Zengin kapitalist ülkeler ve onların denetimindeki çeşitli organizasyonlar (IMF, DB, WTO, NATO, BM gibi) hemen her yıl çeşitli vesilerle toplanırlar. Bu toplantıların gündemini çoğu zaman az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin durumu oluşturur. Bu gündem maddelerine ilişkin de toplantılardan genelde tavsiye kararları çıkar; yoksul ülkeler için emir yerine geçen.
***
İlk defa geçtiğimiz yıl böyle toplantılardan birisi büyük protesto eylemlerine sahne oldu. Bu Dünya Ticaret Örgütü (WTO)’nün toplantısıydı ve Amerika’nın Seattle kentinde düzenlenmişti. Eylemlere dünyanın birçok yerinden sivil toplum örgütleri, sendikalar ve çeşitli emekçi örgütleri kitlesel olarak gelerek katılmıştı. Ve bu eylemlerle sadece kendi halinde bir protesto gerçekleştirilmedi, aynı zamanda toplantı fiili olarak engellendi.
***
Daha önceki yıllarda İngiltere’de gerçekleştirilen kapitalizm karşıtı gösterilerin örgütlenmesinde ve buna ilişkin bilgi akışında kullanılan internet, Seattle’daki eylemlerde de büyük ölçüde kullanılmıştı. Hatta eylemlerin yapıldığı yerin yakınındaki bölgelerde kendi aralarında kurdukları bürolara yerleştirdikleri bilgisayarlar ile kendi organizasyonlarına ve tüm dünyaya internet aracılığıyla sürekli haber akışı sağladılar.
***
Geçtiğimiz hafta sonu G-8 diye adlandırılan ve dünyanın en zengin yedi ülkesi ve Rusya’nın oluşturduğu organizasyonun toplantısı vardı. Toplantı Japonya’nın Okinawa kentinde yapıldı. Ana gündem maddelerinden birinin yoksul ülkelerde bilişim teknolojilerinin yaygınlaştırılmasının olduğu toplantıda, Bilgi Teknolojisi Şartı isimli bir de belge imzalandı. Diğer önemli gündem maddelerinden birisi de yoksul ülkelerin borçlarının silinmesi idi.
***
Bu kararlar çeşitli şekillerde yorumlanabilir; ancak açık olan bir şey var ki şimdiye kadar borç batağı altında bu ülkeleri sömüren zengin ülkelerin borçların silinmesi yönündeki kararı iki şeye işaret eder. Birincisi bu yoksul ülkelerin tüm iç ve dış borçlarının yükü o ülkelerin emekçilerinin üstüne yıkılmaktadır ve bu da zenginlerin çok korktuğu sosyal patlama tehlikesini artırır ve kapitalizmin dışında başka bir toplumsal düzen olabileceği fikrini beslemektedir. İkincisi artık ekonomisi iyice felç olmuş, üretim alanında hiçbir yatırım yapılmayan ve rantçılığın oldukça gelişkin olduğu bu ülkelerin ekonomik bağımlılığının ve ticaretinin ya da en azından karar aldıkları bilişim teknolojisinin en yaygın örneği internetin yaygınlaştırılması ve de yeniden borçlanabilmeleri için borçlarının silinmesi lazım.
***
Bilişim teknolojisi, yani internetle ilgili alınan kararlara gelince; son yıllarda hızla gelişen internetin bu ülkelerde de iyi bir pazar oluşturması bu konuda en büyük itici gücü oluşturuyor. Bununla birlikte gene son yılların en büyük “eşitleme” aracı olan internetin bazı toplumsal sınırları ortadan kaldırdığı yönündeki yanıltıcı propagandaların da yaygınlaşması ve insanları etkilemesi toplumsal patlamadan korkan zenginler için büyük bir nimet.
***
Okinawa kentinin sahilinde Jubilee 2000 adlı grup, bir notebook’u (dizüstü bilgisayar) yakarak toplantıyı protesto ettiler. Grubun lideri Ann Pettifor, “Fakirler siber kek yemezler. Herşeyden önce en temel ihtiyaçlardan başlamanız gerek: Yemek, barınak, elektrik ve telefon. Daha sonra teknolojiden konuşabiliriz” dedi. Bu ve benzeri sivil toplum örgütlenmelerinin protestoları daha çok kapitalizmin “pürüzlerinin” giderilmesine yönelik eylemler de olsa konuya dikkat çekmek ve bu toplantıların kararlarını teşhir etmek açısından önemli adımlar. Bu zirvenin masrafıyla, Afrika’nın Gana ve Ekvador Gine’sinin borçlarının tamamının derhal silinebiliceğini duyurarak bu konudaki ikiyüzlülüğü sergilemelerinde olduğu gibi.
* İnternet bağlantısının kesilmesi

|