www.evrensel.net  |  istatistik emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



Kazdıkça tarih çıkıyor
Anadolu topraklarında, Kültür Bakanlığı ile üniversitelerin sürdürdüğü 48 arkeolojik kazının yanı sıra yabancı uzmanlar da 33 kazıyla tarihe ışık tutmaya çalışıyor.

Zeugma evleri önemli bir yapı örneği
Gaziantep’in Nizip İlçesi’nde, Fırat Nehri kıyısında bulunan Zeugma antik kentindeki yapı kalıntıları, 2000 yıl önceki yapılaşmanın güzelliğini ortaya koyuyor.


Kazdıkça tarih çıkıyor
Uygarlıkların beşiği olarak bilinen Anadolu’nun bir çok yerinde kazı çalışmaları devam ediyor. Tarihin önem uygarlıklarına ev sahipliği yapan topraklardaki kazı çalışmalarının büyük bölümü ise yabancı gruplar tarafından yürütülüyor. Kültür Bakanlığı’nın kazılara ayırdığı bütçenin yeterli olmaması nedeniyle yeterli çalışma yapılamazken, tarihi eser kaçakçılığının da önü açııyor.
Anadolu’da, kazdıkça “tarih” fışkırıyor... Tarih boyunca Asurlar’dan Hititler’e, Frigyalılar’dan Lidyalılar’a, Urartular’dan Selçuklular’a, Bizans’tan Osmanlılar’a kadar birçok uygarlık ve kültüre beşiklik etmiş Anadolu topraklarındaki tarihi eserler, tek tek gün ışığına çıkarılıyor.
Anadolu topraklarında, Kültür Bakanlığı ile üniversitelerin sürdürdüğü 48 arkeolojik kazının yanı sıra yabancı uzmanlar da 33 kazıyla tarihe ışık tutmaya çalışıyor.
Kültür Bakanlığı’ndan edinilen bilgiye göre, Türkiye’deki arkeolojik ve etnografik kazılardan 13’ü Ankara Üniversitesi (AÜ) Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi ekipleri tarafından sürdürülürken, Kültür Bakanlığı 10, İstanbul Üniversitesi (İÜ) 9, Hacettepe Üniversitesi (HÜ) ve Ege Üniversitesi (EÜ) 4’er, Selçuk Üniversitesi 3, Akdeniz Üniversitesi 2, Dokuz Eylül Üniversitesi, Mersin Üniversitesi ve Bilkent Üniversitesi birer kazı çalışması yapıyor.
Türk bilim adamlarının kazılarından 9’u Antalya, 6’sı İzmir ve çevresi, 5’i Muğla, 3’ü Bursa, 3’ü Çanakkale ve çevresinde sürdürülürken, Aydın, Çorum, Eskişehir, İçel, Van ve Aksaray’da 2’şer kazı devam ediyor. Diğer kazılar ise Osmaniye-Kadirli, Edirne-Enez, Kilis-Merkez, Kars-Merkez, Kayseri-Merkez, Kırklareli-Merkez, Konya-Beyşehir, Samsun-Bafra, Şanlıurfa-Harran, Hatay-Samandağ’da gerçekleştiriliyor.
Amerikalıların ilginç ilgisi
Türkiye topraklarından kaçırılan tarihi eserlerin en çok bulunduğu ülke olan Amerikalı arkeologlar, en fazla kazı çalışması yapan grubu oluşturuşyor.
Türkiye’deki arkeolojik ve etnografik kazılara, yabancı arkeolog ve bilim adamlarının da ilgisi sürüyor. Tüm insanlığın ortak mirası olan tarih ve kültür varlıklarını ortaya çıkarmak için yabancı bilim adamları da 33 yerde kazı çalışmaları yapıyor.
Kazı yapan yabancıların çoğunluğunu ABD’li bilim adamları oluştururken, Alman, İtalyan, Belçikalı, Avusturyalı, Fransız, Avustralyalı ve Japon bilim adamları da yıllardır Türkiye’deki kazı çalışmalarında bulunuyor.
Yetersiz bütçe
Kültür Bakanlığı 2000 yılı bütçesinden, kazı ve araştırmalarda kullanılmak üzere işçi ücretleri için 135 milyar 153 milyon, arkeolojik kazı giderleri için 18 milyar 200 milyon olmak üzere toplam 153 milyar 353 milyon lira ayırdı.
Bu ödeneğin yetersiz olduğu belirtilerek, Bakanlığın döner sermaye kaynaklarından da bazı kazılar için maddi yardım temin ettiği kaydedildi.
Öte yandan, 2001 yılında ülkede yapılan ve yapılacak olan barajların altında kalacak kültür varlıklarının kurtarılması için kazı, araştırma ve kurtarma çalışmalarına devam edileceği ifade edilerek, bilim heyetlerinin bu konudaki taleplerinin Bakanlık tarafından değerlendirileceği bildirildi.

Başa dön


Zeugma evleri önemli bir yapı örneği
Gaziantep’in Nizip İlçesi’nde, Fırat Nehri kıyısında bulunan Zeugma antik kentindeki yapı kalıntıları, 2000 yıl önceki yapılaşmanın güzelliğini ortaya koyuyor.
Gaziantep Arkeoloji Müzesi Müdürü olarak görev yaptığı dönemde, Zeugma antik kentinde 1992 yılında ilk kez sistemli kazıları başlatan ve halen Gaziantep Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Eskiçağ Tarihi Anabilim Dalı Başkanı olan Yrd. Doç. Dr. Rifat Ergeç, AA’ye yaptığı açıklamada Zeugma evlerinin, kullanım kolaylığı ve oluşturduğu sağlıklı ortam ile bölgede bugünkü yapılaşmayla kıyaslanamayacak kadar üstünlüklere sahip olduğunu söyledi.
Zeugma evlerinin o dönem koşullarına göre, gerçekten bir sanat eseri olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Ergeç, “Evlerin çatı örtüleri ve mimari yapısı, bölgede bugün yapılan evlerde dahi yok. Evler kullanıcının kapalı mekanda barınmasını sağlamanın ötesinde, rahatı düşünülerek inşa edilmiş” dedi.
Mimari yapı
Zeugma evlerinin tamamının avlulu olduğunu kaydeden Yrd. Doç. Dr. Ergeç, “Atrium denilen iç avluların çevresinde sütunların oluşturduğu galeri var ve bütün odalar bu galeriye açılıyor” diye konuştu.
Çatılar kiremitten
Yrd. Doç. Dr. Ergeç, Zeugma evlerinin çatısının, sıcaktan korumayı sağlamak ve estetik olması bakımından kiremitten inşa edildiğine dikkati çekti. Ergenç şöyle devam etti: insan rahatını öngören anlayış ve görsel güzelliği sağlayan estetik yoktur. Mimari yapının güzelliği ve sağlıklı ortam yaratması açısından Zeugma evleri gerçekten birer şaheser ve etkileyici özelliktedir.”

Başa dön


Efes Müzesi’nde yeni yılda 41 sergi açılacak
Efes Müzesi, arkeolojik çalışmalarının yanı sıra kültür ve sanat etkinliklerini 2001 yılında da sürdürecek. Efes Müzesi Hikmet Gürçay Sanat Galerisi’nde 14 sergi, Efes Antik Kenti içindeki bölümlerde de 27 sergi açılacak. İtalyan ressamlar Giancarlo Canevo ve Renato Meneghetti de, Efes Müzesi’nde sergi açacaklar. Efes Müzesi Konferans Salonu’nda 21 konferans verilecek. Yeni yılın ilk konferansını 19 Ocak 2001 tarihinde Müze Müdürü Selahattin Erdemgil verecek. Erdemgil, ilkbaharda Viyana’da açılacak olan “Efes Artemisi Sergisi” ile ilgili bilgiler verecek.
Fransa’da sinemalara koruma
Fransız hükümeti, ülkede halkın büyük ilgi gösterdiği sinema sanatı ve sektörünü korumak amacıyla yeni yıldan itibaren koruma tedbirleri uygulamaya koydu. Fransa’da yılbaşından itibaren yürürlüğe giren yeni kararname uyarınca, sinema filmleri bu ülkede ilk gösterime girdiği tarihten ancak altı ay sonra dijital işlek disklerdeki (DVD) formunda piyasaya sürülebilecek. Ülkedeki sinema sektörünün DVD salgını karşısında korunmasını amaçlayan tedbirler içeren kararnameye aykırı hareket edenler 500 bin Fransız Frangı’na (yaklaşık 66 bin 700 dolar) kadar varan para cezalarına çarptırılabilecek. Kararname, Fransa’nın Kültür Bakanı Catherine Taska tarafından 24 Kasım’da imzalanmıştı. Fransa’da nüfusun yüzde 56’sı en azından yılda bir kez sinemaya gidiyor, geçen yıl yaklaşık 154 milyon adet sinema bileti satıldı ve 5 bin sinema salonu 6 milyar frank (yaklaşık 837 milyon dolar) gişe geliri elde etti. Ancak, Fransa’da gösterilen sinema filmlerinin yüzde 63’ü Amerikan yapımlarından oluşuyor. DVD satışları ise sadece 1998-99 döneminde 11.6 milyon dolardan 76.3 milyon dolara çıktı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net