www.evrensel.net  |  istatistik emek.net  |  arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Politika

Ekonomi

Dünya

Kültür-Sanat

Toplum-Yaşam

Kadın

Medya

Dosya

Köşe Yazıları



Bir ulusun çığlığı
Filistin halkının direnişi İsrail ordusunun tüm vahşetine rağmen sürüyor. Ölen Filistinli sayısı 65'i bulurken, yaralıların sayısı 2000'i aştı.

İktidar savaşı sokaklarda
Yugoslavya’da seçimleri önde tamamlayan ve ikinci tura katılmayı reddeden muhalefetin düzenlediği Miloseviç karşıtı gösteriler yayılıyor.


Bir ulusun çığlığı
İsrail ordusunun Filistinlilere karşı saldırıları sürüyor. İşgal altındaki Filistin toprakları ve İsrail sınırları içinde çıkan çatışmalarda ölü sayısı 65’e, yaralı sayısı 2000’lere yükseldi. Filistin halkı, üzerine yağan mermilere rağmen “ikinci intifada” olarak adlandırılan eylemleriyle, katliamlara rağmen özgürlük ve bağımsızlık istediğini tüm dünyaya duyuruyor.
Yeni intifada (ayaklanma) hareketinin Arafat yönetimi tarafından da kontrol edilememesi, ABD ve Avrupalı emperyalistleri de endişelendiriyor. Batılı ülkeler, eşit iki silahlı güç arasındaki savaşı önlemek ister edasıyla iki tarafa da “itidal” tavsiye ederken, Filistin yönetiminin talepleri yanıtsız kalıyor.
İsrail soruşturma istemiyor
Filistinli liderler, İsrail saldırılarının bir an önce durdurulmasını ve katliamlarla ilgili uluslararası bir soruşturma açılmasını istiyorlar. ABD ve Avrupa’dan, bu haklı taleple ilgili hiçbir açıklama yapılmadı.
İsrail hükümeti ise, devam eden katliamlarla ilgili uluslararası soruşturma açılmasını reddetti. İsrail Başbakanı Ehud Barak’ın sözcüsü, hükümetin Filistin topraklarındaki olaylar hakkında uluslararası soruşturmayı reddettiğini bildirdi, ancak gerekçe belirtmedi.
Arafat ve İsrail Başbakanı Barak ile görüşen ABD Dışişleri Bakanı Madeleine Albright, “ateşkes” ilan edilip katliamların üzerinin örtülerek “barış” görüşmelerine yeniden geçilmesini istiyor. Gözlemciler ise, ABD’nin bu dayatmalarının artık hiçbir anlam ifade etmeyeceğini, bir haftadır süren katliamların ardından “hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını” belirtiyorlar.
Annan: Savaşın eşiğinde
Bu arada, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Kofi Annan, Ortadoğu’nun “topyekun savaşın eşiğine geldiğini” söyledi.
Strasbourg’da Avrupa Komisyonu Başkanı Romano Prodi ile görüştükten sonra basın toplantısı yapan Annan, Batı Şeria ve Gazze’de şiddet olaylarının yayıldığına işaret ederek, “Barışa yaklaşmak şöyle dursun, topyekun savaşa doğru gidiyoruz. Durum çok vahim, çok acıklı; yöneticiler duruma hakim olamıyorlar” diye konuştu.
Arap hükümetleri zorlanıyor
Arap halkları, İsrail terörüne karşı düzenledikleri protesto eylemleriyle kendi hükümetlerini zorluyor. Ortadoğu’da İsrail’e karşı büyüyen öfke, bazı ülkeleri Filistin’e insani yardım göndermeye yöneltti. Kuveyt Emiri Şeyh Cabir El-Ahmed El-Sabah, Filistinlilere hemen yardım gönderilmesi talimatı verdi. Ürdün’deki Kuveyt Büyükelçisi Faysal El-Musa, “Kudüs ve El-Aksa Camii’ndeki Filistin intifadasını desteklemek için Kuveyt’e ait bir uçağın yarın Ürdün’ün başkenti Amman’a 10 ton gıda, tıbbi malzeme ve teçhizat getireceğini” söyledi. El-Musa, Kuveyt’e ait başka bir uçağın da Filistinli çocuklara yardım için bugün Amman’a gideceğini belirtti.
Mısır ve Türkiye de, Filistin yönetimine tıbbi yardım gönderecek.
Ortadoğu ayakta
Mısır’ın başkenti Kahire’de binlerce öğrenci, İsrail’e karşı bir protesto eylemi gerçekleştirdi. Kahire Üniversitesi’nde toplanan ve sloganlar atarak İsrail bayrakları yakan öğrenciler, Mısır’daki İsrail Büyükelçisi’nin ülkeden gönderilmesini istedi. Başkent Kahire’nin 70 kilometre güneybatısındaki El Menufiya Üniversitesi’nde de 10 bin öğrenci, İsrail katliamlarını kınayan bir gösteri yaptı. Birleşik Arap Emirlikleri, Umman ve Ürdün’de de binlerce Arap sokaklara dökülerek Filistin’e destek verdi.
Beyrut’ta onbinler
Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta da 20 binden fazla Filistinli ve Lübnanlı, İsrail katliamlarını protesto için eylem yaptı. Eylemde, 12 yaşında hayata gözlerini yuman Rami El Durra’nın intikamının alınmasını isteyen sloganlar atıldı.
Lübnan’ın Sur kentinde ise onlarca Filistinli çocuk, Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) bürosuna giderek, Filistin topraklarında çocukların öldürülmesinin durdurulmasını istedi.
Sur ve Sayda kentleri yakınlarındaki Filistinli mülteci kamplarında ise protestocular ABD ve İsrail bayraklarını yakarak, İsrail’e yönelik silahlı mücadelenin yeniden başlamasını istediler.
Filistinliler, Yunanistan’ın başkenti Atina ve Selanik’te de eylemler yaptı.

Başa dön


İktidar savaşı sokaklarda
Yugoslavya’da seçimleri önde tamamlayan ve bu haftasonu yapılması tasarlanan ikinci tura katılmayı reddeden muhalefetin düzenlediği Miloseviç karşıtı gösteriler yayılıyor. Hükümetin ise gösterilere karşı giderek daha sert bir tavır aldığı gözleniyor.
Miloseviç’in evine yürüdüler
Önceki gün öğle saatlerinden itibaren Belgrad’da onbinlerce kişi protestolar gerçekleştirdi.
Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan göstericiler İstatistik Kurumu’na doğru “seçim sonuçlarının çarpıtılmasını protesto” için yürüyüşe geçerken, Otpor (Direniş) Hareketi’nin çağrısıyla çok sayıda öğrenci de Felsefe Fakültesi önünde toplandı. Binlerce kişiden oluşan bir başka grup da Merkez Bankası önünde toplanarak, yönetim tarafından bloke edilen binlerce hesabının iadesini istedi. Daha sonra muhalefet lideri Vojislav Kostuniça’nın 50 bin taraftarı, Miloseviç’in resmi konutuna yürüdü. Miloseviç’in memleketi olan Pozarevaç’ta da eylemler yapıldığı belirtiliyor.
Hükümet sertleşiyor
Öte yandan Sırbistan hükümeti, bütün “yıkıcı” eylemleri engelleyeceği ve cezalandıracağınrı açıkladı. Devlet televizyonundan yayımlanan hükümet açıklamasında, “vatandaşların can ve mal güvenliğini tehdit eden bütün yıkıcı eylemlerin yasalara uygun olarak engellenmesi gerektiği” ifadesi kullanıldı.
Nitekim, polis Sırbistan çapındaki eylemlerde çok sayıda kişiyi gözaltına aldı. Belgrad Savcılığı da greve giden 11 madenci ile 2 Sırp muhalefet liderinin “sabotaj” gerekçesiyle gözaltına alınmalarını istedi. Savcılığın gözaltına alınmasını istediği 11 madenci, Miloseviç’e yönelik ülke çapındaki “sivil itaatsizlik” kampanyası kapsamında, 7 bin 500 işçinin grev yaptığı Kolubara Maden Kompleksi’ndeki grev komitesinin üyeleri arasında bulunuyor.
Grev ve eylemler nedeniyle ükede süren elektrik kesintileri dördüncü gününe girdi.
Putin’e yeni roller
Öte yandan, Yugoslavya’da yaşanan kargaşa, Rusya lideri Vladimir Putin’e dış politikada daha etkili bir rol oynama şansı tanıdı. Avrupa ülkeleri ve ABD, Putin’i Miloseviç yönetimi ile doğrudan diyalog kurabilecek isim olarak değerlendiriyorlar. Putin, Yugoslavya’daki krize çözüm bulmak için Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç ve Vojislav Kostuniça’yı Moskova’ya davet etti. Dün de Putin ve BM Genel Sekreteri Kofi Annan bir telefon görüşmesi yaptılar.
ABD baskı yapıyor
ABD yönetimi, Miloseviç’in Rusya’ya gitmesi halinde, Rus yönetiminin kendisini Lahey’deki Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi (USSM)’ne teslim etmesini bekliyor. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Philip Reeker, “Herhangi bir ülkenin onu Lahey’e teslim etmesi yolunda bir karar var. Buna Rusya da dahil” dedi.
Öte yandan İsviçre, Miloseviç ile bağlantısı olduğunu iddia ettiği toplam 100 banka hesabına el koydu. Hesaplardaki paranın 57 milyon doları bulduğu belirtiliyor.

Başa dön


Kontra şefi Guterres tutuklandı
Endonezya polisi, Cakarta yönetimi yanlısı Timorlu kontraların lideri Eurico Guterres’i tutukladı. Endonezya Polis Müdürü Suroyo Bimantoro, açılan soruşturmalar çerçevesinde, silahlı saldırılar düzenlemekle suçlanan Guterres’in tutuklandığını ve halen Cakarta’daki bir polis karakolunda tutulduğunu söyledi. Guterres, geçen yıl Doğu Timor’da bağımsızlık oylaması öncesinde meydana gelen katliamların sorumluları arasında bulunuyor.
‘Rusya’nın Çeçenya batağı’
Rusya’nın önde gelen gazetelerinden Nezavisimaya, “Çeçenya’da düşülen batağa, her geçen gün giderek daha da saplanıldığını” yazdı. Siyasi konulara müdahalesi ile ünlü patron Boris Berezovski’nin sahibi olduğu gazetenin dün manşetinden verilen haberde, askeri operasyonların teknik olarak başarısız olduğu belirtildi. Gazete, Moskova’nın, Çeçenya’da durumunu toparlayacak yeni “askeri-politik” çözümlere ihtiyacının olduğunu kaydetti, ancak bu konuda açık bir öneride bulunmadı.
AİHM Fransa’yı mahkûm etti
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), iki gazetecinin yaptığı şikayet başvurusunda, ifade özgürlüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle Fransa’yı maddi tazminat ödemeye mahkûm etti. “L’Evenement du Jeudi” dergisi muhabiri Guullaume Malaurie ve yazı işleri müdürü Albert du Roy, bir işadamı hakkında yolsuzluk suçlamasıyla yazdıkları bir makaleden dolayı Fransız mahkemesinde maddi tazminat ödemeye mahkûm edilmişlerdi. AİHM, gazetecilerin açtığı davada Fransa’yı suçlu bularak, 50 bin frank maddi tazminat ödemeye mahkûm etti.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net