|
|

|
           

Müdahale olmasa ölüm orucu bitebilirdi
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Mehmet Bekaroğlu, 30’dan fazla tutuklu ve hükümlünün ölümüyle sonuçlanan operasyonların, ölüm oruçlarının bitirilmesine yönelik girişimlerde ilerleme sağlandığı ve çözüme en fazla yaklaşıldığı anda gerçekleştirildiğini söyledi.

Küreselleşme itirafları
Dünya Bankası tarafından hazırlanan bir rapor ile küreselleşmenin yoksulluğu artırdığı belgelendi. Rapora göre en az gelişmişler grubundaki ülkelerin sayısı on yılda yüzde 50 artarak, 36’dan 48’e çıktı.


Ayrı gemiler, ayrı dünyalar
TV kanallarıyla, gazeteleriyle sermayenin medya dünyası, iki gündür, “yeni yılın çılgınca kutlanışı”nı propaganda ediyor.
Ama aynı gün iki olay biraz “keyiflerini” kaçırdı. Bir grubun lüks bir otelde yılbaşı eğlencesi yapanları “açız” çığlıkları ile protesto edip, otelin camlarını kırmaları (Allahtan polis çabuk yetişip insancağızları rahatlatmış) ile Antalya açıklarında batan bir gemideki “mülteci” denilen 51 kişinin boğularak ölmesi. Ki, bu mültecilerden 45’inin ikiye bölünen geminin batan bölümünde bir ambarda kilitli olduğu belirtiliyor.
Aslında; aynı gün gazetelere yansıyan bu “iki ayrı görüntü”, “iki ayrı dünya”nın, “iki ayrı yaşam”ın görüntüsüdür.
Bu dünyalardan birisi; “tuzu kurular”ın, “vur patlasın çal oynasın” bir yaşam sürenlerin dünyasıdır. Ki, aslında bu “sefahat dünyası” bir avuçtan ibarettir. Ama bu dünyanın kalabalık görünmesini sağlayanlar ise; 1 Ocak günü bir işinin olup olmaması bile patronunun iki dudağı arasına sıkışmış, ama bu “vur patlasın”lı yaşamı kendi yaşamı da sanan “gafiller” dir. Kimileri açlıklarını meydanlarda haykıran, kimisi grev ve direniş alanlarında hak mücadelesinde olan, kimisi cezaevlerinde, kimisi yılbaşında bile tezgâh başında olmak zorunda kalanların ve büyük bir çoğunluğu ile de; belki yılbaşı diye bir şeyden haberi olmadan yaşam kavgasını sürdüren milyarların dünyası ise; “ikinci dünya”dır. İşte 2001 yılının yılbaşında bu “ikinci dünya”dan, “küreselleşmeciler” tarafından topraklarına el konulmuş olduğu için yabancı ülkeler kaçak işçi olarak gitmek zorunda kalanlardan 51 kişi, Akdeniz’in derin sularında kayboldular.
Ve bir kez daha görüldü ki; “hepimiz aynı geminin içindeyiz” lafı sadece büyük bir yalandan ibarettir. Çünkü, batan gemide ölenlerin çığlıkları, kıyıda “çılgınca” eğlenenlerin sadece biraz “keyiflerini” kaçırdı. Ama, gemide olanlar için artık her şey bitmişti.
“Küreselşme itirafları” haberimizde görüldüğü gibi, DB ve BM’ de “yerküre”ye sıkışmış “iki dünya” olduğunu, artık itiraf etmek zorunda kalmıştır. Çünkü; haramzadelerin, sömürücülerin, talancıların dünyası ile emeği ile geçinenlerin, yaratan ve üretenlerin dünyası artık saklanamaz biçimde ayrılmış bulunmaktadır. Ve üstelik haramzadelerin, sömürücülerin dünyası “daralırken” yoksulların, ezilenlerin dünyası “hızla genişlemekte”dir. Öyle ki; bu genişleyen yoksulların, sömürülenlerin dünyasının dünyanın servetlerini yığıldığı haramzadelerin bölümünü yutarak, açlığına, yoksulluğuna, ezilmiş ve sömürülmüşlüğüne son vermesine çok zaman kalmamıştır. Keyiflerin kaçmasının, görkemli gösterilerin yanı başında “soru işaretlerinin yoğunlaşması”nın nedeni de budur.

Başa dön


|
|

|
Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat) Fax: +90 212 665 69 43 - 44
E-mail: posta@evrensel.net

|
|