|
|

|
           

Ankara, sokakları ve evleriyle gözaltında
Emniyet birimlerinin bilimkurgu filmlerini andıran bir uygulama ile Ankara’nın sokaklarını ve ev adreslerini krokileriyle bilgisayara yükleyerek şehri sürekli polis kontrolünde tutma olanağına sahip olduğu bildiriliyor.

Meclis, Derviş yasalarını bekliyor
Hükümetin Derviş yasalarından 7’sini görüşerek kabul eden Meclis, bu hafta yeni tasarıların sunulmasını bekliyor.


Ankara, sokakları ve evleriyle gözaltında
Ankara Emniyet Müdürlüğü, başkent sokak ve caddelerini bilgisayar destekli bilgi sistemi ile kontrol etmeye başladı. Bilimkurgu filmlerini andıran bu sistemle bilgisayar, bir olayın meydana geldiği bölgeyi daire içine alarak, hangi ekibin nereyi kontrol altına alması gerektiğini belirliyor. Sistem, “bul” komutu ile Ankara’daki tüm binaların krokilerini, kimin hangi adreste kaldığını veya adres vererek bu adreste kimin oturduğunu hemen bildiriyor. Önümüzdeki günlerde sabıkalıların listesi de sisteme girince, bireysel hareket alanlarının dahi büyük ölçüde polis kontrolüne gireceği belirtiliyor.
Alınan bilgiye göre, Ankara Emniyet Müdürü Kemal İskender, kamera kontrol sistemiyle Ankara’nın kritik yerlerinin sürekli izlendiği Haber Merkezi’ne bir yenilik daha getirerek dev ekranlı bir bilgisayar sistemi kurdurttu. “Coğrafi Bilgi Sistemi ve Mapinfo Programı” adı verilen sisteme, Ankara’nın havadan çekilmiş görüntülerinden yararlanılarak, tüm binaların, caddelerin, sokakların, yolların, parkların, altgeçit ve üstgeçitlerin, kampüslerin krokileri, büyük ölçekli olarak aktarıldı. Okullar, siyasi partiler, eğlence yerleri, kuyumcular, bankalar, döviz büroları, camiler, taksi durakları, dershaneler, alışveriş merkezleri, eczaneler, hastaneler, hamamlar, oteller, muhtarlıklar, sendikalar, spor tesisleri, kahvehaneler, internet kafeler, barlar, gazinolar, büfeler, yurtlar, kreşler, kamu kuruluşları, plazalar ve fabrikaların tıpkı görüntüleri ve adlarıyla kaydedildiği sistem, sıradan bir gecekondunun da, adres verilerek anında görüntüsüyle birlikte ekrana yansıtılmasını sağlayabiliyor.
Bir olayın yaşanması halinde, bilgisayar, hemen kaçış noktalarını belirleyip, olay yerini alternatifli bir şekilde daire içine alarak kontrol noktalarını belirliyor. Bu sayede haber merkezi 1-2 dakika içerisinde bölgenin tüm kapama noktalarını ekiplerin ve yaya devriyelerin kodlarını anons ederek aldırtıyor. Sabıka haritası
Öte yandan, aynı sisteme Ankara’da yaşayan herkesin adı kaydedildi. Kişilerin adı verilerek “bul” komutuyla anında adreslere ulaşılabiliyor. Mükerrer isimler, baba adı, ana adı ile netleştirilebiliyor. Aynı uygulamayla adres verilerek orada kimin oturduğu da tespit edilebiliyor. Önümüzdeki günlerde sisteme sabıkalıların oturduğu yerlere göre de ek program yapılacağını belirten yetkililer, böylece herhangi bir sokakta hangi suçtan kimin kaldığının saptanabileceğini bildirdiler.
Ekip araçlarının seyri izlenecek
Sistemin her türlü yeniliğin ilavesine imkân tanındığını belirten yetkililer, GPS adı verilen cihazın polis ekip otolarına takılmasıyla birlikte ekipleri seyir halinde görebileceklerini bildirdiler. Bu sayede ekiplerin sevkinin daha kolay olacağını belirten yetkililer, GPS cihazının takılı olduğu bir otomobilin hangi güzergâhlara ve adreslere gittiğinin bilgisayardan istenerek rapor edilebileceğini kaydettiler. Yetkililer, bu sisteme ekonomik kriz nedeniyle geçilemediğini belirttiler.
Aynı şekilde sistemde yer alan her türlü binanın projelendirilmiş halinin girilebileceğini kaydeden yetkililer, “Örneğin adresi belirlenen bir apartmanda bir kişi rehin alınmış ise ya da hücre evi tespit edilmiş ise bu ortama sanal olarak girilerek müdahale planları çok net ortaya konulabilir” dediler.
‘Büyük gözaltı’
İHD Genel Başkanı Hüsnü Öndül, Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün uygulamasını “büyük gözaltı” olarak yorumladı. Öndül, bu sistemle global ölçekte ve sokak ölçeğinde özgürlük alanlarının ve birey haklarının kısıtlandığını belirtti. Uygulamanın dayanağının 1996 İller İdaresi Yasası olduğunu kaydeden Öndül, büyük bir hak ihlaliyle karşı karşıya kalındığını söyledi.

Başa dön


Meclis, Derviş yasalarını bekliyor
Hükümetin Derviş yasalarından 7’sini görüşerek kabul eden Meclis, bu hafta yeni tasarıların sunulmasını bekliyor. Ekonomik krizin aşılmasını sağlamak amacıyla yürürlüğe girmesi istenilen acil yasaları birbiri ardına kabul eden Meclis’te bekleyen yeni tasarı kalmadı.
Devlet Bakanı Kemal Derviş tarafından 15 olarak açıklanan düzenlemelerden, “Şeker Yasası, Ekonomik ve Sosyal Konsey Yasası, Sivil Havacılık Yasası, Bütçe Yasası Değişikliği, Doğalgaz Yasası, Kamulaştırma Yasası ile Merkez Bankası Yasası” TBMM’de kısa sürede görüşülerek kabul edildi. Meclis, bu yasaların ardından, Bakanlar Kurulu’nda imzaya açılan “Bankalar Yasa Tasarısı ve Görev Zararlarına İlişkin Yasa ve KHK’ların İptaline İlişkin Tasarı ile Telekom Yasa Tasarısı”nın sunulmasını bekliyor.
İktidar partilerinin Meclis gündeminde değişiklik yapılması ve çalışma saatlerinin uzatılması istemiyle Danışma Kurulu’nu bugün toplantıya çağırması bekleniyor. Bu toplantıda, Adalet Komisyonu’nda görüşmeleri tamamlanan Terörle Mücadele Yasası’nın 16. Maddesi’nde değişiklik öngören tasarının gündemin ön sırasına çekilmesi önerilecek. Böylece ölüm oruçlarının bitirilmesi hedefleniyor.
Ersümer hakkındaki soruşturma önergesi
Toplantının gündemine, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı görevinden istifa eden Ersümer hakkında FP’nin verdiği soruşturma önergesi ile DYP’nin esnaf sorunları ile ilgili olarakEcevit hakkında verdiği gensoru önergesinin görüşmelerinin Salı günü Meclis gündemine gelebileceği bildirildi.
Adalet Komisyonu, 2 Mayıs Çarşamba günü yapacağı toplantıda, cezaevine yönelik düzenlemelerden ikisini daha görüşecek. Bu toplantıda, İnfaz Hakimliği kurulmasını ve tutukluların tutuklulukları, hükümlülerin cezalarının infazı sırasında yapılan işlemlere yargı denetimi getiren tasarı görüşülecek. Komisyon bunun ardından da cezaevlerindeki uygulamaları yargı ve kitle örgütlerinin denetimine açan tasarıyı ele alacak.
İçişleri Komisyonu da 3 Mayıs Perşembe günü MERNİS Projesi’nin hayata geçirilmesine yönelik düzenlemeleri içeren tasarıyı görüşecek. Plan ve Bütçe Komisyonu’nun 1 Mayıs Salı günü yapacağı toplantıda da, Vakıflar Kanunu’nda değişiklik yapılmasına ilişkin yasa tasarısı ele alınacak. Siyasi parti grupları da hafta içinde toplanarak son gelişmeleri değerlendirecek.

Başa dön


|
FP, 3 Derviş yasasının iptali için çalışma başlattı
FP Genel Başkanı Recai Kutan, Merkez Bankası Yasası, Şeker Yasası ve Doğalgaz Piyasası Yasası’na ülke menfaatlerine aykırı olduğuna inandıkları için karşı çıktıklarını anlatarak, incelemelerinin tamamlanmasının ardından bu yasaların iptali istemini Anayasa Mahkemesi’ne götüreceklerini söyledi. Merkez Bankası Yasası, Şeker Yasası ve Doğalgaz Piyasası Yasası’na ülke menfaatlerine aykırı olduğuna inandıkları için karşı çıktıklarını anlatan Kutan, “Ancak biliyorsunuz 350 blok oy, adeta kurşun asker gibi... Patronlarından aldıkları emir istikametinde, inanmamalarına rağmen el kaldırdılar ve bunlar yasalaştı” dedi. Kutan, bu yasaların Anayasa Mahkemesi’nde iptalini temin etmek için çalışma başlattıklarını, incelemelerinin devam ettiğini bildirdi.
Derviş nereye koşuyor?
Türkiye’ye geldiği günden beri yere göğe kondurulamadı. Bildiği yabancı diler, Türkçesinin akıcılığı, 25 yıl yaşadığı Amerika’da bu ülke vatandaşlığına geçmeyi ‘aklının ucundan bile geçirmemiş’ olması şimdilik Ekonomiden Sorumlu Bakan Kemal Derviş’i cilalamakta kullanılan özelliklerin sadece birkaçı oldu. Önce ekonomiyi haftalarla ölçülebilecek bir zaman dilimi içinde düzlüğe çıkaracaktı, ölçü sonra aylarla ifade edilir oldu, son olarak da yıllardan söz edilmeye başlandı. Hedeflerin vadesi uzadıkça Derviş’e biçilen roller de buna paralel olarak değişti. Hazine ya da Merkez Bankası ile sınırlı bir görev biçilmişti, sonradan ekonominin bütününden sorumlu olmasına karar verildi. Parlamento dışında olmasına karşın siyasi destek ve açıkladığı ekonomik programa biat sözleri kendisine duyulan güveni ifade etmek için sürekli tekrarlandı.
Yargıtay Başkanı Anayasa’yı eleştirdi
Yargıtay Başkanı Sami Selçuk, Anayasa’yı eleştirerek, “Böyle bir anayasayla Türkiye 21. Yüzyıl’a girmemeliydi. Türkiye’nin kaybedecek zamanı yoktur” dedi. Bir dizi ziyaret için geldiği Erzurum’dan Erzincan’a geçen Selçuk, Erzincan Belediyesi konferans salonunda “Hukukun Üstünlüğü ve Düşün Özgürlüğü” konulu bir konferans verdi. Anayasa’ya göre asıl olanın özgürlük değil, devlet olduğuna dikkat çeken Selçuk, şöyle devam etti: “Bir anayasa düşünün; (ancak) diyor, (ama) diyor, zaten hak vermiyor. Diyor ki, (Şu şartlarda hak veririm). Onun için ben buna ‘anayasa’ demiyorum, ‘amayasa’ diyorum.” Selçuk, Türkiye’de bir tartışma kültürü eksikliğinin olduğunu, bunun düşün özgürlüğü olmamasından kaynaklandığını sözlerine ekledi.
|
|

|