
|
Eski yazılar
Sadık Çakıcı - sadik@evrensel.net
|
anti-tekel yasası(!) |
“Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” sözünü kendilerine rehber edinen liberaller; kapitalizmin ilk zamanlarında ticaretin önündeki engellerin kaldırılmasını savunmuşlardı. Geçtiğimiz yüzyılın başlarında ve ortalarında ise daha çok bizzat devletin ticaret yapmasına karşı çıkmışlardı. Zaten liberallerin devletinin asıl işlevi de ticaret değil; tutulması ve baskı altına alınması gerekenleri hizaya çekmekti.
***
Yaklaşık 2 yıl kadar önce başlayan Microsoft firmasının davası halen devam ediyor ve sonuna doğru yaklaştıkça daha çok tartışılıyor. Davacı taraf ABD Adalet Bakanlığı ve 19 eyalet. Davalı taraf dünyanın en zengin kişisi olan Bill Gates’in kurmuş olduğu Microsoft şirketi. ABD Federal Mahkemesi’nde görülen davanın konusu Microsoft’un tekel olması veya anti-tekel yasasını çiğnemesi. Microsoft bu ihlali, Windows işletim sisteminin içerisine internet tarayıcı (Web browser) programı olan İnternet Explorer’ı koyarak yapıyor. Böylece Windows işletim sistemini satın alanlara ücretsiz bir tarayıcı programı da verilmiş oluyor. Davacılara göre bu durum haksız rekabet.
***
Davaya bakan yargıç Thomas Penfield Jackson, Microsoft’un bir tekel gibi hareket ettiğini tesbit ettiğini bildirdi. Bu tür açıklamalar medyada davanın Microsoft’un aleyhine sonuçlanacağına gösteren olgular olarak yorumlanıyor. Tarafların mahkeme dışında anlaşarak davanın çözebileceği olasılıkları öne sürülüyor. Mahkemenin, Microsoft’un parçalanması yönünde bir karar vereceği düşüncesi hakim. Şimdilerde yapılan spekülasyonlara göre Microsoft ikiye bölünecek. Bir parçasını Windows işletim sistemi diğer parçasını Ofis programları ve İnternet Explorer oluşturacak. Microsoft’un açıklamalarına bakılırsa dava temyize yani Yüksek Mahkeme’ye gidecek.
***
Davanın temel kriteri olan anti-tekel yasası bir şirketin tekel haline gelmesini önlemeyi ve serbest rekabet ortamında tüketicinin daha düşük fiyata aynı mal ve hizmeti alabilmesini amaçlıyor. Yargıç, Microsoft’un bu ve benzeri uygulamaları ile tüketicilerin çeşitli zararlara uğradığını belirtiyor. İlk çelişki burada. Tüketicinin adına dava açan devlet kurumları ücretsiz sahip olduğu ve kullanma mecburiyeti olmadığı bir programdan tüketicinin nasıl bir zarar gördüğünü açıklamıyor. Zarar görenler aynı işi yapan programları üreten diğer firmalardır. Hatta Microsoft’un daha önce paralı olan bu programları ücretsiz verdiği için tüketici için faydalı bir iş yaptığı bile söylenebilir. Ama Microsoft’unda bunu tüketici için değil pazarı ele geçirmek için yaptığını gözardı etmememiz gerekir.
***
Bu arada Microsoft’un patronu Bill Gates’de davayı mahkeme dışında kazanmaya çalışıyor. Cambridge Üniversitesi’nde 230 öğrenciye burs verecek olan Gates, eğitime önem veren bir tekel (gerçekten de İnternet Explorer web tarayıcı pazarının yüzde 70’ini elinde tutuyor) olarak kurdukları Bill ve Melinde Gates Vakfı aracılığıyla, kıtlıkla mücadele eden Etiyopya’ya 1 milyon Dolar bağışta bulundu. Doğal olarak böyle işler yapan Bill Gates’in şirketinin bölünmesini isteyenler toplum (davalıya ve davacıya göre tüketiciler) tarafından hoş karşılanmayabilir. Topluma gerekli propaganda yapıldıktan sonra sıra iktidarla iyi ilişkiler kurmaya geliyordu. ABD’de seçim kampanyalarını izleyen Center for Responsible Politics (Sorumlu Siyaset Merkezi) adlı sivil toplum örgütü, Microsoft’un seçim kampanyasına 727 bin dolarlık maddi yardımda bulunduğunu, bu paranın yüzde 53’ünün Cumhuriyetçi Parti, yüzde 47’sinin ise Demokrat Partili adaylara harcandığını açıklamış. Herhalde bu “yardımlar” iktidar adaylarına “Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” sözünü hatırlatır.

|
Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat) Fax: +90 212 665 69 43 - 44

|
E-mail: posta@evrensel.net

|
|