
|
Eski yazılar
Sadık Çakıcı - sadik@evrensel.net
|
Paylaşımın da sınırı var |
İnternetle ilgili okuduğunuz birçok yazıda “Bilgi paylaşımı” sözünün kullanıldığını görmüşsünüzdür. Gerçekten hangi anlamda kullanılırsa kullanılsın kısa tarihini de bakıldığında internet temel olarak paylaşımı ifade eder. Bu paylaşım günümüzde artan bir hızla ticarete doğru dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Son bir yıl içerisinde internetin özellikle ülkemizdeki görüntüsü Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşfinden sonra uğradığı istilayı hatırlatmaktadır. Birdenbire servis sağlayıcılar arttı ve bununla birlikte varolanlarının birçoğu da el değiştirdi (çoğunlukla yerli tekeller tarafından alındılar). Artık internette ticaret yapmamak rekabet edememek anlamına geliyor.
***
Servis sağlayıcılar, altyapı hizmeti veren şirketler vb. yani kar elde etmek için internete yatırım yapmış olanlar cephesinde durum böyle. Kullanıcıların bulunduğu cephede ise daha farklı gelişmeler var. Bunlardan birisi de napster (http://www.napster.com) adında genel anlamda bilgi alışverişine yarayan bir program. Bu programı kullananlar internette kendi bilgisayarlarında bulunan mp3(müzik) formatındaki dosyaları paylaşırlar.
***
Napster ve benzerlerini kullananlar kısa bir süre içinde büyük bir hızla çoğaldılar. Bunların bazılarıyla sadece mp3 dosyaları değil her tür dosya paylaşılabiliyor. Bu konudaki son örneklerden birisi de bir grup programcı tarafından kurulan Freenet (http://freenet.sourceforge.net) adındaki grubun geliştirdiği bir sistem. Freenet’in kurucuları bu sistemin temel felsefesini “Bilginin özgürlüğü, şirketlerin insafına veya hükümetlere bırakılmadan doğrudan doğruya ağlar üzerinde sağlanmalıdır” şeklinde ifade ediyor. Hazırladığınız bir programı, resmi veya yazıyı yani genel anlamda bilgiyi milyonlarca kişiyle hiçbir ticari çıkar gözetmeksizin paylaşabilirsiniz, diğerlerinin sizinle paylaştığı gibi. “Dağıtık ağ servisleri” diye tanımlanan tüm bu sistem ve programların yüklendiği işlev; birbirlerine bağlı kullanıcıların internet servislerine alternatif olmasıdır.
***
İnternet servislerine yatırım yapan şirketler bu durumdan hiç memnun değil. (ABD’de Excite@Home abonelerine Internet hizmeti sunan Cox Communications, Napster programını kullanan aboneleri, ağı tıkadıkları gerekçesi ile sistemden çıkartmakla tehdit etmişti.) Aynı zamanda paylaşılan bu dosyaların piyasada ticaretini yapanlarda bu durumdan memnun değil. ABD’de bulunan, Recording Association of America’ya (RIAA) bağlı 18 büyük plak şirketi, Napster aleyhine telif haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle dava açtı. Sonuçta “bilgi toplumunun” internetinde dolaşan bilgiye geçiş izni ancak üstünde reklam etiketleri bulunuyorsa olanaklı gibi görünüyor (?)
Bizim Deniz...
Deniz Gezmiş ve arkadaşlarına ilişkin hazırlanmış internet sitesinin adı bizimdeniz (http://www.bizimdeniz.net). Haklarında çıkmış birçok kitap ve çeşitli materyaller bulunan Deniz Gezmiş ve yaşadığı döneme ilişkin bugüne kadar internete aktarılan bilgi oldukça az. Bizimdeniz bu anlamda belli ölçüde bu ihtiyacı karşılayabilir. Siteyi gezdiğiniz zaman iki şey dikkatinizi çekiyor. Birincisi dönemin sadece Denizlerin idamıyla sınırlı değil daha geniş bir şekilde ele alınması. İkincisi sadece tarihsel bilgi aktarmakla yetinmeyip Denizlerin temsil ettiği değerlerin günümüze taşınmasında internet ortamına özgü araçların kullanılması (Anasayfadaki “özelleştirmeye karşı mısınız?” anketi gibi).
***
Geniş bir şekilde tasarlanan içerik daha titiz bir düzenlemeye ihtiyaç duyuyor. Örneğin döneme ilişkin fotoğraların veya basında çıkan kupürlerin yanına yerleştirilecek kısa bir açıklama yazısı bilgilendirme açısından iyi olabilir. Fakat sitenin genelinde görsel unsurların daha sade ve bazı web teknolojilerinin gereğinden fazla kullanılması içeriği boğuyor. Ayrıca sitenin bazı teknik sorunları var. Bu sorunlar aşıldığı takdirde internette döneme ilişkin oldukça iyi bir kaynağa sahip olabiliriz.

|
Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat) Fax: +90 212 665 69 43 - 44

|
E-mail: posta@evrensel.net

|
|