www.evrensel.net  |  istatistik emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



Küreselleşme itirafları
Dünya Bankası tarafından hazırlanan bir rapor ile küreselleşmenin yoksulluğu artırdığı belgelendi. Rapora göre en az gelişmişler grubundaki ülkelerin sayısı on yılda yüzde 50 artarak, 36’dan 48’e çıktı.

Poyraz yaşamını yitirdi
Ümraniye Cezaevi’ne düzenlenen operasyonda jandarma tarafından açılan ateş sonucu ağır yaralanan Rıza Poyraz dün yaşamını yitirdi. Böylece ölü sayısı 31'e yükseldi.

Gemi faciasının boyutları büyüyor
Onlarca mülteciyi taşıyan yük gemisinin Antalya açıklarında batmasının ardından, şiddetli rüzgârın etkisiyle kurtarma çalışmaları sonuçsuz kalıyor.
Manisa Cezaevi’nde de işkence
Çanakkale Cezaevi’nden Manisa Kapalı Cezaevi’ne sevk edilen kadın tutukluların ilk aile ziyareti pazar ve pazartesi günleri yapıldı.


Küreselleşme itirafları
Refahı yaygınlaştıracağı, tekelleşmeyi ortadan kaldıracağı propagandasıyla yaygınlaştırılp yürütülen küreselleşme politikalarının refahı değil yoksulluğu yaydığı, tekelleşmeyi hızlandırdığı son 10 yılda iyice su yüzüne çıktı. Dünyada fakirleşen ülkelerin sayısı artarken, trilyonlarca dolara hükmeden şirketler arasındaki birleşmeler hızlanıp, dünyada mal ve hizmet üretimi giderek daha sınırlı sayıdaki ellerde toplanıyor.
Birleşmiş Milletler’in verilerine göre, en az gelişmişler grubundaki ülkelerin sayısı 1990 yıllığında 36 iken 1995’de 42’ye, 2000 yılında da 48’e çıktı.
Enformasyon teknolojisindeki gelişmelerin yarattığı “dijital uçurum” nedeniyle, zengin-yoksul ülkeler ayrımının daha da derinleşmesi bekleniyor.
Türkiye’nin de üyesi bulunduğu Dünya Bankası’nın istatistiklerine göre, dünya nüfusunun yarısından fazlasını oluşturan düşük gelir grubundaki ülkelerin gayri safi yurtiçi hasılası (GSYİH) dünya toplamının yüzde 6’sında kalırken, global nüfustaki payı altıda biri olan gelişmiş ülkelerin GSYİH’i yüzde 80’ini buluyor.
Küreselleşme tekelleşme doğurdu
Küreselleşme sürecinde, henüz 1994 yılında 40 bin olan çokuluslu şirketlerin sayısı 1999’da 63 bine, bunların ana faaliyet merkezi dışındaki ülkelerdeki bağlı firma ve şubelerinin sayısı da 250 binden 700 bine çıktı. Birleşme ve şirket yutmaların arttığı bu dönemde 2000 yılındaki birleşme ve satın alma operasyonlarının mali portesi 3.31 trilyon dolara ulaştı. Dünyada 1990-95 dönemindeki çokuluslu şirketler arası birleşmelerin tutarı bile bu rakama ulaşamamıştı.
BM Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD)’na göre, çoğunluğu çokuluslu şirketlerce gerçekleştirilen doğrudan yabancı sermaye yatırımları tutarı, 1998-99 döneminde yüzde 27 artışla 640 milyar dolardan 865 milyar dolara çıktı. Batılı gelişmiş ülkeler bu pastadan 700 milyar dolar pay alırken, Afrika ülkelerine sadece 10 milyar dolarlık yatırım geldi. Global çapta doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının 2000 yılında 1 trilyon doları aşması bekleniyor.

Başa dön


Rıza Poyraz yaşamını yitirdi
“Hayata Dönüş Operasyonu” adı altında 19 cezaeviyle birlikte Ümraniye Cezaevi’ne de düzenlenen operasyonda yaralanan Rıza Poyraz, Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Operasyonların başladığı günden bu yana yaşamını yitiren tutuklu ve hükümlü sayısı 31’e ulaştı.
Kurşunla yaralanmıştı
Operasyonun sona erdiği 22 Aralık Cuma günü hastaneye kaldırılan 34 yaralıdan 4’ünün tedavisi İntaniye Servisi’nde sürerken, Yoğun Bakım Servisi’nde tedavi altında bulunan Rıza Poyraz, yaşamını yitirdi. Jandarmaların açtığı ateş sonucu akciğerinden ve bağırsaklarından yaralanan Rıza Poyraz, solunum cihazına bağlı olarak yaşıyordu. Rıza Poyraz, Şartlı Salıverme Yasası’ndan da yararlanabilecekti.
Önceki gün İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde önceki gün basın toplantısı düzenleyen Rıza Poyraz’ın annesi Elif Poyraz, “Tıbben ve bizce oğlum yaşamıyor. Doktorların dediğine göre oğlum çok geç hastaneye getirilmiş. Çok kan kaybetmiş. Cezaevini taradılar. Oğlumu ölüm sınırına getirdiler” demişti. Rıza Poyraz’ın amcasının kızı Zeynep Poyraz da, Gazi olaylarında polislerce vurularak öldürülmüştü.
Adalet Bakanı’na sorular
İHD İstanbul Şubesi tarafından yapılan yazılı açıklamada, Rıza Poyraz’ın ölümünün Adalet Bakanı ve diğer yetkilileri bir kez daha yalancı çıkardığı belirtilerek, “Çünkü Rıza Poyraz, ateşli silah yaralanması sonucu bağırsak parçalanması ve aşırı kan kaybı nedeniyle yaşamını yitirdi” denildi. İHD, Adalet Bakanı’nı, tutukluların yaşama hakkının gasp edilmesine yönelik bu operasyonda karanlıkta kalan tüm noktaları cesur bir şekilde itiraf etmeye çağırarak, şu soruları yöneltti: “İlk günkü açıklamalarınızda ‘Ölümler tahminimizin çok altında’ dediniz. Kaç kişinin öldürülmesini tahmin ettiniz? Bugüne kadar kamuoyunu yanlış bilgilendirmeniz tahmini hedef sayınıza ulaşmak için mi? Yeni yıla bir ailenin daha acı içinde girmesine sebep oldunuz, vicdanınız rahat mı? Ölümleri daha ne kadar teşvik edeceksiniz? Tutuklu ve hükümlülerin en insani taleplerini karşılamak için kaç kişinin daha ölmesini bekliyorsunuz?”

Başa dön


Gemi faciasının boyutları büyüyor
Antalya’nın Kemer ilçesinin Kiriş mevkii açıklarında batan Gürcistan bayraklı yük gemisindeki arama kurtarma çalışmaları, elverişsiz hava koşulları yüzünden, aralıklı olarak sürdürülüyor. Antalya Deniz Komutanı Kıdemli Albay Fevzi Tosun, şiddetli rüzgâr nedeniyle dalışın mümkün olmadığını belirterek, arama kurtarma çalışmalarına bir süre ara verildiğini bildirdi. Tosun, arama kurtarma çalışmalarına yeniden başlamak için havanın düzelmesini beklediklerini belirtti.
Bu arada, dün sabahtan bu yana sürdürülen çalışmalarda bulunan ceset parçaları denizden çıkarıldı. Çıkarılan ceset parçaları arasında gövdeden kopmuş 2 baş da bulunuyor.
SAS ve SAT komandolarının arama kurtarma çalışmaları sırasında, geminin denizin dibindeki parçasının yatış şekli belirlenecek ve daha sonra, bu bölümdeki ambarda bulunduğu sanılan cesetlerin çıkarılmasına çalışılacak. Yetkililer, geminin yaklaşık 20 metrekarelik ön ambar kısmında olduğu sanılan yaklaşık 45 kişinin hayatta kalma şanslarının bulunmadığını belirttiler.
Mucize kurtuluş
Kemer’deki gemi kazasından mucize eseri kurtulan ve sığındığı bir koyda bulunan kazazedenin kimliği belirlendi. Kemer’deki Özel Yaşam Hastanesi’ndeki tedavi altına alınan kazazedenin, 27 yaşındaki Abu Kalam Ajad adlı bir Bangladeşli yolcu olduğu bildirildi. Acil Servis’te kazazedeye ilk müdahaleyi yapan Dr. Halim Yılmaz, hastanın hayati tehlikesi bulunmadığını ve 1-2 gün sonra taburcu edilebileceğini söyledi.
Hastanede soruları yanıtlayan ve oldukça bitkin olduğu görülen Bangladeşli Abu Kalam Ajad ise gemiye Antalya yakınlarından bindiklerini, ancak kesin mevkiyi bilemeyeceğini belirtti. Alnında ve kolunda sıyrıklar olan Ajad, kazanın ardından yüzerek çıktığı Kalınburun koyunda, ulaşım imkânı bulamadığı için mahsur kaldığını anlattı. Gemide, mürettebat dışında yaklaşık 70 yolcu olduğunu belirten Ajad, Yunanistan’a gitmek istediklerini söyledi. Bangladeşli kazazede, İngilizcesi yeterli olmadığı için öteki soruları yanıtlayamadı.
Soruşturma sürdürülüyor
Öte yandan olayla ilgili olarak bir açıklama yapan Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Veli Çiftçi, Kemer’de kaçak yolcu taşıyan geminin kayalara çarpıp ikiye bölünerek batmasıyla ilgili soruşturmanın sürdürüldüğünü söyledi.
Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Veli Çiftçi, olayın henüz netlik kazanmadığını, şu anda 6 cesedin bulunduğunu bildirdi. Çiftçi, şunları söyledi: “Olayda yabancı uyruklu mülteciler var. Pasaport Kanunu’na muhalefet var. Mülteciler mağdur durumda, bu insanları kandıranlar var. Deniz içinde insanlar var. Mevcut cesetlerin kimlikleri tespit edilemedi. Soruşturma sürdürülüyor. Ancak olayı daha netleştiremedik.”
Çiftçi, Liman Bölge Müdürlüğü, Gümrük Müdürlüğü, Gümrük Muhafaza Başmüdürlüğü yetkililerinden aldığı bilgilerin, geminin boş olduğu yönünde olduğunu kaydetti.
Mürettebat da sorguda
Gemi kazasından kurtarılan 32 kişi Antalya’da gözaltında tutulurken, 9 kişi olduğu bildirilen gemi mürettebatının ifadeleri alınıyor.
Alınan bilgiye göre, Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Organize Suçlar Şube Müdürlüğü’nde gözaltında tutulan ve geminin Yunan kaptanının da içinde bulunduğu 9 kişinin sorgulamaları tercümanlar yardımıyla sürdürülüyor. Emniyet yetkilileri, gözaltındaki kişilerin ifadelerine ilişkin açıklama yapmaktan kaçınıyorlar.
Yunanistan’ın Pire Limanı’na gitmek için gemiye binen ve batan gemiden kurtarılan yolcular da bir emniyet biriminde bekletiliyorlar.
2 ceset daha bulundu
Kemer’deki gemi kazasının ardından yapılan arama kurtarma çalışmalarında, denizden 2 ceset çıkarıldı. Kazadan sonra denizden çıkarılan toplam ceset sayısı 8’e yükseldi. Elverişsiz hava koşulları nedeniyle bir süre ara verilen arama kurtarma çalışmalarına yeniden başlandı. Deniz komandoları, Kiriş mevkiinin ilerisindeki balıkçı koyunda, balıkçılar tarafından görülen 2 cesedi denizden çıkardılar. Bölgede arama kurtarma çalışmaları bir helikopterin de desteğiyle sürdürülüyor.

Başa dön


Manisa Cezaevi’nde de işkence
Çanakkale Cezaevi’ndeki operasyonun ardından Manisa Kapalı Cezaevi’ne getirilen kadın tutuklular, burada da da işkence ve dayağa maruz kalıyorlar. Tutuklular, cezaevinde ısınmanın yeterince sağlanamadığını, sıcak su verilmediğini, kendilerine iletilmesi için verilen kıyafetlerin ellerine ulaşmadığını belirttiler. Manisa Kapalı Cezaevi’ndeki siyasi tutukluların ilk aile ziyareti geçtiğimiz pazar ve pazartesi günleri yapıldı. Resmi olarak 1 saatle sınırlanan ziyaretler, fiilen 15-30 dakikaya indirildi. Sadece, anne, baba, eş, çocuklar ve kardeşlerin alındığı ziyaretlerde, tutuklu yakınlarının getirdiği kıyafetlerin çoğunluğunun içeri sokulmadığı bildirildi. Sarı, kırmızı, yeşil ve lacivert renkteki kıyafetlere yasak konulurken, ayrıca sayı sınırlaması da getirildiğini aktaran tutuklu yakınları, cezaevindekilerin sağlığının çok kötü olduğunu söylediler.
Tutukluların çoğunun yüzündeki ve vücudundaki morlukların ve bileklerindeki kelepçe kesiklerinin hâlâ geçmediğini belirten aileler, Manisa’ya geldiklerinde tutukluları arayan polislerin, paralara el koyduklarını ifade ettiler.
2 kişi ölüm sınırında
Yakınlarıyla görüşen tutuklular, geçtiğimiz hafta pazartesi günü yeniden gardiyanların saldırısına uğradıklarını, itfaiye aracı ile üzerlerine su sıkıldığını ve ardından dövüldüklerini söylediler. Cezaevinde tecrit koşullarının sürdüğünü kaydeden tutuklular, aynı hücrede kalanlar dışında kimseyle görüştürülmediklerini ifade ettiler. Cezaevinde bulunan 25 tutuklunun da açlık grevinde olduğunu aktaran tutuklu yakınları, Çanakkale Cezaevi’ndeki ölüm orucu 1. ekibinde yer alan Berna Ünsal (Saygılı) ve Ayşe Eren’in çok kötü bir durumda olduklarını ve her an ölebileceklerini belirttiler. Manisa Kapalı Cezaevi’ne nakilin üzerinden 8-9 gün geçmesine karşın, sıcak su verilmediği için tutukluların banyo yapamadığını anlatan tutuklu yakınları, cezaevinin yeterince ısıtılmadığını ve çocuklarının ancak battaniyelere sarınarak oturabildiklerini söylediler.
Baro ve TTB’ye çağrı
Tutukluların henüz sağlık kontrolünden geçirilmediğini belirten aileler, Manisa Tabib Odası ve Manisa Barosu’na da çağrıda bulundular. Tabib Odası’nın oluşturacağı bir heyetle tutuklulara yapılan işkenceyi ve sağlık durumlarını tespit etmesini isteyen tutuklu yakınları, baronun da cezaevinde inceleme yapmasını istediler. Tutuklu aileleri, Manisa Barosu’nun cezaevindeki insanlık dışı koşulları ve hukuksuz uygulamaları tespit ederek, kamuoyuna sunmasını talep ettiler.

Başa dön


Pınar Selek’e yurtdışı yasağı
Mısır Çarşısı’nda 7 kişinin ölümü, 127 kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan patlamayla ilgili yargılandığı davada “Patlamanın LPG tüpünden kaynaklandığı” yolunda bilirkişi raporu gelince tahliye edilen Pınar Selek’in, bu raporla suç vasfının değişerek Şartla Salıverilme, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun kapsamına girme olasılığı bulunduğu için serbest bırakıldığı bildirildi.
İHD İzmir Şubesi’ne 10 gün kapatma
İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi, cezaevi operasyonlarının ardından yapılan baskında dernekte üye olmayan kişilerin bulunduğu gerekçesiyle 10 gün kapatıldı. Dün şube binasına gelen İzmir Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı sivil ve resmi polisler, binayı mühürledi. 19 Aralık 2000 tarihinde 20 cezaevine düzenlenen operasyonla birlikte, İzmir’deki bazı siyasi partilerin yanı sıra İHD İzmir Şubesi’nde de polis tarafından arama yapılmış, dernek binasında üye olmayan kişilerin bulunduğu gerekçesiyle tutanak tutulmuştu.
Sakat bırakmak istiyorlar
TAYAD’lı aileler, ölüm orucundaki tutuklu ve hükümlülere yapılan zorla müdahalenin işkenceye dönüştüğünü belirterek, “Amaç hayat kurtarmak değil, sakat bırakmak” görüşünü dile getirdiler. Yazılı açıklama yapan aileler, Kütahya Cezaevi’nde ölüm orucunu sürdüren Semra Askeri’ye defalarca müdahale edildiğini, Askeri’nin ise kendine geldiğinde serumu çıkardığını bildirdiler. Aileler, Kütahya Cezaevi’ndeki iki kadın tutukluya da cezaevi revirinde zorla tıbbi müdahalede bulunulmak istendiğini kaydettiler. Aileler ayrıca, Kartal Cezaevi’ne önceki gün yapılan bir operasyonla da, ölüm orucunda olan 6 kadın tutuklunun zorla müdahele edilmek üzere Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldüğünü bildirdiler.
Uzun tatilin kaza bilançosu: 195 ölü, 369 yaralı
Türkiye genelinde, 10 günlük bayram ve yılbaşı tatilinde meydana gelen kazalarda 195 kişi öldü, 369 kişi yaralandı. Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığı’ndan alınan bilgiye göre, 23 Aralık 2000-1 Ocak 2001 tarihleri arasında 146 ölümlü kaza yaşandı. Bu kazalarda 195 kişi hayatını kaybetti, 369 kişi ise yaralandı. Ölümlü kazaların 65’i şehir içinde meydana geldi. Bu kazalarda 68 kişi öldü, 62 kişi yaralandı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net