|
|

|
           

Bugün git, bir daha gelme!
Milli Eğitim Bakanlığı ve Türk Dil Kurumu’nun yayınlarında yer alan Çingeneleri aşağılayıcı, suçlayıcı ifadelerin kaldırılmasını isteyen Çingenelere, Başbakanlık’tan yanıt geldi: “Denk durun. Ayak altında dolaşmayın. Bir daha bize başvurmayın.”

‘Engel olmasınlar yeter!’
İki bacağı tutmayan ortopedik engelli Mehmet Çelik, şimdi Beyoğlu Belediyesi’nin engeli ile de boğuşuyor. 15 yıldır yaptığı işi elinden almaya çalışan belediyeye tek bir sözü var 46 yaşındaki Çelik’in; “Ben aileme bakarım, engel olmasınlar yeter”.


Bugün git, bir daha gelme!
Çingenelerin, sözlüklerde ve Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Ansiklopedisi’nde geçen aşağılayıcı, suçlayıcı ifade ve tanımlamaların kaldırılması için başlattıkları mücadeleye, Başbakanlık’tan “Bir daha bu konuyla ilgili başvurmayın” yanıtı geldi.
Ders kitaplarında, sözlüklerde ve ansiklopedilerdeki Çingeneleri aşağılayıcı, suçlayıcı ifadelerin kaldırılması için uğraşan Araştırmacı-Yazar Mustafa Aksu’nun Cumhurbaşkanı, Başbakan ve diğer bakanlıklara 1998 yılından beri yazdığı mektuplar ve dilekçeler ile bunlara ilgili birimlerin yazdığı cevaplar Başbakanlık’ta toplandı.
Başbakan Müsteşar Yardımcısı Füsun Koroğlu 25 Haziran’da Aksu’ya gönderdiği cevabi yazıda, “Aynı konularla ilgili olarak tekrar müracaatta bulunmamanızı rica ederiz” diyerek, devletin Çingeneleri başından atmak istediğini ortaya koydu.
Bir daha başvurmayın!
Koroğlu yazıda, “Sorunlarınızla ilgili olarak, yukardaki ilgi yazılarından da anlaşılacağı üzere tüm kamu kurum ve kuruluşlarınca çözüme yönelik gerekli çalışma ve hassasiyet gösterilmekte ve bundan sonra da gösterilmeye devam edilmektedir. Aynı konularla ilgili olarak tekrar müracaatta bulunmamanızı rica ederiz” dedi.
Başbakan’a açık mektup
Aksu, Başbakan Bülent Ecevit’e açık mektup yazarak, okul sözlükleri, Türkçe sözlükler ve ansiklopedilerde Çingenelerin çok ağır şekilde suçlandıklarını vurgulayarak, 1998’lerde MEB ve Türk Dil Kurumu (TDK)’na başvurmalarına rağmen haksız suçlamaların kitaplardan çıkarılmadığını hatırlattı.
Mustafa Aksu, Başbakan Müsteşar Yardımcısı Füsun Koroğlu’nun yanıt yazısında kendilerinin susmalarının istendiğini belirterek, Başbakan’a “İnsanların anasını babasını seçme şansları bulunmadığına, suç ve cezalar bireysel olup başkalarına yüklenemeyeceğine ve çektirilemeyeceğine göre, bu yanlışlarla bu suçlamalarla şartlandırılan, önyargılı yapılan insanların Çingenelere bakışı ‘şaşı’ olmaz mı? Bu karalamalarla, Çingeneler doğmadan önce ve yaşam boyu suçlu gösterilmeye çalışılmış olmuyor mu?” diye sordu.
Kültür Bakanlığı toplattı
Kültür Bakanlığı, Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden Doç. Dr. Ali Rafet Özkan’ın Çingeneler üzerine yaptığı doçentlik tezini “Türkiye Çingeneleri” adıyla yayınlamıştı.
Çingeneler hakkında bilimsel olmayan bilgilere dayalı olarak Çingeneleri suçlayıcı, aşağılayıcı bilgiler yer alan kitap, Aksu’nun girişimleri sonucu Kültür Bakanlığı tarafından toplatıldı.
Araştırmacı Yazar Aksu, Başbakan’a mektubunda Milli Eğitim Bakanlığı ve Türk Dil Kurumu’nun da Kültür Bakanlığı ile aynı tavrı göstermesini isteyerek, aksi takdirde yasal yollara başvuracağını bildirdi.

Başa dön


‘Engel olmasınlar yeter!’
Muzaffer Özkurt
“Ben aileme bakarım. Kimseden yardım almadım, almama gerek yok. Yeter ki kazancıma engel olmasınlar.” Diyarbakır’dan ekmek uğruna geldiği İstanbul’da 15 senedir PVC kaplama işi ile uğraşıyor. Ama, Beyoğlu Belediyesi, Mehmet Çelik’in PVC makinasını “Beyoğlu’nda oturmadığı” gerekçesiyle İstiklal Caddesi üzerinden kaldırmak istiyor.
Küçük yaşta yakalandığı menenjit hastalığı nedeniyle iki bacağı sakat kalan Mehmet Çelik, 46 yaşında ve biri 2,5 diğeri 20 yaşında iki çocuk babası. Ailesine tek başına bakıyor. Kendi deyimiyle bir ayda “memur kadar” kazanıyor. Ayda 50 milyon lira da kira veriyor. Diyarbakır’dan geldikten sonra çakmakçılık yapmış bir süre. Sonra şu an yaptığı PVC işine geçmiş.
Belediye baskısı
Mehmet Çelik, tam 10 yıldır Odakule’nin önünde çalışıyor. Motorsiklete bağlı PVC tezgâhı onun ve ailesinin günlük ekmeğini çıkartıyor. Bunca yıl çalıştığı mekândan ise Beyoğlu Belediyesi tarafından çıkartılmış ve Galatasaray Lisesi önüne getirilmiş. Şimdi de, burada durmasını arka sokaklara gitmesini istiyorlarmış. Buna uymadığı için ise, zabıtalar gelip onun ekmek teknesine el koymaya başlamış.
Odakule izin veriyor ama...
“Orada bir şey kazanamam. Ekmeğimi buradan sağlıyorum. Bana bu uygulamaya gerekçe olarak Beyoğlu’nda oturmadığımı gösteriyorlar” diyen Mehmet Çelik’in elinde Odakule Müdürü Naci Özdemir’in imzasının bulunduğu ve üzerinde “Bina sınırları içinde faaliyet göstermesinde bir sakınca yoktur” yazılı bir kâğıt olmasına karşın bu uygulamadan vazgeçilmemiş.
Görüşmediler bile
Derdini de anlatmaya çalışmış ama nafile. İlk önce Beyoğlu Belediyesi’ne gitmiş. Belediye Başkanı’ndan “Şimdi onunla görüşemem” yanıtı aldıktan sonra kaymakamlığa gidip dilekçeyle yardım istemiş, bu haksız uygulamanın ortadan kaldırılması için. Ama oradan da bir yanıt alamamış.
Ailesine bakabileceğini ama kendisine engel olunduğunu anlatan Mehmet Çelik, “Bana Beyoğlu Belediyesi’nden başka zorluk çıkartan olmadı. Bir de özürlülere yardım ediyoruz diye reklam yapıyorlar” diyor.

Başa dön

|

|
|