www.evrensel.net  |  istatistik emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



‘IMF ne diyorsa yapın’
Patronlar hükümetten IMF direktiflerinin harfiyen yerine getirilmesini istediler ve ayrıca kriz gerekçe gösterilerek işçi ücretlerinin de düşürülmesi gerektiği savunuldu.

Kurultay üreticiye güven sağladı
“Tarım politikalarını Cottarelli belirleyemez” şiarıyla hareket geçen ve üretici kurultayı düzenleyen Trakya’lı üreticilerin umutları ve güvenleri artıyor.


‘IMF ne diyorsa yapın’
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği Yüksek İstişare Konseyi (YİK) toplantısında patronlardan hükümete sert eleştiriler geldi. TÜSİAD üyeleri hükümetin IMF’nin söylediklerini harfiyen yerine getirmesi gerektiğini söyleyerek özelleştirmeler ve ücretler konusunda da IMF programına mutlaka uyulmasını istediler. YİK toplantısında ayrıca ekonominin krize gittiği belirtilerek hükümetten patronları koruyacak önlemleri artırması talebinde bulundular.
TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı dün Ankara’da yapıldı. Toplantıya Maliye Bakanı Sümer Oral, Devlet Bakanları Şükrü Sina Gürel, Yüksel Yalova, Recep Önal ve Tunca Toskay ile bazı üst düzey bürokratlar katıldı. Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Bülent Eczacıbaşı açılışta yaptığı konuşmada, YİK toplantısının yine bir bunalım döneminde yapıldığına işaret ederek, “Zaten neredeyse her toplantımız, ya bir bunalım tehdidin yoğunlaştığı, ya da bir bunalımın atlatıldığı zamana denk geliyor. İrili ufaklı bunalımlar hiç bitmiyor. Bugün, yine tüm gücümüzle kriz yönetimi uygulamak zorundayız” dedi.
‘Anlaşmaya uyun’
Eczacıbaşı hükümeti sert bir dille uyararak IMF programına bağlılığın devam ettirilmesini istedi. IMF ile yapılan ek anlaşmanın kaçınılmaz ve sağlanan mali desteğin de olumlu olduğunu savunan Eczacıbaşı, ancak bu anlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, kısa bir süre için getirdiği nefes alma olanağı dışında, bir yararı olmayacağını söyledi. Eczacıbaşı konuşmasını şöyle sürdürdü: “Gerçekten de önümüzde bir yıllık hata ve ihmallerin faturalarının ödeneceği, ekonomi yönetimi bakımından zorlu bir dönem var. Faizlerin yeniden kriz öncesi döneme düşmesi, uzunca bir zaman alacaktır. Oysa 2001 bütçesi bunlardan daha düşük oranlar esas alınarak hesaplandı. Bu durumda, kamu harcamaları konusunda, büyük sıkıntı yaşanacağı tahmin edilebilir. Tüketici kredilerinin sağladığı canlanma, faizlerin yükselmesi ile sona erecektir. Bu, hem piyasaları etkileyecek, ayrıca vergi gelirleri bakımından yaratacağı sonuçlar makro hedeflere ulaşmayı güçleştirecektir. Bütçe uygulaması gelecek yıl, daha büyük dikkat isteyen bir konum haline gelmiştir. Bir kez daha IMF yardıma çağırmak olanağı bulunmadığına göre, yine bize kemeri sıkmak düşecektir.”
TÜSİAD özelleştirmeler üzerinde de ısrarla durdu ve IMF’nin söylediği özelleştirmelerin bir an önce yaşama geçirilmesini istedi. Eczacıbaşı, Türk Telekom’un özelleştirilmesindeki başarısızlığın hem Türkiye’ye milyarlarca dolar kaybetirdiğini ayrıca son finansal krizin çıkmasında da etken olduğunu savundu. Eczacıbaşı, “Şimdi güvenin sağlanması açısından özelleştirme her zamankinden daha adil ve önemlidir” dedi.
‘Yabancılara güven verin’
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erkut Yücaoğlu da programın yürümesinin büyük ölçüde dış kaynağa bağlı olduğunu ve dünya piyasalarında güvenin sürekliliğini sağlamanın hükümetler için başlıbaşına bir görev olduğunu iddia ederek, “Bu güveni sağlayacak olan esas olarak verilen sözlerin yerine getirilmesinde gösterilen kararlılık, uygulamadaki tutarlılık ve tüm bunların temelini oluşturan siyasi ve idari istikrardır” dedi.
Meclis az çalışıyor!
Yücaoğlu, Meclis’in tatil yapmamasını istediklerini ancak bu taleplerinin karşılık bulmadığını kaydederken, bütün bir yaz döneminin verimsiz geçirildiğini ifade etti. Yücaoğlu, eylül ayındaki YİK toplantısında yapısal reformlar ve özelleştirmenin hızlandırılamaması halinde Türkiye’nin dış dünyada ciddi bir güven kaybına uğrayacağını söylediklerini ifade ederek, bu ifadeleri hatırlatmalarının ardından yatanın (biz zamanında söylemiştik) deme çabası olmadığını, amaçlarının programının başından beri varolan çok önemli bir etkenin, uluslararası piyasalardaki güven faktörünün önemini söyledi.

Başa dön


Kurultay üreticiye güven sağladı
Bülent Falakaoğlu
Hükümetin uyguladığı IMF patentli politikalar yüzünden, Trakya’nın bereketli topraklarında üretemez hale gelmesi üzerine, “Tarım politikalarını Cottarelli belirleyemez” şiarıyla hareket geçen ve üretici kurultayı düzenleyen Trakya’lı üreticilerin umutları ve güvenleri artıyor. Bu artışın nedeni ise, Trakya Ürüteci Köylü Kurultayı’nı başarıyla örgütleyen ve kurultay sonrası çalışmaları merkezileştirip yönetmek, diğer bölgelerde yürütülen çalışmalarla irtibat kurup bu çalışmaları Trakya köylülerine aktarmak gibi görevler alan Kurultay Düzenleme Komitesi üyelerinin dur durak bilmeyen çalışması.
Trakya’nın can damarı Ergene nehrinin kirletilmesine karşı mücadele başlatan, Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne’nin köylerinde muhtarlar öncülüğünde kurduğu birimlerle mücaleyi yaygınlatıran, bunun üzerinde yükselen bir kurultay örgütleyen ve bu çalışmaları üretici sendikası kurma kararıyla taçlandıran komite üyeleri şimdi de bu kararın hayata geçmesi için çalışıyor. Hem de kurultay çalışmalarının duyurusunu yapmak için köy köy dolaşarak bildiri, broşür dağıtıp afiş astıkları zamanların coşkusuyla. Aynı enerjiyle, köy köy dolaşıp bu sefer Kurultay Sonuç Bildirgesi dağıtan komite üyelerinin ısrarlı çalışması üreticilerin hem kendilerine de hem de harekete olan güvenlerini artıyor.
Ulaşılamayan köylerden tepki
Kurltay sonuç bilgelerini ulaştırmak için gidilen bir çok köy kahvesinde oyunlarını hiç bir uyarıya gerek kalmadan kesen üreticiler, artık iyice tanıdıkları düzenleme komitesi üyelerine çalışmaların seyrini ve geldiği aşamayı soruyor.
Kurultay öncesi ulaşamadıkları, gidemedikleri köylere gidirek yeni sendika girişimcileri belirleryen komite üyeleri, bu köylere kurultay öncesi gelmemiş olmalarının tepkisiyle karşılaşıyorlar. Kurultayın olumlu geçtiğini duyduklarını söyleyen bu köylüler, “sorunlarımız bütün Trakya’da aynı iken neden acaba bizim köye gelmediler, bu işte de mi ayrımcılık var diye düşünüyorduk. Ama şimdi yan yanayız bu işi bundan sonra birlikte götüreceğiz” diyor.
Bir çok kez gidilen ya da ilk defa gidilen hiç farketmeden, köy kahvelerinde ve yeni girişimcilerin tümünden aynı sözleri duymak mümkün: “Biz bu iş diğer mitingler, eylemler gibi yapılır geçer diye düşünüyorduk. Kurultayın ardından her hangi çalışmanın yürütüleceğine inanmıyorduk. Ama şimdi komite üyeleri yanımızda, kurultay sonuç bildirgeleri elimizde. Bu harekete her geçen gün daha çok inanıyoruz.”

Başa dön


Elektrik ve şeker kanunları Meclis’te
Elektrik ve şeker sektöründeki kamu tekelinin tamamen kaldırılmasını öngörün yasal düzenlemeler TBMM’ye sunuldu. Yeni düzenlemeler yasalaşırsa, elektrik sektörü tamamen özel hukuk hükümlerine tabu olacak ve elektrik fiyatları piyasa koşullarına göre belirlenecek. Aynı şekilde şeker kanununda yapılacak değişiklik ile de şeker sektörü özelleştirmeye açılacak.
Kriz gerekçesiyle ücretlerin düşürülmesi istendi
TÜSİAD üyeleri toplantılarında “kriz gelebilir” tehditi de yaparak işçi ücretlerinin düşürülmesini istedi. TÜSİAD Başkanı Yücaoğlu, artık ücret artışlarının program hedeflerine uygun yapılmasını düşüncesinde olduklarını belirterek, bu konuda, kamunun, özel sektörün ve sendikaların biraraya gelmesi gerektiğini kaydetti. Yücaoğlu, sosyal güvenlik düzenlemelerinin, ikinci ayağı olan özel fonların devreye sokulmasının, sosyal güvenlik sisteminin yükünü hafifleteceğini ve mali sisteme derinlik kazandırma yönünde, önemli bir adım olacağını savundu.
Enerjide KDV sorunu çözülemedi
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Yurdagül Yiğitgüden, Enerji Bakanlığı’nın sonuçlandırmaya çalıştığı işletme hakı devri ihaleleri sonrasında doğan Katma Değer Vergisi (KDV) ödemeleri konusunda Maliye Bakanlığı ile sorunun çözülemediğini bildirdi. Yiğitgüden, “Bu işlemin KDV kapsamına girip girmediği iyi ortaya konmalı, konu Refahyol Hükümeti döneminde çıkarılmış ve KDV’ye konu olup olmayacağı düşünülmemiş. Biz KDV öderiz diyen firma da çıkmış değil” diye konuştu. Bu devirlerin sıfır bedelle yapılması gerektiğine inandığını anlatan Yiğitgüden, “O zaman çok daha düşük elektrik tarifelerinden teklif alabilirdik” diye konuştu. Maliye Bakanlığı, devir bedelleri üzerinden GSM sözleşmelerinde olduğu gibi KDV alınması gerektiği yönünüde görüş belirtiyordu.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net