk önce Şair-Yazar Şükran Kurdakul’a açılmış ve Kurdakul’un “yüreklendirmesiyle” çalışmaya dönüşmüş. Nâzım’la ilgili bazı çalışmaların ticarileştirildiğini anlatan Ertekin, kendilerinin bundan özellikle kaçındıklarını aktarıyor.
30 yıllık geçmiş
“Çağdaş Bale Topluluğu’nu 1972 yılında Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde kurmaya karar verdiğimde yanımda Devlet Opera ve Balesi’nde partnerim olan Nildan Tuğbay vardı. Bir şeyler yapmak ve kendimizi tanıtmak istiyorduk. Ben özellikle dans alanında değil de kareograf alınında bir şeyler olacağımı düşünüp bu yönde çalışmalarınma başlamıştım. Küçük bir gruplar Çağdaş Bale Topluluğu’nu oluşturduk. İlk yıllarda yaptığım denemeler genellikle etkisi altında kaldığım Sovyet balesi, Avrupa baleleri oldu. O tarihlerde fazla birşeyler izleyemiyorduk ama onların etkisinde kareograflarıma başladım. Daha sonra bu değişti tabii. Kendi özgün tarzımı buldum. Ve bugün artık Çağdaş bale izleyicisi adını vermeden bizim yapığımız bir şeyi izlediğinde ‘bu Çağdaş Bale Topluluğu’na aittir’ diyebiliyor.” Topluluğun kuruluşunu bu cümlelerle özetliyor Cem Ertekin.
Daha sonra, dansçı sıkıntısı çeken topluluğa, genç dansçılar kazandırmak için İstanbul Belediye Konservatuarı’na giderek eğitmen olan koreograf, bu arada bitirdiği Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Tekstil Bölümü’yle ilgili bir işle uğraşmayı reddetmiş. Belediye Konservatuarı 1986 yılında İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’na bağlandığında da eğitmenliğe burada öğretim üyesi olarak devam etmiş. Bugüne kadar 150 kareografi gerçekleştiren Ertekin, uzun yıllar bölüm başkanlığı yaptığı bu bölümde eğitmenlik görevine devam ediyor.
ÇBT’yi bulunduğu yere getirmenin 30 yılını aldığını söyleyen Ertekin, topluluğa emek veren arkadaşlarının isimlerini anmadan edemiyor: “Çalışmalarda bana her zaman yardımcı olan Kulis Başsorumlusu Figen Yücel var. Figen’le uzun yıllar konservatuarda birlikte öğrenci yetiştirdik. Esra Akyatan ve Murat Kalfagil bana asistanlık yapmanın yanında başdansçı görevlerini sürdürüyorlar. Ayrıca İstanbul Devlet Balesi’nde danseden öğrencim Şencan Semerci de solist olarak dansediyor. Işık tasarımı konusunda bana çok büyük destek olan ve teknik sahne ismiyle geçen Teoman Kumbaracıbaşı, Serçin Baştürk, Metin Bozkurt ve Serdar Geçili balelerin ışıklarını yöneterek onları güzelleştiriyor.”
Çok sayıda dansçı
Ertekin, Türkiye’de bugüne kadar ayakta kalmayı başaran özel bir bale topluluğu olmağını anlatarak, kendilerinin ticari amaçlarla bale yapmadıkları için bunu başardığını söylüyor. ÇBT’nin gösterileri yaygın bir şekilde yapılmıyor. 30 yılın ardından biraz yorulduğunu belirten Ertekin, gösterileri bu yıl sadece kasım ve nisan ayına bölmüş. Kârını hayır kurumlarına hediye eden ÇBT, “Fikir olarak amatörce, ancak gösteri olarak profesyonelce” çalıştıklarına dikkat çekiyor. Topluluk, ağırladığı çok sayıda genç bu dansçı için bir geçit olmuş. Ayrılanlar, devlet balelerinde ve yurtdışında dans etmeye devam ediyorlar. Bir kısmı da dans hayatını toplulukta noktalamış.
30 yıllık tarihi boyunca; Genç Adam ve Ölüm, Hamlet, Carmina Burana, İlkbahar Ayini, Ferhat İle Şirin, Romeo ve Juliette, Giselle, La Sylphide, Equinoxe, Operadaki Hayalet, Viva Vivaldi, Carmen, Zorba, Litany, Tanfo Ballet ve daha bir çok eserleri sahneye taşıyan topluluk, bugün 15 kişiyle çalışmalarına devam ediyor.

Başa dön


İranlı yönetmenlere eleştirmen ödülü
Amerikan Ulusal Film Eleştirmenleri Derneği’nin bu yıl verdiği 3 “İfade Özgürlüğü” ödülünden ikisini İranlı yönetmenler aldı.
ABD’nin uyguladığı sansür kitap oldu
ABD’deki 11 Eylül saldırısının ardından yasaklanan şarkılar, filmler, kitaplar ve yapılan propaganda faaliyetleri kitap oldu. Önder Aytaç’ın kaleme aldığı “THE USAme-ABD, Sansür, Yasaklama, Propaganda ve 11 Eylül”, okuyucuyla buluştu. Araştırma türündeki kitap, 11 Eylül saldırıları sonrasında her köşeyi tutan ABD’nin basın, eğlence dünyası ve Hollywood’a kadar uzanan geniş bir propaganda ve iletişim ağı üzerindeki daraltmalarını konu alıyor. “Sansüre Giriş”, “Sıcak-Soğuk-Sert-Yumuşak Savaş, 11 Eylül ve Hollywood”, “Eğlence Dünyasındaki Ekonomik Kriz ve Perdelerin Kapanması”, “Radyoda Sansür”, “Hollywood ve Film Endüstrisindeki Sansür”, “Medyaya Sansür”, “Demokrasiye de Sansür Mü ve Savaş Karşıtları”, “Amerikan Çıkarlarına No Sansür”, “ABD’ye ve Türkiye’ye Sansür Konusunda Öneri ve Temenniler” ve “Sansürün Sonucu” başlıklı on bölümden oluşuyor.
İstanbul’da Okuma Tiyatrosu
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Goethe Enstitüsü işbirliğiyle “Okuma Tiyatrosu-Çağdaş Alman Yazarları” başlıklı etkinlikler dizisi düzenliyor. Şubat-Mayıs 2002 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan etkinlikler, Alman tiyatro edebiyatının son dönemde öne çıkan, yazarının ilk kez Türkçe’ye çevrilen oyunlarını kapsıyor. Okuma Tiyatrosu kalıpları içinde yapılacak olan dört performans Şehir Tiyatrosu sanatçıları tarafından gerçekleştirilecek. Ortak bir konsept içinde sergilenecek olan performanslar, Alman yazarların farklı dil ve üsluplarda kurdukları dünyalarla tanışmak ve buluşmak için bir ilk adım niteliği taşıyor.
İBT’den Güneydoğu’da oyun
İzmir Bölge Tiyatrosu, Diyarbakır ve Şırnak, Mardin ve Batman’daki ilçe ve köylerde oyun sahneleyecek. İzmir Bölge Tiyatrosu Sanat Yönetmeni Ali Beyat, yaptığı açıklamada, Anadolu turnesi kapsamında sergiledikleri oyunlarda güldürüp eğlendirmenin yanı sıra arkadaşlık, büyüklere saygı ve kitap okuma gerekliliğini vurguladıklarını ifade ederek, “Masal Sokağı” ve “Yürek Dolusu Sevgi” isimli 2 oyun sergileyeceklerini söyledi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net