www.evrensel.net  |  istatistik emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



Emek Platformu’nun tüm dinamikleriyle Emek Programı’nın yaşama geçirilmesi için mücadeleyi yükseltmesi gerektiğini belirten İzmirli sendikacılar, 1 Mayıs sonrasının da önemli olduğuna dikkat çektiler.

HABER
Emek Platformu iddiasına sahip çıkmalı
İzmirli işçi ve emekçiler de 14 Nisan’ın ardından 1 Mayıs’ta da talepleriyle alanlarda olacak. Emek Platformu’nun yerel düzeyde örgütlenmesi ve tüm dinamikleriyle Emek Programı’nın yaşama geçirilmesi için mücadeleyi yükseltmesi gerektiğini belirten sendikacılar, 1 Mayıs sonrasının da önemli olduğuna dikkat çektiler. Esnaf ve çitfçiyle birleşememenin önemli bir eksiklik olduğuna dikkat çeken sendikacılar, eylemlerin başarısının tüm emekçiler tarafından sahiplenilmesi durumunda mümkün olacağını söylediler.
TÜMTİS İzmir Şube Başkanı Hasan Yayık, “Yıllardır IMF ve Dünya Bankası politikalarının dayatmaları sonucunda büyük bir krize gelinmiş durumda. Bu krizin faturasını da emekçiler çekiyor. Öyle Derviş’in öne sürdüğü gibi çok kısa sürede aşılacak bir kriz de değil. Çünkü hâlâ IMF politikaları terk edilmemiş, hâlâ Dünya Bankası’na avuç açan, dışardan medet uman politikalar sürdürülüyor. Bunun karşılığını da, bu ülkeyi parça parça satarak telafi etmeye çalışıyorlar” diyerek, bu koşullarda girilen 1 Mayıs’ın emek hareketi açısından çok önemli olduğunu söyledi.
Emek cephesinin Emek Programı’nın oluşturulmasıyla daha meşru zemine oturduğunu, ancak programın kitleler içerisinde tartışılır duruma gelemediğini belirten Yayık, “Eğer hükümet ısrarla IMF programını sürdürüyorsa buradan bu gücü alıyor. Halen tek alternatifin kendisi olduğunu söylüyor. Oysa biz emekçilerin, sendikal hareketin, emek bileşenlerinin bir iddiası vardı. Biz artık alternatif bir program hazırladık bu programı uygulayacağız. Bugün hükümet bizi ciddiye almıyorsa, bunun nedeni emek hareketindedir. Emek hareketi kendisini sorgulamalıdır. Emek programını hayata sokmak için yeniden tedbirler almalıdır” dedi.
TÜMTİS olarak 1 Mayıs’a yönelik toplantılar yaptıklarını, oturdukları semtlere göre işçilerden komiteler oluşturduklarını, komitelerdeki işçilerin semtlerindeki emekçileri de 1 Mayıs alanına taşımaya çalıştıklarını anlatan Yayık, şöyle devam etti:
“1 Mayıs’ı Emek Programı’nın uygulanmasının bir ön adımı olarak görmeliyiz. Hükümete bir baskı unsuru uygulamadığımız sürece başarıya ulaşamayız.”
1 Mayıs resmi tatil olsun
1 Mayıs’ın resmi tatil olmasını isteyen Yol-İş 1 No’lu Şube Başkanı Bülent Zenginobul ise “Emek Platformu 1 Mayıs sonrasında ulusal programa alternatif olarak koyduğu Emek Programı’nı hayata geçirilmeli. Bugünkü mevcut reel gerilemeyi durdurabilecek etkin eylem kararları alması gerekiyor. Aksi takdirde hükümet acımasız politikalarını uygulamaya devam edecektir” diye konuştu.
Platformu’nun kendi dinamiklerini tam olarak harekete geçirmediğine dikkat çeken Zenginobul, en çok ezilen kesimlerden biri olan memurların 14 Nisan’a katılımının az olmasını eleştirdi. Emek Platformu’nun esnafı ve çitfçiyi içine alamayışını da önemli bir eksiklik olarak nitelendiren Zenginobul, eylemlerin geneli kapsaması durumunda başarılı olacağını söyledi.
Birlikte hareket
Enerji-Yapı Yol Sen İzmir Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Medet Selvi de birlikte hareket edilerek sermayenin saldırılarının püskürtülmesi gerektiğini söyledi. Selvi, Emek Platfomu’nun geliştirilerek sürdürmenin zorunluluğuna işaret etti. Derviş’in IMF’nin programını açıkladığını hatırlatarak, “On tane ermiş de gelse bu ülkeyi kurtaramaz” diyen belediye işçisi Mahmut Çelik, önce hortumcuların engellenmesi gerektiğini söyledi. Çelik, işyerlerinden yüzde 70-80 katılımla 1 Mayıs alanında olmayı hedeflediklerini belirtti. Sendikacıların yerel platformları yaratmada eksik kaldığını söyleyen Can Bahadır adlı işçi ise, şunları söyledi: “Emek Platformu’nun kararlarının birimlere taşınma ve gerçek anlamda sınıf birliği yaratmada, Belediye-İş, Genel-İş, KESK vb. birlik anlamında üzerine düşen görevi daha fazla yerine getirmelidir. Emek Platformu’nun talepleri çok daha ciddiye alınıp özümsenmelidir.”
Yaşamın her alanında
“Toplumdaki çeşitli emek örgütlerinin bir araya gelerek bir program etrafında birleşmeleri çok önemli olmakla birlikte, bu programın en geniş kesimlerce özümsenmesi, buna yönelik çalışmaların yapılması çok daha önemli şu aşamada. Bunu sağlayabilmek içinde 14 Nisan’ları 1 Mayıs’lara taşıyabilmeliyiz” diyen Genel-İş 5 No’lu Şube yöneticisi ve Aliağa Temsilcisi Şükrü Barut ise 1 Mayıs’ın en küçük yerleşim birimlerinde dahi kutlanabilmesi gerektiğini söyledi. Barut, “1 Mayıs’ları yaşamın her anına, her alanına taşıyabilirsek çektiğimiz sıkıntılardan kurtulabileceğiz” dedi.

Başa dön



Portre

Federico Garcia Lorca
(1898 - 1936)

Geçen yüzyılın büyük şairlerinden olan Lorca, büyülü bir çocukluk dönemi geçirmiş, bir şair olarak çocuk yanını, bütün yaşamı ve şairliği içinde hep saklı tutmuştur. Çocukluk yıllarını varlıklı bir çiftçi olan babası, öğretmen annesi ve bir erkek üç kardeşiyle yaşamış, ilk öğretmeni annesi olan Lorca’nın sonraları ustası da annesi olmuştur. Annesinin müzikle arasının iyi olması, onun gitar ve piyano dersleri almasının nedeni olmuştur. Sonradan şiirindeki müziği de besleyecek olan bu dersler, Lorca’nın “Ölürsem bir gün / beni gitarımla gömün / altına kumların” dizelerini yazdıracak kadar yaşamıyla içiçe olmuştur. 1918’de “İzlenimler ve Görünümler” adında bir düzyazı kitabı yayınlayan Lorca, 1919-28 yılları boyunca sürecek olan öğrenimi için Madrid’e gitmiştir. Bu yıllar aynı zamanda Nobel ödüllü şair J. Ramon Jimenez, ünlü sinema yönetmeni Luis Bunuel ve büyük bir besteci olan Manuel De Falla ile dostluklarının başladığı yıllar olmuştur. Lorca ilk şiirlerini de Madrid’de yayınlamıştır. 1920’de sahnelenen ilk oyununun ardından, 1921’de ilk şiir kitabı alan “Şiirler Kitabı”nı yayınlamıştır. Şiirsel yaratısının esas karakteri epik ve dramatik lirizmdir. Kimi zaman sürrealizm, kübizm ve düaizm gibi akımların etkisini taşısa da, kendi şiirine temelli ve sağlam bir zemin kurmuştur. Ancak Lorca’nın bu etkilenmeleri, sonraları, o dönemde tanıştığı ünlü ressamlar Salvador Dali ve Juan Miro’ya bağlanacaktır. Ama Lorca, genel anlamda ilk şiirlerinden sonuna kadar Andalucia halk şarkılarının şiirindeki iç seslere oturtmayı ustalıkla başarmıştır. Öyle ki, şiirindeki müziği ve İspanyol folkloru ve halk şarkılarıyla çağdaş şiirin imgelem dünyası ve kültürüyle birleştirmiştir.
Güncel Tarih

1945

HİTLER İNTİHAR ETTİ
1914’te 1. Dünya Savaşı’na gönüllü olarak katıldı. Yenilgiyle biten savaştan sonra, ordunun sol eylemleri izlemek amacıyla kurduğu bir komitenin emrinde ajan olarak çalışmaya başladı. 1921 yılında, “Alman Nasyonal Sosyalist İşçi Partisi” (NSDAP) başkanı oldu. Günlük bir gazeteyi satın alarak özellikle yahudi düşmanlılığı konusunda yoğun bir kampanya yürüttü. 1934 yılında Hindenburg’un ölümüyle, hem şansölyelik, hem de cumhurbaşkanlığı görevini kendinde topladı.

1973
HALK ORDUSU SAYGON’DA
Vietnam Halk Ordusu, Güney Vietnam’ın başkenti Saygon’u ele geçirdi, savaş böylece bitmiş oldu. Savaşın faturası ise korkunçtu. 13 milyon 457 bin kişi öldü, 83 bin kişi sakat kaldı, 8 bin kişi felç olurken 30 bin kişi kör, 10 bin kişi ise sağır oldu.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net